14 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Kazım GÜLEÇYÜZ

Darbelerle hesaplaşmak


A+ | A-

Arjantin ve İspanya gibi senelerce darbe ve dikta mağduru olmuş ülkelerde darbeler ve darbecilerle hesaplaşma süreci kesintisiz bir şekilde devam eder; eski karanlık dönemlerin dosyaları tozlu raflardan birer indirilirken Türkiye bir türlü o noktaya gelemiyor.

Milletin seçtiği bir başbakanla iki bakanını asmış, cumhurbaşkanı ve milletvekillerini senelerce hapiste tutmuş 27 Mayıs darbecilerine hiçbir şey yapılmadı. Tam tersine, bu darbeyi yapanlar uzun yıllar boyunca dokunulmazlık zırhıyla korunan temelli senatörler olarak ödüllendirildi.

12 Mart ve 12 Eylül’ü yapanlardan da hesap sorulamadı. 12 Martçılardan, cumhurbaşkanlığına talip olanlar, hattâ bu hedefe ulaşmak için asker baskısını, Meclisin üzerinden jetler uçurmak gibi görülmemiş yöntemlerle devreye sokanlar oldu. Ama neyse ki, başarılı olamadılar.

Buna mukabil, 12 Eylül kendi hedefleri açısından her yönüyle başarılı oldu. Darbe konseyinin lideri kendisini cumhurbaşkanı seçtirdi. 12 Eylül’ün hazırlayıp tek taraflı propaganda, beyin yıkama ve baskıyla halka onaylattığı anayasayla da toplum alabildiğine sıkı bir cendere içine alındı.

27 Mayıs’la ülkenin sokulduğu “ara rejim”in daha da tahkim edilmiş bir devamı niteliğindeki 12 Eylül düzeni, gerek kendisine vücut veren darbe ve sorumlularından, gerekse öncekilerden hesap sorulmasına imkân vermeyen bir sistemi getirdiği gibi, kendi kurallarını topluma dayattı.

On yıldır AB sürecinin demokratikleşme ve değişim yönünde sağladığı pozitif katkıya rağmen hâlâ 27 Mayıs+12 Eylül düzeninden çıkabilmiş değiliz. Bazı alanlardaki kısmî açılımlara rağmen kritik noktalarda hâlâ darbe düzeni var.

Bunun da sebebi, darbeleri gerçekleştirip anayasalarına vücut veren bürokratik ittifakın, hem kendisini, hem de yaslandığı zihniyet ve dünya görüşünü, sıradan düzenlemelerle çözülmesi mümkün olmayan girift güvencelere bağlaması.

Özellikle bu zihniyet ve sistem açısından özel önem arz eden sorunlarla ilgili olarak gündeme getirilmek istenen münferit çözüm girişimlerinin sonuca ulaşamaması bundan. Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldırma teşebbüsü gibi.

Statüko inişe geçti, ama...

Kendisini anayasadaki kademeli bariyerlerle güvenceye alan sistem ve zihniyetin en son direnme noktası, “değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez” saydığı maddeler. İş gelip bunlara dayanınca akan sular duruyor ve sonrasında bir milim dahi ilerleme kaydedilemiyor.

Gerçi bu eksende yapılan her bir tartışma, surda yeni bir gedik açarak bu direnişi bir miktar daha zaafa uğratıyor, ama henüz sonuç yok.

Sonuç alınabilmesi için ise, şimdiye kadar yaşanmış tecrübelerin tamamını göz önünde bulundurarak hazırlanacak akılcı ve gerçekçi stratejilerle, her türlü kompleksten arınmış, kamburu veya yumuşak karnı olmayan ciddî, samimî, dirayetli ve demokrat uygulayıcılara ihtiyaç var.

Yakın zamanda CHP liderinin gündeme getirdiği “12 Eylülcüler yargılansın” teklifine Kenan Evren’in verdiği “Halka sorulsun, halk ‘yargılansın’ derse işi yargıya bırakmam, intihar ederim” tepkisi, o cenahtaki psikolojiyi ortaya koyuyor.

Demek ki, bu konunun kararlı bir şekilde takipçisi olunursa netice almanın eskiye göre daha kolay hale geldiği bir noktaya ulaşılmış durumda

Ama burada dikkat edilmesi gereken husus, her ne kadar vitrininde generaller yer alsa da, darbe organizasyonunun ve darbeyle kurulan sistemin, görünmeyen akıl hocaları ve aktörleriyle çok daha geniş çaplı bir “şebeke”nin eseri olduğu. Ve onun da, darbe ürünü sistemi kökten değiştirecek reformlarla tasfiye edilebileceği.

Bu itibarla, günümüz ortamında AB kriterlerinde ifadesini bulan çağdaş normlara uygun bir anayasa bir an önce hazırlanıp yürürlüğe konulmadığı sürece, darbelerle hesaplaşmak da, Ergenekon gibi çetelerin tasfiyesi de mümkün değil.

Türkiye yeni bir anayasayı artık başarmalı.

14.07.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (12.07.2009) - İman ilmi

  (11.07.2009) - Haksız düzen

  (10.07.2009) - Doğu Türkistan

  (09.07.2009) - Değişen birşey var mı?

  (20.06.2009) - Derin mesafe

  (19.06.2009) - Din, siyaset, bürokrasi

  (18.06.2009) - Tesbitler ve sorular

  (17.06.2009) - İç içe tuhaflıklar

  (16.06.2009) - İki kronik mesele

  (14.06.2009) - Kriz dersleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.