"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yanlış yapan imama uyulmaz; uyarılır!

Ali FERŞADOĞLU
03 Aralık 2020, Perşembe
İslâm âleminin en büyük problemi hürriyeti/ meşrûtiyet/ demokrasinin yokluğudur.

Dolayısıyla fikir hürriyeti, şeffaflık, sorgulamak, mihenge vurmak yoktur. Bu ise, “riyaset-i şahsiyeyi, tek kişiyi-imamı, şeyhi, hocayı her kim ise-körü körüne bağlılığı getiriyor. Bunlar da “hatasız ve layüsel” kabul ediliyor. Bu ise, batıl düşünce ve hurafeleri getiriyor. Bu ise, gelişmeyi, ilerlemeyi, terakkiyi durduruyor! 

Bazıları da kasten yanlış ve batıl şeyleri yayar. “Hiçbir müfsit/ bozguncu ben müfsidim demez, daima suret-i haktan görünür.” O zaman mihenge vurarak sorgulamalıdır.  

Diğer taraftan, her Müslüman, “Emr-i bil-ma’ruf nehy-i an-il-münker, yani, “doğru, iyi, güzel, hakkı emretmek, anlatmak; kötü, yanlış, çirkinden men etmekle” mükelleftir. (Lokman Sûresi, 17)  

Ayrıca, Peygamberimizin (asm), “Bir kötülüğü gördüğünüzde elinizle, elinizle düzeltemezseniz dilinizle, dilinizle de düzeltemezseniz kalbinizle buğz edin. Bu da imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman, 78) gibi pekçok direktifi vardır.  

Namazda bile yanlış yapan imama uyulmaz! Bilâkis namaz içinde uyarılır! Meselâ imam, akşam, yatsı ve sabah namazlarında yanlış, eksik okur veya yapılmaması gereken bir hareket yaparsa cemaat “Subhanellah” diyerek onu ikaz eder. 

Meselâ, fazladan secde yaparsa cemaat ona uymaz, bekler. Meselâ, unutarak beşinci rekâta kalkarsa, yani teşehhüdü unutursa, arkadaki cemaat teşehhüdde bekler, onunla kalkmaz. İlaahir! 

Namazda bile hata yapan, yanlış okuyan imam düzeltilirse, nerede kaldı ki, sosyal, siyasî, idarî yanlışlar yapanlar düzeltilmesin! 

Bununla da mükellefiz zaten: 

“Ma’rufa sarılın, münkerden de kaçının!” (Ebu Davud, Melahim 17/4341); diyen Peygamberimiz (asm), mealinin bir bölümünü aktardığımız yukarıdaki âyeti, şöyle de tefsir eder: “Hayatımı kudreti elinde tutan Zat’a yemin ederim ki, ya ma’rufu emreder, münkeri yasaklamaya çalışırsınız veya Allah size, tarafından bir azap gönderecektir. Sonra siz O’na duâ edeceksiniz, fakat duânız kabul edilmeyecektir.” (Tirmizi-Riyazüssalihin-173) 

Hürriyet, demokrasi, meşveret, adalet, sorgulama ve şeffaflığın olmadığı yerde yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet alır başını gider. Hürriyet imanın özelliğidir. Şeffaflık, sorgulama hürriyet ile, fikir hürriyeti ile olur.

Okunma Sayısı: 1926
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan ÇALIŞAN

    3.12.2020 14:31:21

    Ortaçağ'da Hiristiyanlar papaları papazları ve ruhbanları körü körüne taklit ediyorlardı. Papayı, papa seçilir seçilmez kutsal ruh olarak görüyorlar, bugün dün söylediğinin tersini bile söylese ,doğru kabul ediyorlardı. Katoliklik doğmatizmi ve körü körüne taklit getirdiği için bir çok insanın dalaletine (fikri sapıklık)sebep olmuştur. Protestanlık buna tepki olarak ortaya çıkmış. Bu anlayışa görede; kutsal kitaptan her kişinin ondan anladığını doğru kabu etmekle tefrite savrulmuştur. İslam ise akla, fikre ve ilme gereken önemi verdiği için, insanların ifrat ve tefritten kurtarmış ve insanları doğru yola ulaştımıştır.

  • Oğuz Kağan

    3.12.2020 11:24:01

    İmamı kim uyaracak, teşkilatı peşine takılmış, güle oynaya ardı sıra izinden gidiyor. Herkes halinden memnun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı