"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Firavun’un etbaı niçin boğuldu?

Ali FERŞADOĞLU
02 Eylül 2021, Perşembe
Tarih kitapları da Nuh Tufanı, Ad, Semud, eski Mısır halkı ve Firavun ve daha nice topluluklar nasıl helake müstahak oldukları anlatılır.

Soru şu: Emirleri veren Firavun, krallar, vezirler, yöneticiler; etbalarının ve halkın ne suçu var? 

Şu âyet mealleri bu bunun sebebini anlatır: “Başınıza gelen herhangi bir musîbet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Bununla beraber Allah çoğunu affeder.” (Şûrâ Sûresi, 30) 

Gerçek şu ki, Allah hiçbir konuda insanlara en küçük bir haksızlık yapmaz; fakat hep insanlardır kendilerine haksızlık ederler. “İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de tuttukları kötü yoldan dönerler.” (Rûm Sûresi, 41) 

Peygamberimiz (asm), “Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur!” (Hud Sûresi 113) âyetini şöyle tefsir etmiş: “Bir toplulukta bir takım günahlar işlenir, işlemeyenler o günahları işleyenlerden daha güçlü ve daha çok oldukları halde, engel olmazlarsa, mutlaka Allah hepsine birden cezâ verir.” (Ebû Dâvûd, Melâhim, 17; vd) 

“Deniz dibindeki balıklar dahi günahkâr ve zâlimlerden şikâyet ediyorlar ki, onların yüzünden yağmur kesilir, hattâ bizim nafakamız azalır.” (Tergip ve Terhib, 1:281, 3:314) 

“Birgün Peygamberimize (asm), ‘içimizde iyi insanlar varken, helâk olur muyuz?’ diye sorulmuş. O da, ‘Evet, ahlâksızlık ve günah çoğaldığı zaman helâk olursunuz?’ buyurmuşlardır.” (Buhârî, Fiten 4; Müslim, Fiten 4) 

Şu halde, isyan, küfür, nankörlük, haksızlık, zulüm sebebi, yalnızca yöneticiler değil; onları “fiilen, iltizamen ve iltihaken” destekleyen ve yanlışlarına ses çıkarmayanlardır. 

“Üçüncü suâl: Bâzı eşhâsın hatâsından gelen bu musîbet, bir derece memlekette umumî şekle girmesinin sebebi nedir? 

Elcevap: Umumî musîbet, ekseriyetin hatâsından ileri gelmesi cihetiyle, ekser nâsın o zâlim eşhâsın harekâtına fiilen veya iltizâmen veya iltihâken taraftar olmasıyla, mânen iştirak eder, musîbet-i âmmeye sebebiyet verir.” (Sözler, s. 158) 

İltihaken, söz konusu zulüm cephesine katılmaktır. Katılır, ama, kılıç sallamaz, darbe vurmaz. İltizamen zulüm cephesinde görev almamakla birlikte, kalben o cepheyi destekler, taraf olur. Meselâ, böyle bir hareketin yayın organlarına para vermekle maddeten onları desteklemek de zulme iştirak sayılır. 

Okunma Sayısı: 1835
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    2.9.2021 06:23:50

    Bu zamanda ehl-i iman dahi bu dehşetli zulümlerle manen ve maddeten destek oluyor. Maalesef büyük günahlara ortak oluyor. Allah muhafaza etsin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı