"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Koronavirüsten yaratılışın ana gayesine

Ali FERŞADOĞLU
16 Mart 2020, Pazartesi
Koronavirüs gibi mikropların aslında bir de önemli ikaz vazifesi vardır.

Bu bir İlâhî ikazdır ve bizi araştırmaya, teyakkuza sevk etmekte ve kendimize gelmemize vesile olmaktadır.

Çevresini gözlemleyen herkes şunu apaçık görür: Mikroplardan zehire, kayalardan madenlere, bitkilerden unsurlara, hayvanlardan kadar yaratılmış varlıkların bir ana pek çok tâli gayesi, hikmetleri vardır.

Psiko-sosyoloji; evlerin inşa edilmesinin asıl ve en büyük gayesinin güven içinde barınmak diye ifade eder. Ne var ki, sadece barınak olarak istifade etmeyiz. Bazı odalarını kitaplık ve okuma yeri olarak ayırabilir, büro haline çevirebilir, misafir kabul edebilir, sohbetler düzenlenebilir, vs.

Keza, çakı bıçağının yapılmasının ana gayesi, ufak-tefek kesim işleri yapmaktır. On iki ve daha çok fonksiyonlu ‘İsveç bıçakları’nı düşününüz: Çatal, testere, tırnak makası, delgi, şişe kapak açacağı olarak da kullanılıyor.  

Bu perspektiften kendimizi ve hayatı sorguladığımızda şu sonuca varırız: Her varlığın kendi beden ve ruh yapısına göre bir ana, birçok tâli vazifesi olduğuna göre; öyle ise, varlıkların en muhteşemi ve antika bir sanat eseri olan insan da böyle olmalıdır.

Hiç şüphesiz ki, insanın yaratılışının ana gayesi; yeme-içme ile üreme olamaz. Çünkü, bütün canlılar yer, içer ve ürerler. İnsanın en büyük özelliği, akıl, kalp ve vicdan ve “irade” gibi ulvî duygular taşımasıdır.

Akıl ölçme - değerlendirme, kalp iman etme / tapınma (en ilkel insanlarda da bu duygu vardır) ve sevme, vicdanen gerçeği teslim edip teşekkür etme potansiyelinde yaratılıp dizayn edilmiştir.

Şu halde, insan ne maden, ne bitki, ne de hayvan gibi yaşayabilir. İnsaniyet şerefine lâyık bir hayat sürdürmesi gerekir. O halde, insanın dünyaya gönderilmesinin asıl gayesi Yaratıcısını tanımak, Ona iman ile verdiği sayısız nimetlere karşı ibadetle teşekkür etmek olduğu apaçık anlaşılmaz mı? Ki, bu antika insan sanatının Sani’i, gönderdiği son mesajda, “Cin ve insanları Bana iman ve ibadet etmek için yarattım” şeklinde beyan ederek açıklar.

Zaten, insanoğlunun tarihten günümüze batıl, ilkel veya yanlış da olsa bir şeye inanması, muhayyel bir güce tapınması; bu duygunun yaratılışta yapısına konduğunu; nefes almak gibi temel bir ihtiyaç olduğunun delildir. 

Okunma Sayısı: 1989
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı