"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Gericilik” ve istismar alanları açmak

İbrahim ERSOYLU
05 Haziran 2026, Cuma
Sol görüşleriyle tanınan bir gazete, bir iki hafta evvel İçişleri Bakanlığı’nın, bir yayınevi ile “isteyen personeline” Osmanlı Türkçesini (Osmanlıcayı) öğretmek için protokol imzaladığını okurlarına şikayet ediyor.

Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı da, sivil bir vakıfla protokol imzalayarak yaz tatilinde devlet okullarında isteyen ilk ve ortaokul öğrencilerine Kur’ân-ı Kerîm, Temel Dinî Bilgiler ve hadis öğretme kursları düzenlenmesine aracılık yapacağını, böylelikle ülkemizde gerici kuşatmanın(!) her yeri sardığını ileri sürmektedir. Gazete, bu işlere mani olmak için tedbir alınması gerektiği yolunda okuyucularını tahrik etmektedir. 1 

Sol kesim, bu anlayışa sahip oldu müddetçe, Türkiye’ye demokrasinin gelmesi çok zor görünüyor.

Birinci sınıf bir demokrasi ile yönetilen hür Batı ülkelerinde sol görüşlü bir gazete; Hıristiyanlık dininin ve onun temel kitabı olan İncil’in, hatta İslam dininin temel kitabı olan Kur’an’ın o ülkedeki Müslüman çocuklarına öğretilmesi faaliyetlerini tenkit etmeyi aklından bile geçirmez. Onun, böyle bir haberi yayımlaması durumunda, önce okuyucuları tarafından “Ülkede demokrasi vardır. Bundan evhamlanacak ne var” tarzında tenkide maruz kalması kuvvetle muhtemeldir.

Ancak ülkemiz demokrasiye göre değil, dinî değerlere hayat hakkı tanımayan Kemalizm ile yönetildiği için, Kemalist olan sol kesim, en ufak dinî bir faaliyete tahammül edemiyor. 

Türkiye’de seçmen profilinin takriben % 70’ini oluşturan sağ kesimde önemli bir yeri olan muhafazakâr camianın, İslâm’ın gereklerini yerine getirmezse de, onun değerlerine “gericilik” adı altında hücum edilmesinden rahatsız olduğu da bilinmektedir.

AKP iktidarına destek vermiş olan muhafazakârların bir bölümünün hipnozdan kurtulup, iktidarının sergilediği zulümlerin, kanunsuzlukların, yolsuzlukların farkına varıp onlardan desteğini çekmeye başladığı ve arayışa girdiği bir zamanda sol adına yapılan bu hücumlar, sıkışan iktidara bir can simidi gibi olmakta ve onlara siyasette rahat kullanacakları dinî istismar alanları açmaktadır.

İktidar, geçmişte defalarca yaptığı gibi, bu saldırılara güya dindarlar adına hamasî nutuklarla karşı çıkarak, kendilerinden soğuyan kesime “Sakın ha bizi terk etmeyin… Solun dinî değerlere nasıl saldırdığını görüyorsunuz… Biz gidersek onlar gelir, sonra sizi dininizden imanınızdan mahrum ederler” diyecekleri açıktır.

21. Asır demokrasi, adalet, medeniyet, hak ve hürriyetler asrıdır. Hür Batı ülkelerinde olduğu gibi, ırkı, siyasî ve dinî görüşü ne olursa olsun bu değerlerin ortak paydasında birleşen ve birbirlerinin görüşlerine saygılı olan toplumlar, demokrasi, ilim, sanayi ve teknolojide ilerleyip zenginleşirken, kimse kimseyi rahatsız etmeden, huzur ve sükûn içinde bir hayat yaşamaktadırlar.

Türkiye’deki sosyal demokratlar, Batı’daki muadilleri gibi ideolojilerden arınmış bir anlayışla, “ama, fakat, yalınız” kelimelerini kullanmadan herkes için demokrasi, adalet, fikir ve inanç hürriyetlerini savunmaları lâzımdır. 

Demokratik hür Batılı ülkelerde olduğu gibi Türkiye’nin birinci sınıf bir demokrasiye geçerek kalkınıp huzur ve refaha kavuşması için sol kesimin çoğunluğu demokrasi, adalet, hak ve hürriyetleri hazmederek içselleştirmesi gerekmektedir. O da fertlerin birbirlerinin farklı düşünce, din ve vicdan hürriyetlerine saygı duyarak bir arada huzurlu ve güvenli yaşamanın prensip ve adabını hayatlarında uygulamalarıyla mümkün olabilir.

Dipnotlar:

1– Birgün Gazetesi, 30.05.2026

Okunma Sayısı: 1571
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin ilhan

    12.06.2026 06:26:22

    Ramazan efendi şu an dini tahrip eden,dini ahkamlari tarumar edeni idrakinizi yüce rabbimden niyaz ederim

  • Ramazan Yenice

    11.06.2026 16:24:38

    Ehvenüşşer, inanç temelinde yorumlanmaz. Münafık, kafir, müslüman diye ehvenüşşer belirlenmez. Ehvenüşşer Bewdiüzzaman tarafından dine karşı tutumlarına göre belirlenmiştir. Halk partisi dine düşman olduğu için ehvenüşşer değildir. Karşısındaki demokrat parti, adalet partisi, anap, doğruyol partisi, adalet ve kalkınma partisi ise dine ve dindarlara karşı müsamahakar oldukları için ehvenüşşer olarak yorumlanır. Bilginize..

  • Hüseyin İlhan

    9.06.2026 11:13:33

    Münafıklık ehven-işer mi değilmi muhteremelr. Keza dini tahrif ederek mesela faizi cemiyetin her zerresine zerkeden,ahlaksızlığı devletin ve milletin parası ile destekleyen,kumarı ise her hane hatta hanelerin odasındaki sabilere kadar yerleştiren(Yasal bahis serbest,yasal olmayan bahais mi islamda haram)İSRAFI İTİBAR addeden kafanın,adaleti dumura uğratan,haksızlığı ile arş-ı alayı dahi gazaba getiren bir kafanın hangi ehvenüşerrinden bahsedilir. 25 Yıla bakın ilk başıda sonuda zulüm,dini tahrif ve tahribat.Önce lahikaları doğru anlayalım muhteremler. Başörtüsü için kanun teminatı altına alınsın diye verilen desteği dahi din ve dindarı istismar etmek için kabul etmeyen kafa 'ŞER,dir şeeer hemde siyonist kuklası YAHUDİ CESARET ÖDÜLÜ namlı ,BOP Eşbaşkanı yıkımcı başı olarak.

  • Recep Ayer

    5.06.2026 19:29:34

    Bizim ölçümüz olan lahika mektublarında mubarek ve muazzez üstadımız siyaseten hattı hareketimizi belirlemiş İbrahim Bey.Orada temel ölçünün "ehveni şer " olduğu ve azamüşşerre karşı ehveni şerrin desteklenmesi gerektiğini üstadımız açıklıkla yazmış.Te vil gerektirecek bir yer de yok aslında.Bizim hatamız üstadımızın aradığı ölçülerden başka ölçülerle meselelere bakmaya çalışıyoruz.Üstadımızın adeta "bu böyledir " diye hüküm koyduğu ve tarif ettiği siyasi hareketlerin yani, cereyanların "değişebileceği" zan ve hatasına düşüyoruz.Olan budur.

  • ERDOĞAN KAPLAN

    5.06.2026 18:10:15

    Selamün Aleyküm Ramazan YENİCE Ama solcuların karşısında sağcıların her türlüsü tercih edilir.Diyorsun sen haça bu AKMHP İktidarının demokratik olduklarına inanıyormusun MHP nin bir milletvekili soyadını hatırlayamadım ismi Yaşar bir TV konuşmasında şöyle demişti TÜRKİYEYE DEMOKRASİ GELMEMELİDİR SAKIN HA BUNLARA DİKKAT EDİN BUNLARA İKTİDARI VERİRSEK TÜRKİYE YE İKTİDARI GETİRİRLER DEMİŞTİ Tayyip ERDOĞAN da bir konuşmasında Demokrasi bizim için araçtır AMAÇ değil dedi sen de kalkmış bunları demokrat olduğunu savunuyorsun iyi günler

  • ERDOĞAN KAPLAN

    5.06.2026 17:59:34

    Selamün Aleyküm Demokratik hür Batılı ülkelerde olduğu gibi Türkiye’nin birinci sınıf bir demokrasiye geçerek kalkınıp huzur ve refaha kavuşması için sol kesimin çoğunluğu demokrasi, adalet, hak ve hürriyetleri hazmederek içselleştirmesi gerekmektedir. diyorsunuz pekii bende size şunu soruyorum şimdi başımızda bulunan bu siyasal iktidar ne kadar demokrasiyi özümsemiş yıl 2005 de bir mitinginde cumhurbaşkanının halka şu şekilde hitap ettiğini duydum DEMOKRAS BİZİM İÇİN AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR demişti

  • Hüseyin İlhan

    5.06.2026 16:18:49

    Merhum M.AKİF Ecnebi memleketlerinden yurda dönünce soruyor dostları. Üstad ne gördün anlatırmısınız.'Merhum M.Şair,iman kahramanı gördüğüm şu'Dinleri var işimiz gibi,işleri var dinimiz gibi., Doğru-dürüst olamıyan,emanete emin davranmayan ve verdiği sözü tutmayana dinimizde ne denir muhteremler.

  • Ahmet Pak

    5.06.2026 08:00:13

    Hristiyanlık ile İslamı karıştırmayalım. Aydınlanma çağından sonra kilise sosyal hayata müdahil olmaktan uzaklaştırıldı. Kilise sınırları içine çekildi. Akıl ön plana çıktı. Avrupadaki düşünrlerin, bilim adamlarının önemli bir kısmı inanç olarak ataisttir. Kültürel olarak hristiyandır. İslam ise bu yenilgiyi kabul etmemiş ve hayattan geri çekilmemiştir. Beş vakit namaz hayatın tam ortasındadır. Günde beş vakit ezan ile islam kendini topluma tekrar tekrar hatırlatır. Türkiyede siyasetin islam dinini dışlayarak, avrupa gibi yalın olmasını beklemek bu yüzden mümkün değil.

  • Ramazan Yenice

    5.06.2026 00:24:18

    Solcu aydınların, entelektüellerin youtube yayınlarına biraz dikkat ederseniz şunu görürsünüz: İktidara gelir gelmez tarikat ve cemaatlerin etkisini kırmalıyız diyorlar. Hatta bazıları, cemaat yurtlarındaki gençleri özgürlüğüne kavuşturmak yeni iktidarın ilk vazifesidir diyor. Allah bunların eline fırsat vermesin. Bunlara güvenilip iktidar teslim edilmez. En kötü sağcı bunlardan evladır. Ülkeye de bir çivi çaktıkları yok. Sürekli bu ülkenin kaynaklarını sömürmüşler. Bir de halkın dinine musallat oluyorlar.

  • Ramazan Yenice

    5.06.2026 00:20:54

    Hocam yazınızın özeti: "Sol kesim, bu anlayışa sahip olduğu müddetçe, Türkiye’ye demokrasinin gelmesi çok zor görünüyor." Maalesef Türkiye'de solculardan demokrat bir tutum beklemek imkansızdır. Tabiri caizse tekeden süt sağılır da solculardan demokrat olmaz. Tam da bu yüzden ne olursa olsun iktidar sağcıların elinde kalmalıdır. Biz demokrat sağcıları tercih ederiz. Ama solcuların karşısında sağcıların her türlüsü tercih edilir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı