"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ankara, “AB karşıtı” olanların tahrikine gelmemeli

Cevher İLHAN
15 Mart 2019, Cuma
Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda oylanan “2018 Türkiye Raporu”nda, “Türkiye ile ilgili bütün kırmızı çizgilerin aşılıp bu şartlarda katılım müzâkerelerinin devamının mümkün olmadığı”na dikkat çekilip, “müzâkereleri askıya alma teklifi”, aslında Türkiye’nin son yıllarda “hibrit-melez demokrasiler” kategorisindeki durumuna son bir not düşüyor.

109’a karşı 370 oyla kabul edilen AP kararında, öncelikle “İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı - tarafsızlığı, basın özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele” başta olmak üzere birçok temel kriterde Türkiye’ye yönelik uyarılar sıralanmış.

Ne var ki, raporun doğruları ve yanlışları tahlil edilmeden başta iktidar partisi sözcüsü olmak üzere “iktidar cephesi”nden peşinen “Irkçılara teslim olmuş AP’nin verdiği not bizim açımızdan değersiz, hükümsüz ve itibarsızdır” türü tepkilerin verilmesi ve Cumhurbaşkanı sözcüsünün “yok hükmündedir” çıkışı, AKP iktidarında Ankara’nın “vizyon daralması” olarak açığa çıkıyor.

TÜRKİYE’NİN YÜZÜNE AYNA TUTUYOR

Zira AP, AB’nin yürütme organı olan ve üye adayı ülkelerle müzâkereleri yürüten Avrupa Komisyonu’na Türkiye’nin katılım sürecinin askıya alınması tavsiyesinin esas sebeplerinin başında insan hakları ihlâlleri ve hukukun üstünlüğündeki gerilemenin AB adaylık ile çeliştiği vurgulanıyor. 

Vakıa şu ki, rapordaki Türkiye’de OHAL’in kaldırılmasından memnuniyet duyulduğu belirtilip, OHAL operasyonları kapsamındaki “uzun tutukluluk süreleri ve kötü muameleden” endişe duyulduğunun ifâde edilmesi ve Erasmus programındaki öğrencilerin akademi dünyası ve gazetecilerle ilgili programlara yatırılması önerileri değerlendirilebilir. Türk vatandaşlarına taahhüt edilen vize serbestisi, bundan özellikle öğrencilerin, akademisyenlerin, iş insanlarının ve AB ülkelerinde akrabaları olanların istifadesi hususları üzerinde durulabilir. 

Keza Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin Türkiye ile AB arasında “zaten güçlü olan bağların” daha da güçlenmesine vesile olacağına dikkat çekilen raporda, bu nedenle “kapının açık tutulması” tavsiyesiyle bunun “Türkiye’deki insan hakları reformlarının teşvik edilmesinde bir araç olarak kullanılması gereği olumlu olarak önemsenebilir.

Yine Türkiye’nin Suriyeli göçmenlere yönelik politikasından övgüyle bahsedilip, “Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyonların “endişe verici olduğu” kaydedilmesi, Ankara’nın yedi senedir saplandığı yanlış ve akıbetsiz “Suriye politikaları”nın tâdili açısından ele alınabilir.

Özetle, elbette ki AB’nin de bir dizi yanışı ve çelişkisi var. Özellikle AKP iktidarında Ankara’nın AB’yi dışlayan agresif ve sığı politikaların da etkisiyle, “Kıbrıs sorunu”nda olduğu gibi AB mercileri küresel ifsad şebekelerince şaşırtılarak Türkiye hakkında bazı hatalı sonuçlara varıyor.

Ancak, müzâkere sürecinin tamamen durdurulmasını değil, askıya alınmasını öneren AP’nin son kararında açığa çıktığı gibi, özellikle demokrasi, insan hakları ve hürriyetleriyle hukukun üstünlüğünde AB’ye vaad edilen kriterler çerçevesinde Türkiye’nin yüzüne ayna tuttuğu da bir gerçek.

HİÇBİR İŞE YARAMAYAN REDDİYELERLE…

Bu açıdan, Türkiye’nin jeostratejik konumu dolayısıyla Avrupa’nın ve bölgenin güvenliğinde önemli rol oynadığını belirtilerek, 2002’den bu yana AB’nin terör listesinde olduğunun nazara verildiği ve terör örgütü PKK’nın Türkiye’de yeniden şiddet eylemlerine başvurmasının sert biçimde kınandığı raporda, AB ülkeleri ile Türkiye arasındaki yakın diyalogun sürdürülmesinin, dış politika, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğinin artırılmasının teşviki oldukça önemli.

Bundandır ki, Ankara’nın artık hiçbir işe yaramayan sert tepkilerle Türkiye’nin yarım asrı aşkın emek verdiği AB’yi toptan reddetmek yerine, AB’nin yanlışlarını etkili ve dirençli bir demokrasi ile anlatıp, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünde başarılı olmaya çalışması gerekiyor.

Ankara, AP raporlarına, AB belgelerine toptan karşı çıkmak yerine, Türkiye ile AB arasında pratikte donmuş olan katılım müzâkerelerinin önünün açılmasına çalışmalıdır.

Ankara, içteki ve dıştaki “AB ve demokrasi karşıtı” mihrakların tahrikine gelmemelidir…

Okunma Sayısı: 1016
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı