"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gülüşle bölünen namazlar

Zeynepnur Yalabık
05 Haziran 2026, Cuma
Ayaklarım kurumadığı için giyemediğim çoraplarımı pratik hareketlerle giydikten sonra cemaate yetişmek için koşar adımlarla girdim camiye.

Sünneti kıldıktan sonra henüz olgunlaşmamış sesinden genç olduğunu anladığım müezzinin kametiyle ikindi namazının farzına niyetlendim. Yavaş ve acele etmeden tadili erkana göre kıldırmıştı imam namazı. Hayat koşturmacasının arasında bu dinginlik iyi gelmişti. Bunları düşünürken yanımdan hızlıca geçen karaltıya kaydı gözlerim. Yanımdan geçen kişi arkasında büyük bir esinti bırakmıştı. Cübbe ve sarık takmış, tahminimce 30’lu yaşlarda olan bu adam büyük bir aceleyle üç ön safıma namaza durdu. Ama adamın duruşunda bir gariplik vardı. Fazla incelemek istemediğimden başımı caminin işlemelerine bakmak niyetiyle çevirdiğim esnada cübbeli adamın olduğu taraftan hoş bir gülme sesi geldi. Sanki biri birini gıdıklıyormuş da o kişi de sesini çıkarmamak için özen gösteriyormuş gibiydi. Sesin geldiği tarafa baktım. Bakar bakmaz yüzümde kocaman gülümseme oluştu. Üç dört yaşlarında elma yanaklı bir kız çocuğu babası olduğunu düşündüğüm adamın cübbesinin arasından çıkmaya çalışıyordu. Adamın duruşundaki anormalliğin sebebi şimdi anlaşılmıştı. Kız çocuğu bu çabasında başarılı olur olmaz secdede duran adamın sırtına var gücüyle kahkahalar eşliğinde atladı. Cami cemaatinin dağılmasıyla boş kalan camide kız çocuğun neşeli kahkahası yankılandı adeta. Çocuk güldükçe ben de gülüyor gözümü bu tatlı manzaradan ayıramıyordum. Bu eğlenceli anlara şahit olurken aklıma şimdilerde neredeyse boyumu geçecek olan kızım geldi. Bu anı için takriben 17-18 yıl geriye gitmem gerekiyordu.

Kışın günlerin kısa olması sebebiyle akşam yemeğinin arkasından vakit geçmeden hızlı bir şekilde akşam namazını kılmak için hemen hemen her gün aynı saatlerde yatak odasına seccademi serer namazımı kılardım. Evde genellikle kapı kapatma alışkanlığım yoktu özellikle Çocuklarım namaz kıldığımı fiilî bir şekilde görmeleri için de namaz kılarken bu alışkanlığa çok dikkat ederdim. Her zaman kapı açık bir şekilde niyet eder ve namazımı kılmaya başlardım. Secdeye eğilir eğilmez kendinden önce kıkırdamaları duyulan kızım çoktan sırtıma atlamış olurdu. Her akşam ilk secdemde aynı heyecan ve mutlulukla yapardı bunu tüm namazımı bitirene kadar da devam ederdi. Kızım için eğlenceli olan bu hareketin benim için en zor anı kıyamdı. Sadece kollarını boğazıma bağlar ve ayaklarını dümdüz sallardı secdeye gidene kadar da nefessizlikten kıpkırmızı olan babasına hiç aldırış etmezdi. Kızımın kıkırdamaları eşliğinde namazı bitirmek için sağa selam verdiğim anda da sanki hiç orda bulunmamış gibi bir anda ortadan kaybolurdu. Benim için bir hayli zor geçen bir namaz serüveni olsa da içimdeki şefkat ve merhamet duygusunu harekete geçirirdi kızımın bu etkinliği. Ona kızmaya ya da uyarmaya da kıyamazdım.

Yine aynı akşamlardan biriydi. Kızım yine ben secdedeyken sırtıma atlamış büyük bir keyifle kıyamdaki babasını adeta boğarcasına sallanıyordu. Ama bir anda elleri kaydı ve bir çocuk için nispeten yüksek bir yer olan benim üzerimden düştü. Düşüş esnasında alan epey dar olduğu için kafasını birkaç kere kapıya vurdu. İçimdeki acıma duygusu vurma sesi geldikçe arttı. Ben daha kızımın düştüğünü anlamadan kızım, namazımı bitirmemi beklemeden ortadan kaybolmuştu bile. Ne ara düştü ne ara yerden toparlandı o zaman da anlam verememiştim buna. Namazımı bitirince bu iyi bir ders olmuştur, kafasının acısını unutup bir daha gelmez diye düşünüp güldüm. Ama benim aklına bir şey koyunca yapan kızım ertesi akşam sanki bu olay hiç yaşanmamış gibi aynı neşe aynı heyecan ve aynı gülmelerle bu etkinliğine devam etti. Sahi ne zaman bıraktı bu aktiviteyi hiç hatırlamıyorum.

Çocukluktu işte. Önünü arkasını düşünmeden eğlenebilmekti. Çocuk olmak güzel şeydi, onların neşesi kahkahası gülüşleri, sesleri hepsi bambaşka mutluluk kaynağıydı. Bu düşünceler eşliğinde eğlencesini bitirmiş ve babasının kucağında oturan o elma yanaklı kıza son bir kez daha baktım. Rabbim hiçbir çocuğun gülüşünü soldurmasın diye dualar ederek ayrıldım camiden.

Okunma Sayısı: 226
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı