"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan hakları dili

Ahmet Said Aydil
19 Mart 2024, Salı
İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımın beşinci ayındayız.

İsrail’in bütün uluslararası hukuk normlarını yıllardır hiçe sayan tavrı bu aylarda en üst noktalarına çıktı. Bunu engellemeye çalışmak bir yana buna destek olan güçlü ve ekseriyetle batılı devletler sebebiyle uluslararası sisteme olan güven son derece düşük seviyelere indi.

Bu süreçte sık eleştiriye uğrayan bir başka kavram da “insan hakları” oldu. Filistin halkının maruz kaldığı insan hakları ihlallerine göz yumulması ve onların hayatının hiçe sayılması dünya kamuoyunda haklı olarak şu hissi uyandırdı: “İnsan hakları bir yalan ve büyük devletlerin kendi çıkarlarına kullandığı bir araçtan başka bir şey değil”.

Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan savaşlar ve askerî müdahaleler, Müslüman çoğunluklu halklara yönelik ciddi insan hakları ihlalleriyle sonuçlanmış durumda. Bu ihlallerin, sorumluları tarafından neredeyse cezasızlıkla işleniyor olması, adalet duygusunu zedeleyerek umutsuzluk ve nefret duygularını körüklüyor. Üstelik, bu ihlallerin sorumlularının ağzından sık sık “insan hakları” söylemleri duymak, insanlarda bu kavrama karşı adeta alerji oluşturuyor.

Biz bu kavramın bu tür bahanelerle çöpe atılmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Sebebini Filistin-Gazze üzerinden açıklayalım.

Avrupa’nın sokaklarından Hollywood’un Oscar ödül törenine kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı dinlerden ve inançlardan birçok vicdan sahibi birey ve kuruluş, İsrail’in Filistin’deki soykırım politikalarını ve Ortadoğu’daki rolünü protesto ediyor. Bu protestoların dikkate değer bir kısmı, İsrail’in Filistin topraklarında gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerini ve zulmünü kınayan eylemlerle öne çıkıyor.

Bu vicdan sahibi insanların çoğu, kendi ülkelerindeki çoğu zenginlerin İsrail ile olan ilişkilerinden maddi kazanç elde ediyor olmasına rağmen, soykırım ve zulme karşı net bir tavır alıyorlar. Kendi devletlerinin İsrail ile ekonomik veya politik ilişkilerinden bağımsız olarak, insan hakları ve adalet ilkelerini savunmayı tercih ediyorlar. Milliyetçi duygulara kapılmadan, devletlerinin yanında olduğu varsayılan tarafta otomatik olarak yer almak yerine, adalet ve insan hakları perspektifinden olaylara yaklaşıyorlar.

Peki, neden?

Çünkü bu insanların büyük bir kısmı “evrensel” insan haklarına inanıyorlar.

Müslüman protestocuların çoğu insan haklarına önem verirken, onların Filistin halkıyla olan bağları sadece insan hakları perspektifinden kaynaklanmıyor. Din, tarih, kültür ve ırk gibi daha derin bağlar da söz konusu. Örneğin, bir kardeşiniz saldırıya uğradığında, onu korumanızın temel nedeni, onun sizin kardeşiniz olmasıdır, çünkü bir bağınız var. Ancak, sizi ve kardeşinizi tanımayan bir kişi, sadece insan olduğunuz için size yardım edebilecektir. Ahlaki olarak, akrabalık bağı olmasa bile başka bir insana yardım etmek önemlidir.

Filistin meselesinde ve diğer birçok konuda Müslümanları ve Gayrimüslimleri bir araya getiren ortak kavramların başında “insan hakları” gelmektedir. İnsan haklarının oynadığı rol; halkları, bulundukları dinî, siyasi, coğrafik ve kültürel bağlamından öteye taşıyarak empati kurmalarını sağlamaktır. Her ne kadar zaman zaman devletler bu kavramı suistimal ederek iğrenç emellerine alet etse de bu tavırlarının arkasında yine dünya genelinde insanların bu kavrama duyduğu saygı yatmakta. Aksi takdirde, bu kavrama uygunluk gösterme çabası içine girmezlerdi.

Bizim yapmamız gereken bu kavrama sırtımızı çevirmek değil. Aksine, ona iki elle sarılmak, bu kavramı devletlerden ve kötü amaçlı gruplardan korumak ve onları bu kavrama uygun hareket etmeye zorlayacak kitlesel hareketleri desteklemek.

İnsan hakları devletlerin bahşettiği ayrıcalıklar değildir, onların halklara olan boyun borcudur, devletin meşruluğunun şartıdır.

Okunma Sayısı: 1471
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeynep Taştekin

    19.3.2024 12:14:30

    İnsan hakları batının kendisine var. Batının dışında yok maalesef. Bir batılı yönetici halkına şöyle demişti: afrika için insan hakları istiyorsanız sıcak duşunuzdan olmayı göze almanız gerekmektedir. Olayın özeti bu.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı