Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Eylül 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Zafer AKGÜL

Anlayana!



28 Şubat süreci başlangıcındaki gibi bir kısım medyanın kendiliğinden mi, yoksa bir yerlerden emir alarak mı kışkırtmalı, yaygaralı ve saboteli haberleri sürmanşetten vermeye başlamasını millet ibretle seyrediyor. Bazı muhterem kalem sahipleri şimdiden bu sinyalleri vermeye başladılar bile. Fadime, Müslüm hikâyelerinin yine piyasaya sürülme ihtimalinden bile bahsedenler var. Ancak bu ihtimal biraz çabuk gerçekleşti. Ben kendi hesabıma uzun yıllar ortalıkta görünmeyen bir takım Aczimendi kılıklı kişilerin cumhurbaşkanlığı seçiminden ve Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı sıfatıyla törenlere katılmasından hemen sonraki günlerde çarşıda, pazarda dolaştıklarını bizzat gördüm. Samimî Aczimendiler kızmasınlar.

Bir de çanak tutan üslûplar yok mu, insanın “daha neler” diyesi geliyor. Nisan 2007 tarihinden bu yana ortalama sekiz (rakamla 8) mesaj verilmişmiş, hükümete ve Çankaya’da oturana. Tabiî, “Anlayana!” vurgusuyla birlikte manşet girilmiş. Yani milleti aptal yerine koyan “Belki anlamazlar bu aymazlar, altını çizerek belirtelim: Anlayana…” notunu eksik bırakmamışlar. Yani yani, “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana—bırakın davul/zurna’yı—cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası bile azzzz!” demeye getirmişler.

Biz de böylesi komik durumlara komik yorumlar getirdik. Bu ciddiyete bu kadar köfte ancak yeter. Mesajları teker teker okuduk. Masajla karıştırmamak için çok dikkatli bir şekilde müteâlâa ettik. Ve anlayana da anlamayana da tuzda çorbamız olsun diye tevilatlarda bulunduk.Götürüp götürmediğini millete, okuyuculara bırakıyoruz haliyle.

1- Sözde değil, özde: Pes doğrusu, mes doğrusu. Bu vecize literatüre hangi kategoride geçti, halk arasında hangi makamda ve kimlere karşı kullanılıyor. Araştırma yapılmasını etkili ve yetkililere tavsiye ederim.

2- e-muhtıra: e-devlet, e-okul, ee-kolayyy. Rahmetli Kemal Sunal’ın reklâmlarındaki gibi bir şey. Gelişen teknolojye, çağdaşlarla oydaş olanların yapması gereken bir çalışma ve yöntem bu. Tabiî Türkçe açısından feci cümle kuruluşlarıyla dolu olsa bile. Belki de e-muhtar denmek istenmiş de olabilir.

3- Yazılı kutlama: Kutlamalar hep sözlü olmaz. ‘Söz uçar, yazı kalır’ atalarsözü gereği tavırlar uçup gitmesin diye ve bir de ileride Türk demokrasi tarihi çalışmalarında kıymetli ve çok mühim-li belge olsun diye yazılı kutlamalar yapılması uygun bulunmuştur.

4- Yemin törenine katılmama: Valla haklılar. Milletvekilleri eğer “vatanın ve milletin anasını ağlatacağıma, yakınlarımı, eş ve dostlarımı işe koyacağıma, yapılacak zamlarla milleti inim inim inleteceğime, devleti kendime arpalık yapacağıma.. şerefim ve namusum üstüne and içerim” gibilerden and içiyorlarsa elbette ki böyle bir törene katılmamak namus borcudur.

5- Uğurlama farkı: Fark olacak tabiî... Bizler de her misafirimizi uğurlamada amuda kalkacak olsak valla el âlem kesinlikle kafayı yediğimizi söyleyebilir. Bazı misafirler uğurlanırken şınav da çekilebilir mi, bu konuyu danışmanlara danışmak lâzım.

Hımmm...

6- Kayseri faktörü. Kayseri’ye genelde ben gidersem pastırma sucuk almadan dönmem. Bir de bir ara tivi kanallarından birinde yayınlanan “Hacii- İşler feciii” dizisinin çekim yeri olduğu için merak saikiyle Kayseri’ye uğramak yakışır.

7- Tank farkı: Efendim tank süren adamlar kutlamaya gitmişlermiş. Ne kadar manidar değil mi? Anlarsın ya, meselesi. Yumurta deyince akla tavuğun gelmesi gibi, tank deyince önce “dank!” sesi çağrışım yoluyla gelir. Sonra gafil kafaya bir tokmak meyanında “Donk” sesi gelir. Playbeck de uygulanır bu dank/dunk odiyometre testlerinde geçtiği gibi. Rakımı yükseklerdekiler duyuyor mu, duymuyor mu bir deneme tarzında yapılmıştır. Ayriyeten bir de şu var dünyaya nam almış, süper devletlerde mesela ABD gibi ABD-ullah kelimesindeki ABD ile karışmasın İngilizcesi USA olan ABD gelişmiş devletlerde Think/Tank konusu çok önemsenir. Bizde tank onlarda think/tank. Yani nereden baksanız bir kelime eksik. Demokrasi açısından ABD’den bir think kadar gerideyiz. Çok değil. Onlar think’i öne almışlar biz eklersek tank kelimesinin sonuna ekleriz. Tank-think diye bile biliriz.

Eee benim bu yazım ve yorumlarım da anlayana işte. Önce mesaj sonra masaj..

09.09.2007

E-Posta: zaferakgul@mynet.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (01.09.2007) - Cumhurbaşka-s-ı

  (24.08.2007) - Ne sev, ne terk et!

  (18.08.2007) - Yazılı olmayan yasa

  (11.08.2007) - Değişmenin değişmezliği

  (06.08.2007) - Neler oluyor?

  (21.07.2007) - Siz aşağıda imzası bulunanlar...

  (30.06.2007) - Dehşet bir cehalet!

  (28.06.2007) - İşbirlikçi imamlar mı?

  (14.06.2007) - 'Musalla'da siyaset sallama

  (02.06.2007) - Yakan top

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri