"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mezar taşınızda ne yazacak?

29 Ağustos 2019, Perşembe
Yayınlamış olduğu bir programda mezar taşlarının hikâyesini anlatan Sunay Akın, “Mezar taşınızda ne yazacak ya da taşınızın şekli nasıl olacak hiç düşündünüz mü?” diyor.

“Mezarlıklar ölüm değil, HAYAT imgesidir aslında”

Akın, devamında şöyle diyor: “Hayatınız boyunca düşünmeyeceksiniz böyle bir şeyi. Hayatımız sona erdiğinde geride bıraktıklarımız mezarlıkların yanında mezar yazıcıları vardır, onlara gidecekler. Adınız soyadınız, ölüm tarihiniz, doğum tarihiniz ve El-Fatiha diyecekler. Senden öncekine de, senden sonrakine de aynı işlemi yapacak mezar yazıcıları. Hiç düşünmeyeceksiniz, yazılı bir taş kalacak sizden geriye. Bunu düşünenler var ben öldükten sonra mezar taşımda ne yazacak diye düşünen insanlar var. Karacaahmet Mezarlığı’nı çok severim. Orada gezerken bir çocuğun mezar taşını görmüştüm beni çok hüzünlendirmişti. ‘Anne ben buradayım.’ Baktığımız zaman çok ironik, komik, duygusal mezar taşları var. Çoğu insan hâlâ ismini duyurmak için uğraşmış adeta. Yaptığı mesleğe göre mezar taşları ya da yazıları var. Mezarlık ölüm değil, yaşama imgesidir aslında. Hep korkuturlar bitiş ya da son derler. Topraktan geldik, toprağa gideceğiz derler. Bizler suyun hayat verdiği toprağa döneceğiz. İnsanoğlu işte hayatı ne kadar düşünürse düşünsün aklının hep bir ucunda ölüm de vardır.”

“Ölüm, idam değil!”

Programı baştan sona izleyince aklıma hemen Üstad Hazretleri’nin Mesnevî-i Nuriye’de bahsettiği şu söz geldi, “Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme!” İnsanoğlu inansa da inanmasa da fıtrat gereği baki olanı istediğinden mezar taşına varasıya kadar her şeyiyle hatırlanmak istiyor. Sunay Akın çok güzel bir konuya temas etti: “Mezarlıklar ölüm değil, hayat imgesidir” diyerek. Yine Üstad Hazretleri bu konuya da şöyle bir açıklık getirerek herkesi susturuyor, “Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam değil. Belki, bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır.” O halde insan ölümün yüzüne gülerek bakıp, fani dünyada, baki hayatın semerelerini yetiştirmek için var olduğunu aklından çıkarmamalıdır.

HABER: KÜBRA ÜNÜVAR

kubra_unuvar@outlook.com

Okunma Sayısı: 1907
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Esra

    27.9.2019 11:12:48

    Beni mezarda DEĞIL kalbinizde arayın...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı