"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Farklıysan, farkını fark et

Harun SÖZLER
07 Nisan 2026, Salı
Yeryüzünde milyonlarca Müslüman namaz kılıyor, oruç tutuyor, dua ediyor.

Hepsi aynı kıbleye yöneliyor, aynı kitabı okuyor, aynı Peygamber’e inanıyor.

Peki insan bazen kendine şu soruyu sormaz mı:

Benim kulluğumun farkı ne?

Seri üretim yapan bir fabrikanın mamulleri gibi birbirinin aynı mı olmalıyız; standart kalıplar içinde sıradan mı kalmalıyız? Yoksa üstünlüğün ölçüsü olan takvaya sarılıp kulluğumuzu daha derin, daha dikkatli ve daha şuurlu hâle getirerek bir fark mı ortaya koymalıyız?

Bir Müslüman, farzlarını yerine getirip kebairden uzak durduğunda dinin temel vazifelerini yapmış olur. Namazını kılar, orucunu tutar, haramlardan kaçınır. Bu, kulluğun asgarî sınırıdır ve insanı sorumluluktan kurtarır.¹

Fakat bu, Allah ile kurulan muhabbet ve bağ için de asgarî bir sınırdır. Peki muhabbeti, huşûyu ve kulluğun lezzetini tatmak için bu yeterli midir?

Kulluk, bu sınırlar içinde tamamlanmış sayılabilir; fakat kalbin Rabbine yakınlaşması çoğu zaman bu sınırın ötesinde başlar.

Namaz kılmak herkes için bir vazifedir ve kuralları aynıdır. Milyonlarca Müslüman, küçük farklılıklar dışında aynı şekilde namaz kılar. Fakat bir insan namazını daha dikkatle kılar, tadil-i erkâna riayet eder ve namazını daha da güzelleştirmeye çalışırsa, bu onu diğerlerinden ayıran bir fark hâline gelir.

Fark bazen de hep aynı şekilde tekrar edilen, ezberlenmiş ve çoğu zaman duygudan uzak cümleler yerine kalpten doğan, samimiyetle edilen bir duada ortaya çıkar.

Kendine ait, şahsına münhasır bir salavat veya bir istiğfar; insanı milyonların tekdüzeliğinden ayıran ince ama kıymetli bir fark olabilir. Elbette bunlar farz değildir; fakat kulluğun derinleştiği ince mânâlara açılan kapılar hükmündedir.

Bir yandan nafile ibadetlere yönelmek, bir yandan kaza namazlarına ehemmiyet vermek, dinini daha çok öğrenmeye azmetmek; hatta bunu bir dava hâline getirmek insanı farklı bir konuma, belki de farklı bir nazara götürür.

“Benim Rabbimle aramda bana ait bir şey olsun.” düşüncesi bile kullukta ayrı bir derinlik oluşturur.

İslâm tarihinde birçok âlim ve salih insan, kulluğunu yalnızca farzlarla sınırlamamış; kendisine ait bir ibadet disiplini kurmuştur. Bu isimlerden biri de şüphesiz Bediüzzaman Said Nursî’dir.

Onun hayatına bakıldığında, yalnızca ilimle meşgul olan bir âlim değil; aynı zamanda ibadet hayatına olağanüstü bir titizlik gösteren, kendine has bir üslubu olan bir dava adamı görülür. Sürgünler, mahkemeler ve hapis yılları boyunca bile bu hassasiyetini korumuştur. İslâm’ı hayatının her safhasına hâkim kılmış, bütün ömrünü kuşatan bir şuur hâline getirmiştir.

Kulluğun yalnızca yerine getirilen bir görev değil; insan ile Rabbi arasında kurulan derin bir bağ ve büyük bir dava olduğunu gösteren muazzam bir örnektir.

Gece gökyüzüne bakıldığında milyonlarca yıldız görülür. Hepsi aynı semanın altında durur; fakat her birinin ışığı farklıdır.

İnsan da böyledir.

Kulluğun içindeki takva, dikkat ve ihlâs, insanın manevî yıldızını parlatır. İnsan a‘lâ-yı illiyyîne yaklaştıkça parlar, esfel-i sâfilîne yaklaştıkça sönükleşir.

Nasıl ki semada yıldızların parlaklığı aynı değildir; öyle de kulluk semasında insanların dereceleri bir olmaz. Kiminin yıldızı sönük kalır; kimininki ise semayı aydınlatacak kadar parlar.

Ve insan, hangi yıldız olacağını kendi kulluğuyla belirler.

Dipnotlar;

1- Risale-i Nur Külliyatı, Kastamonu Lâhikası, 97. Mektup

Okunma Sayısı: 153
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı