"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çoluk-çocuğumuzu ateşten korumak

Ali FERŞADOĞLU
03 Mart 2021, Çarşamba
Başta anne-babalar olarak çocuk, akraba ve komşularımızı koronavirüs, hastalıklar, belâ ve musîbet, maddî tehlikelerden korumaya çalıştığımız gibi Darwinizm, deizm, ateizm, Kemalizm, dinsizlik, ahlâksızlık gibi dehşetli cereyanlardan da korumak mükellefiyetindeyiz.

Zira, bunlar basit bir mesele değildir. Ve Rabbimizin de kesin emridir (mealen): “Ey inananlar! Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun!” (Tahrim Sûresi, 6) 

Unutmayalım problemsiz ve sıkıntısız bir dünya yoktur! “İnsan, imtihan, hizmet ve faaliyet” olan yerde sıkıntı ve problemler kaçınılmazdır: Peygamberimizin (asm) Hane-i Saadetlerinde, Asr-ı Saadet’te, Aşere-i Mübeşşere (Cennetle Müjdelenen 10 Sahabi) arasında da problem yaşanmıştır.

O halde ferd, aile ve toplum olarak sık sık birçok sıkıntı ve problemle karşılaşacağız. Önemli olan bunların neresinde olduğumuz: Çıkaran, körükleyen, ilgilenmez tarafında mı, yoksa çözmeye çalışan tarafta mıyız? İşimiz elbette metanetimizi yitirmeden sebat ve hamiyetle çözmeye çalışmak. Ki, “Hamiyet (meşrû ve mukaddes işler için gösterilen gayret) ise, şiddet-i mevânia (engellerin şiddetine) karşı şiddetle metânet etmektir (dayanıklık, sağlamlık ve dayanışma göstermektir).” (Bediüzzaman, Münâzarât, s. 30)  

Farkına varmalıyız ki, “Herkesin ve bilhassa Müslümanların başına öyle bir hâdise ve öyle bir dâvâ açılmış ki, her adam; eğer Alman ve İngiliz kadar kuvveti ve serveti olsa ve aklı da varsa, o tek dâvâyı kazanmak için, bilâtereddüt sarf edecek… Herkesin-îman mukabilinde-bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlar ile müzeyyen ve bâkî ve dâimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış.” (Bediüzzaman, Meyve Risâlesi, s. 32-34) 

Basit problemler karşısında ümitsizliğe ve şaşkınlığa da düşmemeliyiz. Zira, Risale-i Nur’da “Her müşkül halledilir, her suale cevap verilir.” (Bediüzzaman, Tarihçe-i Hayat, s. 45) 

Bu nerede ise bir asırdır ispat edile geldi… O halde, “anlayarak ve kabul ederek” okumalı, müzakere, mütalâa etmeliyiz.  

Öyle ise, “dünya ve sonsuz hayatımızın huzur ve mutluluğu” için buna odaklanmalıyız. Risale-i Nur’u eşler ve çocuklar olarak aile boyu da, “anlayarak ve kabul ederek okumalı.” 

Okunma Sayısı: 1395
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı