Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Eylül 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Süleyman KÖSMENE

Kur'ân-ı Kerim'i okuma adabı



İstanbul’dan/ okuyucumuz:

*“Kur’ân-ı Kerim okurken nelere dikkat etmeliyiz?”

Gazetemiz Yeni Asya, Ramazan ayına Kur’ân-ı Kerim vererek giriyor. Kur’ân ayında Kur’ân-ı Kerim hediyesi çok anlamlı. Ayın ruhuna uygun. Okuyucularımıza bol feyizli ve bereketli günler dilerken; bu feyiz ve bereketten mümkün mertebe etrafımızdaki güzel insanları da haberdar etmemizde fayda var. Bunu bir vazife bilelim. Çünkü güzel şey paylaşılır. Gazetemize de bu güzel hediyesi için içten teşekkürler.

Kur’ân-ı Kerim’i okuma âdâbını şöyle sıralamak mümkündür:

1- Kur’ân’ı mümkün mertebe yüzünden okumalıdır. Ezberimizde olan âyet ve sûreleri de yüzünden okumak ezbere okumaktan daha efdaldir.

Peygamber Efendimiz (asm): “Gözlerinize ibadetten nasibini veriniz” buyurmuştu. Ashab-ı Kiram:

“Gözlerin nasibi nedir yâ Resûlallah?” dediler. Allah Resulü (asm):

“Mushaf’a bakmak, âyetleri üzerinde tefekkür etmek ve inceliklerinden ibret almaktır” buyurdu.1

2- Kur’ân-ı Kerim’i derin bir tefekkür içinde okumak ve okurken kendimizi Allah’a muhatap bilmek.

İbn-i Mes’ud (ra) anlatıyor: Resûlullah (asm) bana hitaben:

“Bana Kur’ân oku!” buyurdu. Ben:

“Yâ Resûlallah! Kur’ân sana indirildiği halde, sana Kur’ân’ı ben mi okuyacağım?” dedim.

Allah Resûlü (asm):

“Ben Kur’ân’ı kendimden başka birisinden dinlemeyi hakikaten severim” buyurdu. Bunun üzerine, Resûl-i Ekrem’e (asm) Nisâ Sûresi’nden okumaya başladım. Nihâyet; “Her ümmetten birer şâhit getirdiğimiz ve ey Muhammed, onların üzerlerine de seni şâhit olarak getirdiğimiz zaman onların hâli nice olur?”2 âyetine geldiğimde, Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm):

“Şimdilik yeter!” buyurdu. Dönüp baktığımda, bir de ne göreyim, Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (asm) iki gözünden yaşlar akıyordu.3

3-Kur’ân’ı huşû ve ürperti içinde okumak, dinlemek ve onu anlamak için susarak tüm dikkatlerimizi ona vermek. Cenâb-ı Hak: “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, merhamet olunasınız”4 buyurur.

4- Kur’ân’ı abdestli olarak okumak.

5- Kur’ân’ı sesli veya sessiz okuyabiliriz; ama onu muhakkak dilimizle okumalıyız. Yalnız göz ile takip etmek tam bir okuma sayılmaz. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) Kur’ân’ı bazen yüksek sesle, bazen de kısık sesle okurdu. 5

6- Kur’ân’ı, gereği ile amel etmek için okumak. Peygamber Efendimiz’in (asm); “Onlar Kur’ân okurlar; fakat okudukları boğazlarından aşağıya geçmez”6 sözündeki sitemden kaçmalıdır.

7- Kur’ân’ı isteyerek ve sırf Allah rızâsı için okumak. Usanıncaya kadar okumaktan kaçınmalı; yorulduğunda dinlenmeli, sonra tekrar okumalıdır. Peygamber Efendimiz (asm) “Kur’ân ile kalpleriniz birleştikçe onu okuyunuz. Kalben ondan ayrıldığınızda (yorulduğunuzda) okumayı bırakınız”7 buyurmuştur.

8- Kur’ân’ı ücretle okumamalı ve ücretle okutmamalıdır. Peygamber Efendimiz (asm): “Kur’ân’ı okuyunuz ve onu menfaat vesilesi yapmayınız”8 buyurmuştur.

9- Kur’ân’ı mümkün mertebe güzel sesle okumalıdır. Peygamber Efendimiz (asm): “Kur’ân’ı sesinizle süsleyiniz”9 buyurmuştur.

10- Kur’ân’dan ezberimizde bulunan âyet ve sûreleri unutmamak için belirli aralıklarla tekrar etmeyi ihmal etmemeliyiz.

Özetlemek gerekirse; Kur’ân’a hiçbir yöneliş ve hiçbir teveccüh istifâdesiz ve feyizsiz kalmaz. Yeter ki, okuduğumuz Kur’ân olsun! Fakat en istifâdeli ve en feyizli okuyuş, mümkün olan bütün duygularımıza âdetâ emzirerek okumaktır. Hem göz ile, hem dil ile, hem işiterek, hem dokunarak, hem tefekkür ederek, hem düşünerek, hem ibret alarak, hem Allah’ın huzurunda olduğumuzun idrâkiyle Allah’ın vahyine kendimizi muhatap bilerek, hem korkarak, hem ümit duyarak, hem zevkle, hem haşyetle, hem huşû ile; Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, okuduğumuz satırların Peygamber Efendimiz’in (asm) mübârek dudaklarından çıktığını işitircesine; yahut Hazret-i Cebrâil’in (as) Allah Resûlüne (asm) tebliğ edişini duyarcasına; veya Allah’ın (cc) Hazret-i Cebrâil’e (as) tâlim edişini hissedercesine okumak veya dinlemek hiç şüphesiz istifâdeyi ve feyzi artıracak okuyuş ve duyuş halleridir.10

Cenâb-ı Hak içinde bulunduğumuz aylarda yeryüzüne indirdiği sonsuz rahmet hürmetine, cümle ehl-i îmânın ve bizim Kur’ân’ın feyzinden ve istifâdesinden hissemizi ziyâde kılsın. Âmin.

Dipnot: 1- Umdetü’l-Kârî, 9/336; 2- Nisâ Sûresi, 4/41; 3- R. Sâlihîn, 1005; 4- A’râf Sûresi, 7/204; 5- Ebû Dâvûd, 1/305; 6- Buhârî, 6/115; 7- Buhârî, 6/114; 8- Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/428; 9- Nesâî, 2/139; 10- Mesnevî-i Nûriye, s. 120

09.09.2007

E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (08.09.2007) - Ruhun mahiyeti

  (07.09.2007) - Gücünün yettiği kadar yapmak

  (06.09.2007) - Hukukun kestiği parmak acımaz

  (05.09.2007) - Yemin bozmak

  (03.09.2007) - İmam-ı Azamın fıkıh akademisi

  (02.09.2007) - Münafık kime denir?

  (01.09.2007) - Kur’ân dünyayı hidayetiyle kuşatmıştır

  (31.08.2007) - İçimizden geçenler ve sorumluluklarımız

  (30.08.2007) - Fatiha Sûresinin faziletleri

  (29.08.2007) - Kur’ân ve tecvid

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri