"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

"Dünya Çevre Günü"nde kulak vermemiz gereken uyarılar

05 Haziran 2020, Cuma 14:49
Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye Direktörü Rifat Ünal Sayman, Türkiye'de ve dünyada 2020'deki sera gazı salımlarının 2019'un altında kalacağını ancak bu azalışın geçici olduğunu belirterek, Çin'de sera gazı salımlarının şimdiden Kovid-19 öncesi seviyeye ulaştığını bildirdi.

Sayman, yaptığı açıklamada, 1972'de Birleşmiş Milletler tarafından Stokholm'de dünyanın ilk uluslararası çevre konferansının düzenlendiğini belirterek, burada çevre sorunlarının ilk kez uluslararası düzeyde tartışıldığını ve modern çevre sorunlarına ilişkin farkındalığın artmasının sağlandığını anlattı.

Bu nedenle Stokholm Konferansı'nın ilk günü olan 5 Haziran'ın "Dünya Çevre Günü" olarak ilan edildiğini anımsatan Sayman, şunları belirtti:

"Geride bıraktığımız yıllarda çevreyi korumayı başarabildik mi? Elimizdeki veriler bunun tam tersini söylüyor. Maalesef dünya üzerinde insanoğlunun ayak izi hızla artmaya devam ediyor. 1972 yılında dünya nüfusu 3.8 milyar iken, ikiye katlanarak 7.8 milyara ulaştı. Haziran 1972'de 329.09 ppm (milyonda bir parçacık) olan atmosferdeki karbondioksit oranı 1 Haziran 2020’de 418.32 ppm ile kaydedilen en yüksek değere, Kovid-19 tedbirlerine rağmen ulaştı. Dünyamız bu değeri en son yüzbinlerce yıl önce görmüştü."

Sayman, Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Çevre Günü teması olarak bu yıl "biyoçeşitlilik" konusunun belirlendiğini, dünyanın karnesinin bu konuda da kötü olduğunu vurguladı.

Tür ve tabii hayat alanı kaybına dikkati çeken Sayman, "2017 yılında Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nde yayınlanan bir makale, geride bıraktığımız yüzyıl içinde memeli hayvanların yayılış alanlarının yüzde 80'ini kaybettiklerini, 1970'den günümüze kadar ise seçilen 3 bin tür için, canlı sayısının yüzde 50 azaldığını ortaya koyuyor." diye konuştu.

"Kovid-19 ve iklim krizi oldukça ilişkili"

Sayman, 2020'nin ilk günlerinde uluslararası gündem konularının ilk sıralarında "iklim krizi"nin yer aldığına işaret ederek, ocak ayında haber bültenlerinin ana konusunun, iklim değişikliğiyle ilişkili olarak, Avustralya'daki yangınları olduğunu hatırlattı.

Kovid-19 ve iklim krizinin oldukça ilişkili iki konu olduğunu vurgulayan Sayman, şöyle konuştu:

"İlk olarak bilim adamları salgın hastalıklar ve iklim değişikliği konusunda hepimizi uyardılar, uyarıyorlar. Tüm bu uyarılara rağmen Kovid-19, uluslararası kuruluşların ve devletlerin bu konularda yeteri kadar hazırlanmadığını net bir şekilde ortaya koydu. İklim krizinin gezegen ve medeniyet üzerindeki etkisi Kovid-19'dan çok daha olumsuz olacak. İklim değişikliğinin insan sağlığı üzerinde çok sayıda olumsuz etkisi bulunuyor. Bu olumsuz etkiler sel, sıcak hava dalgası ve benzeri doğrudan etkiler olabildiği gibi, özellikle hastalık yayan canlıların daha fazla hastalık yaymasıyla da görülebiliyor. Örneğin, sıcak havalar dolayısıyla daha uzun süre hayatta kalabilen sivrisinekler daha geniş bir alana yayılabiliyor ve daha fazla insanı hasta edebiliyor."

Sayman, koronavirüsle mücadele kapsamında alınan önlemlerin küresel ölçekte sera gazı salımlarını, talepte yaşanan daralmaya bağlı olarak azalttığını aktararak, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'nin sera gazı salımları yüzde 17.4 seviyesinde büyük bir düşüş gösterdi. Türkiye'de ve dünyada 2020 yılı sera gazı salımları 2019'un altında kalacak. Ancak, bu azalışı geçici düşünmek gerekiyor. Üretim alt yapısı ve tüketim talebi değişmediği sürece, kısa süre içerisinde tekrar eski salım seviyelerine ulaşılmasını bekleyebiliriz. Çin'de sera gazı salımları şimdiden Kovid-19 öncesi seviyelerine tekrar ulaşmış bulunuyor." ifadelerini kullandı.

"Tek bir dünya"

REC Türkiye Direktörü Sayman, dünyanın evrendeki trilyonlarca gezegenden biri ve "okyanusta bir su damlası" olduğuna dikkati çekerek, "Buna rağmen eşsiz ve benzersiz. Dünyamızı eşsiz ve benzersiz kılan ise canlılara ev sahipliği yapması. Bu nedenle bu slogan bugün hala geçerliliğini koruyor." dedi.

Kuruluş amacı başka gezegenlerde koloniler kurmak olan "SpaceX"in, bu ayın başında uluslararası uzay istasyonuna iki astronotu götürdüğünü ifade eden Sayman, uzay yolculuğu fikrinin birçok açıdan, çevre sorunlarıyla ilişkili olduğunu da kaydetti.

SpaceX'in insanlı seyahatinin "Tek bir dünya" gerçeğini değiştirmeye yetmediğini anlatan Sayman, "Başka bir dünyada yaşam kuracaksak, bunun için hala zaman ve kaynağa ihtiyacımız var. Bunun ilk kuralı dünya üzerinde sürdürülebilirliği sağlamak. Hala başka dünya yok." değerlendirmesinde bulundu.

AA

Okunma Sayısı: 956
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı