Ezan yasağı kalkıp, 16 Haziran 1950’de yeniden aslî şekliyle okunmaya başlanınca millet secdeye kapanmıştı.
Demokrat Parti 14 Mayıs 1950’de iktidara gelişinin ilk haftasında ezan yasağını kaldırmak için çalışmalara başlar. DP iktidarı eliyle Meclis’te ilk iş olarak ezan üzerindeki “Türkçe okunmalı” kaydı kaldırılır. Ülkede “şeâir-i İslâmiye”den İslâm’ın işâreti olan “Arabî ezân-ı Muhammedî” 18 yıl sonra 16 Haziran 1950 senesinde aslına uygun okunmaya başlanır.
Ezanlarımız dinmesin, bayrağımız inmesin
Son şahitlerden, o güne şahit olanlardan Bursalı Rıdvan (Erdoğan) Utangaç Ağabey, yaşadığı o anları Tuz Pazarı Camii’nin avlusunda, gazetemiz yazarlarından Osman Zengin’e şöyle anlatıyor: “1939 yılında Bursa’da doğdum. 1950 yılında hükümet değiştikten sonra bu camide (Tuz Pazarı Camii) ezan-ı Muhammedî’nin aslına uygun şekilde okunduğunu işittim.

O zamanlar 10 yaşındaydım. Babamın yanında pazarcılık yapıyordum. Ezan-ı Muhammedî, “Allahu ekber, Allahu ekber” nidalarıyla gökyüzünü çınlatan o güzel lafızlarıyla okunmaya başladı. Burada birçok esnaf ve halk vardı. Halk göz yaşlarıyla sokaklarda yerlere secdeler etti. Bunu bizzat gözlerimle gördüm. Öyle bir hatıra ki, Cenab-ı Allah ezanlarımızı dindirmesin, bayrağımızı indirmesin. Son nefeste imanla kabre gitmeyi nasip etsin.”
İSTANBUL YENİ ASYA - MEHTAP Y. YÜKSELTEN