"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Astrofizikçi Prof. Ross: Bir Yaratıcı kainatı dizayn etmiştir

Ali FERŞADOĞLU
03 Şubat 2024, Cumartesi
Tüm fenler ve matematik, ihtimal hesaplarıyla Halik-ı kâinatı ispat ediyor:

Ha­va­ya atı­lan ma­de­nî pa­ra­nın ya­zı ve tu­ra gel­me ih­ti­ma­li eşit­tir, ya­ni iki­si­nin de gel­me ih­ti­ma­li ya­rım­dır. Al­tı­şar yü­zü olan iki za­rın, iki­si­nin de ay­nı sa­yı­yı gös­ter­me ih­ti­ma­li 6X6=36’da bir ih­ti­mal­dir. Oku­ma yaz­ma bil­me­yen bi­ri­si­ni ve­ya bir may­mu­nu dak­ti­lo ba­şı­na oturt­sak, A har­fi yaz­ma ih­ti­ma­li 29’da bir­dir. “At” yaz­ma ih­ti­ma­li, 29 ke­re 29’da bir­dir. Darwin yaz­ma ih­ti­ma­li 29 üs­tü 6 gi­bi çok bü­yük sa­yı­da bir­dir. Bu, za­man ba­kı­mın­dan da imkan­sız­dır.1 Şu hal­de, bi­lim de bü­tün branş­la­rıy­la tek ve ezeli bir Ya­ra­tı­cı’nın var­lı­ğı­nı ka­bul ediyor.

İn­san ak­lına, ira­de­si­ne ve gü­cü­ne da­ya­lı ba­sit bir “ma­sa”nın ken­di ken­di­ne mey­da­na gel­di­ği­ni; bil­gi­sa­yar ve­ya ro­bot gi­bi ci­haz­la­rın te­sa­dü­fen pro­gram­lan­dı­ğı­nı ve bun­la­rı se­bep­le­rin ve ta­bia­tın ça­lış­tır­dı­ğı­nı kim­se dü­şü­ne­mez.

“Tabiatı tabiat yaratmış, kendi kendine olmuş” ba­tıl an­la­yışı fen ilim­le­ri ta­ma­men çü­rü­t­müş­tür. To­ron­to Üni­ver­si­te­si’n­den ün­lü ast­ro­fi­zik­çi Prof. Hugh Ross, ta­biat­pe­rest­li­ğe in­di­ri­len dar­be­yi şöy­le ses­len­di­rir: “Eğer za­man ve mad­de pat­la­may­la bir­lik­te or­ta­ya çık­mış­sa, o za­man kainatı mey­da­na ge­ti­ren ne­de­nin, ev­ren­de­ki za­man ve me­kan­dan ta­ma­men ba­ğım­sız ol­ma­sı ge­re­kir. (Zira, zakan ve mekan patlamadan sonra oluşturuldu) Bu bi­ze Ya­ra­tı­cı’nın ev­ren­de­ki tüm bo­yut­la­rın üze­rin­de ol­du­ğu­nu gös­te­rir. Akıl­lı ve üs­tün bir Ya­ra­tı­cı kâinatı yo­ktan var et­miş­tir. Akıl­lı ve üs­tün bir Ya­ra­tı­cı kâinatı di­zayn et­miş­tir. Akıl­lı ve üs­tün bir Ya­ra­tı­cı dün­ya ge­ze­ge­ni­ni di­zayn et­miş­tir. Ve yi­ne akıl­lı ve üs­tün bir Ya­ra­tı­cı ha­ya­tı ta­sar­la­mış­tır.2

İş­te; atom­lar­dan ga­lak­si­le­re ka­dar kainatın sa­yı­sız zıt var­lıkla­rı ara­sın­da­ki şa­şır­tı­cı dü­zen, kud­re­ti son­suz Ya­ra­tı­cı­nın var­lı­ğı­nı gös­te­rir. Eğer iki ilâh ol­say­dı ni­zam ve in­ti­zam bir da­ki­ka sür­mez, bo­zu­lur­du. Şu ke­sin yar­gı­ya va­ra­bi­li­riz: Atom­dan hüc­re­ye, hüc­re­den uzuv­la­ra, in­sa­na, un­sur­la­ra, ga­lak­si­le­re ka­dar bir­bi­ri­ne bağ­lı şu sa­nat­lı var­lıkla­rın ve muh­te­şem kainat ki­ta­bı­nın bir ya­za­rı, bir mi­ma­rı, bir sa­nat­kâ­rı ol­ma­lı­dır. O da, isim ve sı­fat­la­rı son­suz olan yü­ce Ya­ra­tı­cı­dır.

Son cüm­le­mi­zi şöy­le bağ­la­ya­lım: İn­san ka­dav­ra­sı ken­di ken­di­ne olu­şa­bi­lir mi, ta­biat ya­pa­bi­lir mi, te­sa­dü­fen ve­ya se­bep­ler va­sı­ta­sıy­la mey­da­na ge­le­bi­lir mi? El­bet­te ha­yır! Öy­le ise, in­san is­ke­le­ti­ni ya­pan, ona ruh ve du­y­gu ve­ren son­suz isim ve sı­fat­lar sa­hi­bi bi­ri­si var­dır. O da Ka­dir-i Mut­lak’tır.

Dipnotlar:

1-E. Bo­rel, İh­ti­mal­ler ve Ha­yat (çev. İ. Er­baş) Mil­li Eği­tim Ba­sı­me­vi, İst, 1966.; 2-Ye­ni As­ya, 9.08.2001.

Okunma Sayısı: 2202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Recep

    3.2.2024 17:54:25

    Günaydın uyanda balığa çıkalım

  • Ramazan çalışan

    3.2.2024 10:22:25

    İşte gel, güneş ile muhtelif on iki seyyarenin muvazenelerine bak. Acaba bu muvazene, güneş gibi, Adl ve Kadîr olan Zat-ı Zülcelal'i göstermiyor mu? Ve bilhassa seyyarattan olan gemimiz yani küre-i arz, bir senede yirmi dört bin senelik bir dairede gezer, seyahat eder. Ve o hârika süratiyle beraber zeminin yüzünde dizilmiş, istif edilmiş eşyayı dağıtmıyor, sarsmıyor, fezaya fırlatmıyor. Eğer sürati bir parça tezyid veya tenkis edilseydi, sekenesini havaya fırlatıp fezada dağıtacaktı. Ve bir dakika, belki bir saniye muvazenesini bozsa dünyamızı bozacak, belki başkasıyla çarpışacak, bir kıyameti koparacak. (Asa-yı Musa, 4.Hücceti imaniye)

  • Ramazan çalışan

    3.2.2024 09:20:53

    Evet, her şey imkanat yolları nihayetsiz (sonsuz) olan yollardan biri ile vücuda geliyor.Mesala, dünyanın en verimli şekli buğünki yerinde olması,bu büyüklükte olması, bu hızda dönmesi ve bu eğimde olmasıdır.Yani daha büyük olabilirdi,Daha küçük olabilirdi farklı şekillerde olabilirdi.Demek ki, sonsuz ihtimalden bir ihtimalle bu şekli almış.Matematikte, 1/sonsuz=0 olduğuna göre, birşey sonsuz ihtimalden bir ihtimalle vucuda gelmez.Ama gelmişse, güneş örneğinde olduğu gibi, kainattaki herbir şey sonsuz ihtimalden bir ihtimalle vücuda gelmiştir. O zaman ihtimalle değil bir irade ile gelmiş. İşte bu Allah'ın sonsus iradesidir. Demek, irade varsa çıkış yolu var.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı