"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân’da devlet unsurları ve fert (2)

Ali FERŞADOĞLU
26 Haziran 2019, Çarşamba
Bunu da, baskı ve maddî güçle değil; “Bürhana tâbi ederek akıl ve fikir ve kalbe imân hakikatlerini, ahlâkî değerleri, fazîleti” (Said Nursî, Tarihçe-i Hayatı, Yeni Asya Neşriyat, Alm. 1993, s. 80.), zihin ve gönüllerde tesbit ederek gerçekleştirir.

Çoğunluğun zihin ve gönlüne imân esaslarını yerleştirmeden böyle bir teşebbüs akim, neticesiz kalır.

Kur’ân, öncelikle, “siyasî sistemi, devleti” değil, ferdi ele alır. Önce, akıl, kalb, gönül ve ruhları ilmen ve fikren inşa etmeyi tavsiye eder. Bilhassa tevhîd, yâni Allah’ın varlığı, birliği, azameti, sonsuz isim ve sıfatları zihinlerde tesbit edilir.

Devlet teşkilâtına dâir bir iki âyet mevcut iken, “imân, ahlâk, fazîlet, tebliğ ve irşada” dâir binlerce tavsiye ve teşvik vardır.

Evet, imân esasları, ibâdet ve güzel ahlâkın tebliği, binlerce âyet-i kerîme ile ferde yüklenmiştir. Nitekim, Kur’ân’da, “devlet” ile ilgili iki sözcük, insanın idâresi ile ilgili, birkaç sözcük geçmektedir. Bu da ağırlığı nereye vermemiz gerektiğini göstermektedir. 

Zâten, bir toplumda, sistemi teşkil eden bütün katmanlarda yüzde 60-70 ekseriyet teşkil etmeden, hükümranlık sürülemez.

Ferdler âileyi, âileler cemiyeti, cemiyetler de devleti teşkil eder. Dolayısıyla, akıl ve kalbler, Kur’ân hakikatleriyle bezenmeden, imânın güzellikleri süslenmeden, onlardan gerçek fazîlet beklenemez. Çünkü, “Hürriyet, umum efradın zerrat-ı hürriyatının muhassalıdır (bütün ferdlerin hürriyet atomlarının birikimidir). İslâm siyâseti de bu ortamda yeşerir, hareket eder.

Yeri gelmişken, Hulefâ-i Râşidîn’in, o zamanın şartlarına ve imkânlarına göre, “seçim”, yâni “biât” usûlüyle iktidara geldiklerini belirtelim. Dolayısıyla bu devir, aynı zamanda bütün asırlar için uyulması gereken yegâne modeldir.

Demek ki, İslâm devletten önce bilgi, ilim, önce imân, önce ibadet, önce fikir, tefekkür, önce proje, önce program getirir. Bu her sistemde, her işte, her faaliyette böyle değil midir?

Bunları zihinlerde, kalb ve gönüllerde tesbit eder. Sonra, teşekkül eden bu topluluk üzerine, “siyasî-hukûkî, askerî” teşkilâtları kurdurur. 

Okunma Sayısı: 714
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı