"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Her insanın içtimaî bir nevi vazifesi bulunabilir”

Ali FERŞADOĞLU
10 Haziran 2021, Perşembe
“Euzubillahiminneştani vessiyaseti” diyen Üstad Bediüzzaman’a göre sosyal bir varlık olan insanın herbir içtimaî/siyasî dairede bir çeşit vazifesi bulunabileceğine dikkat çeker ‘Dördüncü Mesele’de. Hayat dairelerindeki vazifeleri tasnif ile “siyasî yol haritasını” da çıkarır:

“Birbiri içinde mütedâhil dâireler gibi, her insanın kalb ve mide dairesinden ve ceset ve hane dairesinden, mahalle ve şehir dairesinden ve vatan ve memleket dairesinden ve küre-i arz ve nev-i beşer dairesinden tut, tâ zîhayat ve dünya dairesine kadar, birbiri içinde daireler var. Herbir dairede, herbir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir. Fakat en küçük dairede en büyük ve ehemmiyetli ve daimî vazife var. Ve en büyük dâirede en küçük ve muvakkat ara sıra vazife bulunabilir.” (Bediüzzaman, Şuâlar, s. 184)

Burada sözü edilen hayat şemasındaki vazifeleri şöyle: “Kalb, mide, ceset ve hane (aile)” özel ve “en küçük dairede, en büyük, en önemli ve devamlı” vazifeler var. Çünkü, kalb, iman mahalli, manaların çıkış yeri, olumlu-olumsuz duyguların üretim ve işletim merkezidir. 

Mide, hayat için öremlidir ve insanoğlunun ilk imtihanı gıda ile olmuştur. Cesed/beden ve organları bir emanettir. Bakımı, korunması ve herbir uzvun ibadetinin ifa zorunluluğu vardır. 

Dolayısıyla bu dört daire, “etkili, sorumlu” olduğumuz alanlardır. 

“Mahalle, şehir, vatan, memleket, küre-i arz (dünya), nev-i beşer (insanlık) ve canlılar (çevre kamu, yani içtimaî, siyasî dairelerdir. Ve geniş, büyük dairelerde “en küçük, muvakkat ara sıra vazifeler” bulunabilir.  

Bunlar pek etkili ve sorumlu, diğer bir ifadeyle “çok az etki ve sorumlu” olduğumuz ilgi alanlarıdır.   

Demek ki, insan içtimaî/siyasî alanla da özellikle ilgilenmelidir. Şu halde hiç kimse, “Euzubillahimineştani vessiyaseti” tabirini yanlış yorumlayıp, “İçtimaî/siyasî hiçbir meseleyi kabul etmiyorum!” dememeli. 

İlgilenmeli, ama, dozajı, zamanı ve “etki ile ilgili” alanlarını dengelemek şartıyla. 

Zira, “Büyük dairenin câzibedarlığı cihetiyle küçük dairedeki lüzumlu ve ehemmiyetli hizmeti bıraktırıp lüzumsuz, mâlâyani ve âfâkî işlerle meşgul eder. Sermaye-i hayatını boş yerde imha eder. O kıymettar ömrünü kıymetsiz şeylerde öldürür. Ve bazen bu harp boğuşmalarını merakla takip eden, bir tarafa kalben taraftar olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur.” (Bediüzzaman, Şuâlar, s. 184) 

Okunma Sayısı: 757
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı