Doktorların “altı ay ömrün kaldı” dediği hasta, 45 yıl daha yaşadı. Hadise, ecelin yalnız Allah’ın takdirinde olduğunu bir defa daha hatırlattı.
1970’li yıllarda ABD’de yaşayan Stamatis Moraitis’e son evre akciğer kanseri teşhisi konulduğunda dünya başına yıkıldı. Birden fazla uzman doktor, en fazla 6 ay ömrü kaldığını ve hazırlıklarını yapması gerektiğini söyledi. Cenaze masrafları ABD’de çok pahalı olduğu için Moraitis, köyünde ölmek ve orada gömülmek için Yunanistan’da bulunan İkarya’ya döndü. Ancak adanın havası, suyu ve yavaş akan ritmi, Moraitis için bir son değil, yepyeni bir başlangıç oldu.

“Öleceksin” diyen doktorlar öldü
İkarya’ya yerleştikten sonra sadece dinlenen Moraitis, bir süre sonra kendini bahçesinde sebze yetiştirirken buldu. Fiziksel aktivite arttıkça iştahı açıldı; akşamları dostlarıyla uzun sohbetlere başladı. Aradan aylar değil, yıllar geçti ancak Moraitis ölmedi. Yıllar sonra durumunu sormak için ABD’ye gittiğinde ise şok edici bir gerçekle karşılaştı. Kendisine “öleceksin” diyen tüm doktorlar ölmüştü.
Ecel değişmez
100 yaşını deviren Moraitis, 2013 yılında, kanser teşhisinden tam 45 yıl sonra öldü. Risale-i Nur’da ifade edildiği üzere, “Ecel mukadderdir, tagayyür etmez. Çok ağır hastaların başında ağlayanlar ve sıhhatleri yerinde olanlar ölmüşler, o ağır hastalar şifa bulup yaşamışlar.” İnsan ömrünü uzatıp kısaltan hakikî müessir, sebepler değil, Cenâb-ı Hakk’ın ezelî takdiridir.