"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sünnet-i Seniyye ekseninde öze dönüş şart

05 Haziran 2024, Çarşamba 03:57
ANKARA YENİ ASYA HANIM OKUYUCULARI GEÇEN GÜNLERDE YOĞUN KATILIMIN SAĞLANDIĞI BİR KUTLU DOĞUM PROGRAMI GERÇEKLEŞTİRDİ. “KADIN, İSLAM VE MODERN ZAMANLAR: SÜNNET-İ SENİYYE IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME“ KONULU PANEL İLGİYLE DİNLENDİ

ZEYNEP TOPRAK ZIYLAN - ANKARA

Ankara Yeni Asya Hanım okuyucuları geçtiğimiz günlerde “Kadın, İslam ve Modern zamanlar: Sünnet-i Seniyye Işığında Bir Değerlendirme“ konulu panelin de içerisinde yer aldığı kutlu doğum programı gerçekleştirdi.

Sunuculuğunu Ayşenur Sağun‘un yaptığı program kelamların en güzeli olan Kur’an tilavetiyle başladı. Tilavetin ardından Peygamber efendimizi konu alan sinevizyon gösterimi oldu. Program panelle devam etti.

SÜNNET-İ SENİYYE IŞIĞINDA

Moderatörlüğünü Zeynep Nur Yalabık’ın yaptığı panelde Feyza Yılmaz “Toplumsal Cinsiyet ve Fıtrat”, Fatmanur Öztürk “İslam ve Batı Arasında Müslüman Kadının Kimlik Arayışı“, Nurefşan Onay “Müslüman Bir Kadın Olarak Özgüveni Anlamak” konularını değerlendirdi. İlk panelist Feyza Yılmaz sunumuna “Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine getirilen çözümlerle ilgili ideolojilerin temel fikri cinsiyetle ilgili tüm tabuları yıkarak cinsiyetsiz bir toplum oluşturursak, cinsiyet temelli ayrımcılığı ve eşitsizliği de azaltırız yönündedir. Böylece, kadın-erkek eşitliğini ve diğer cinsiyet kimliklerine saygıyı teşvik edebilir ve toplumda daha adil bir yapı oluşturulabilir inancın taşıyorlar. Bu mümkün mü yani cinsiyet hem fiziksel hem zihinsel olarak yok edildiğinde biz daha saygılı, daha adil bir topluma mı dönüşeceğiz? Yoksa tüm kaybettiklerimizi bize tastamam verecek eşsiz bir kaynağımız var mı? O kaynak tarihte asr-ı saadet gibi bir dönemi, insanlığın altın çağını yaşatmadı mı?” sorusuyla başladı ve devam etti: 

“Toplumsal cinsiyete karşılık fıtrat kavramını anlamaya çalışıyoruz. Nisa Suresi 34. Ayet-i Kerimede Rabbimiz: “Erkekler kadınlar üzerinde kavvam, yani yönetici ve koruyucudurlar” diye buyurmuştur. Kavvamlığı, mesuliyetinden dolayısıyla yönetici makamı verilmiş bir vazife olarak anlayabiliriz. Erkek bu fıtri vazifeden beri kaldıkça yani heva ve hevesinin peşinde giderek meylürrahat ile konforunda ısrar etmesi Bediüzzaman tarafından erkeğin fıtratının bozularak kadınlaştığı şeklinde ifade edilmiştir. Oysa psikoloji bilimi sayesinde de biliyoruz ki insan; bir otoriteye her zaman ihtiyaç duymaktadır. Biz bu temel ihtiyacı Risale-i Nur’dan nokta-i istinad ve nokta-i istimdat olarak biliyoruz. Yani her ihtiyacımızı karşılamaya gücü yeten mutlak kudret sahibi ve her yardımı sağlayabilecek mutlak merhamet sahibi bir zata tüm insanlık muhtaçtır.”

Sünnet-i Seniyye ekseninde bir öze dönüş

Fatmanur Öztürk ise sunumunda şunlara yer verdi: “Türkiye’de, Ortadoğu’da yahut dünyanın pek çok noktasında kadın haklarına yönelik ihlallerin olduğu aşikârdır. Kadın hak ve hukukunun muhafazasında gittikçe popülerleşen Feminizm dalgası komplike yapısıyla cinsiyet ve aile kurumuna tehdit oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, Müslüman bir toplumun bu ihlallere yönelik reçetesi Batılı ithal bir ideoloji olabilir mi; yahut Sünnet-i Seniyye ekseninde bir öze dönüşle de mümkün müdür? Milli, dini ve sosyal dokumuza uygun olmayan taklidi uygulamalar yerine, Asr-ı Saadet örneklemleri ve Kur’anî çizgi ekseninde müsbet Batı’nın bütünleştiği çözümler önem arz etmekte ve toplumsal tramvalardan ve Müslüman kadınların kimlik krizlerinden kurtaracağı ümit edilmektedir.”

Kendini tanıyan aciz olduğunun farkına varır 

Panelin son konuşmacısı Nurefşan Onay ise; “Kendine güvenmek ancak kendini tanımakla mümkün olur. Kendini tanıyan eksik, kusurlu ve aciz olduğunun farkına varır ve bu yolda Rabbi tanır. Onun kudretini, büyüklüğünü görür ve ondan aldığı güç ile özgüvenini kazanmış olur. Toplumda büründüğümüz kimlik ne ise her birini hakkıyla yerine getirip meselenin sadece bizden ibaret olmadığının farkına varıp ben bu yaptığım işi ümmet için yapıyorum, ümmete ne gibi bir yararım dokunabilir şeklinde yaklaşmak gerekir. Üstad Bediüzzaman’ın da dediği gibi “Hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir”. Hakiki imanı ve onun getirdiği özgüveni elde etmek ümidi ile.” sözleri ile paneli sonlandırdı. 

Panel sonrası Ankara Nur Talebeleri seslendirdikleri koroyla alkışları aldı. Programda aynı zamanda Gülümse çocukları arasında düzenlenen “Efendimize Mektup Yarışması”nın birincileri olan Zeynep Nur Adıbelli ve Zeynep Sema Nazlıoğlu mektuplarına yer verildi.

Okunma Sayısı: 830
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı