"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Menfaat üzerine dönen canavar siyaset” kişilikleri bozar!

Ali FERŞADOĞLU
23 Ocak 2024, Salı
Kişilik bozukluğu (sosyopatlık), rûh/duygulardaki dengesizlik ve düzensizliği ifâde eder. Bâzen öfke, kızgınlık, bâzen endişe, korku şeklinde görünür.

Kişilik bozukluğu ile alâkalı davranış düzensizlikleri, duygu uyumsuzlukları, çocukluk yılarından beri süregelir. Çocuklukta normal olan dengesiz hareketler; gençlik ve olgunluk yaşlarında anormaldir. Sürekli çatışma ve gerginlik içindedir. Çevre ve toplumla uyum sağlayamaz. Kanun, düzen ve çevreye uymadığı gibi, çevreyi kendisine uydurmak ister. Toplumun değerlerini reddeder; düzenine bilerek aykırı hareket eder; düzeltmeye veya yıkmaya çalışır. (Sosyopatların, resmi makam ve mevkilerde bulunmaları sosyopatlıklarını önlemez.) Serseri, alkol ve uyuşturucu bağımlısıdır, vs. Bunlar, rûhî hastalıklara daha yatkın; şizofreni, duygu, his bozuklukları ve bağımlılık ihtimali yüksektir. Genel olarak, davranışlarının başkaları üzerindeki tesirinden veya tesirli davranamamaktan da şikâyet ederler. 

Çocuk yaşta tahkiki iman, sağlam bir eğitim ve terbiye şarttır. Aksi halde aile, toplum ve değerlerine yabancılaşırlar. Ne yazık ki, eğitim sistemimiz; kitle iletişim vasıtaları ve bilhassa siyaset, davranış bozukluklarına, ruh ve duygu sapmalarına itiyor. “Siyaset için sevmek, siyaset için buğz etmek.” düstur-u şeytanî hükmedip, melek gibi bir hakikat kardeşine adâvet ve elhannâs gibi bir siyaset arkadaşına muhabbet ve taraftarlıkla zulmüne rıza gösterip cinayetine manen şerik”1 eder. “Bu zamandaki (yalancı, gaddar, menfaat üzerine dönen canavar ve cazibedar)siyaset kalbleri ifsat edip asabî ruhları azap içinde bırakır.”2 

Bu siyaset, kimilerini şehvet, makam-mevki bağımlısı yapar! Kendisi, manevi değerleriyle çelişkiye düşürür, zulüm, faiz, enflasyon ve sair gayr-i meşru fiillerle kişiliğini bozar. “Evet, şimdi küre-i arzda herkes ya kalben, ya ruhen, ya aklen, ya bedenen gelen musibetten hissedardır, azap çekiyor, perişandır… Lüzumsuz ve mâlâyâni bir surette vazife-i hakikiyelerini ve elzem işlerini bırakıp âfâkî ve siyasî boğuşmalara ve kâinatın hadisatına merakla dinleyerek, karışarak ruhlarını sersem ve akıllarını geveze etmişler.”3 Tedavi, “dünyadaki hayatın dahi saadet ve lezzetini isteyenler, hadsiz tecrübeleriyle, Risale-i Nur’un imanî ve Kur’ani derslerinde…”4 

Dipnotlar: 

1-Kastamonu Lâhikası, Enst./inter., s. 89.; 

2-Sikke-i Tesdik-i Gaybî, Enst./intr., s. 185.; 

3-Kastamonu Lâhikası, s. 90.; 

4-Kastamonu Lâhikası, s. 90. 

Okunma Sayısı: 1026
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mustafa Gürbıyık

    23.1.2024 18:25:36

    Tebrik ederim Ali kardeşim..Hepimiz şahidiz ki,siyaset insanların ahlak vr karakterini bozuyor.Muhakeme yeteneğini çürütüyor..Tarafgir olduğu partilerin hata ve veballerini çuvala basıp,diğerlerini de duvara asıyor..Ve de zulümlerine ortak oluyor bilmeden..Bizler,Risale-i Nurlardan aldığımız ders ve ölçülerle siyasetten uzak kalmalıyız ki,elinde topuz var,dedirtmemeliz.Bunu dedirtiyorsak,çok ağır vebale gireriz..Imanımızı ve imanları kurtarmak davası dünyalara bedel..Başkasının ve kendimizin ebedi hayatı en büyük dava değil mi?

  • Ömer

    23.1.2024 11:28:43

    siyaset, kimilerini şehvet, makam-mevki bağımlısı yapar! Kendisi, manevi değerleriyle çelişkiye düşürür, zulüm, faiz, enflasyon ve sair gayr-i meşru fiillerle kişiliğini bozar. “Evet, şimdi küre-i arzda herkes ya kalben, ya ruhen, ya aklen, ya bedenen gelen musibetten hissedardır, azap çekiyor, perişandır… Lüzumsuz ve mâlâyâni bir surette vazife-i hakikiyelerini ve elzem işlerini bırakıp âfâkî ve siyasî boğuşmalara ve kâinatın hadisatına merakla dinleyerek, karışarak ruhlarını sersem ve akıllarını geveze etmişler.”3 Tedavi, “dünyadaki hayatın dahi saadet ve lezzetini isteyenler, hadsiz tecrübeleriyle, Risale-i Nur’un imanî ve Kur’ani derslerinde…” Binlerce tebrikler ediyoruz. Risale-i Nur ile bu hakikati anlatmanın farklı yolları göstermeniz takdire şayan.👏👏👏🌅

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı