"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Darbe teşebbüsü’ bile bile neden önlenmedi?”

Cevher İLHAN
21 Temmuz 2020, Salı
Öncelikle açık kaynaklarda, mahkeme ifadelerinde, tutanaklarda, resmî beyan, belge ve raporlarda “darbe girişimi”nin en üst düzeyde bilindiğinin ifşası, “neden önlenmedi?” sorusunu sorduruyor.

15 Temmuz Hâdisesi sonrası TSK’daki tasfiyelerde yanlış yapıldığını, alınan kararların TSK’nin omurgasını yıktığını belirten, dönemin Muharip Hava Kuvveti eski komutanı Emekli Korgeneral Mehmet Şanver’in bir mülâkatta “15 Temmuz ihâneti yaşanmadan önlenebilir miydi?” sorusuna “Darbe girişiminin belirtilerini nasıl değerlendirdiler de önlem almadılar, çıkıp konuşmalıdır. Bir değerlendirme hatası var. Cumhurbaşkanı ile görüşmek istedim, ama kabul görmedi. 15 Temmuz günü Genelkurmay Başkanlığı önemli bir kararla hava sahasını kapatıyor. Ama bundan sorumlu olan bana haber verilmiyor, bunu yanlış buluyorum. MİT Müsteşarı ihbarı aldıktan sonra yemeğe gidiyor. Komuta ve yönetimde karanlık noktalar var” sorgulaması anlamlı. (Karar Tv, 11.7.20)  

Keza daha önce Habertürk Tv’deki röportajında da Şanver’in “darbe teşebbüsü” gecesi yedi general ile birlikte götürüldükleri Hava Harp Okulu’na “özel olarak” gece getirilen Okul Komutanı’nın, sabaha kadar cereyan eden olayların ardından “İşlerin pek de yolunda gitmediğini görünce o da kendine derdest edilmiş görüntüsü vererek bizim aramıza katıldı” sözleri dikkat çekici.  

“MİT’İN BİLMİYOR OLMASI DÜŞÜNÜLEMEZ”

Bu arada o geceye dair Şanver’in “Uçak Adnan Menderes’ten kalkıp, Cumhurbaşkanımızı almak için Dalaman’a geliyor. Herhalde kalkışını haber almışlar ki Akıncı’dan güneybatı yönlü iki uçak kaldırıyorlar. Fakat yaklaşık 150 mil kadar uçtukları halde yetişemiyorlar. ATA uçağının inişi 00.40, bunların kalkışı 00.20. Yani 20 dakikada oraya yetişemezler. Dolayısıyla biraz geç kalkmışlar. Belki haber geç geldi” değerlendirmesi de ayrıca kayda değer. 

“Sizce öldürmeyi hedefliyorlar mıydı?” sorusuna, “Amaç öncelikle öldürmek değil, kalkan uçakların hava silâhı var. Eğer öyle bir emir alsalardı yapmayacak birileri değildiler, çünkü bunlar aşağıda sivil, korunmasız insanların üzerine bomba atabildiler, Meclis’e bomba atabildiler…” cevabı da çarpıcı. (gazeteler, 18.03.18)

Ancak daha da çarpıcısı, Meclis’in 15 Temmuz raporundaki “şerhler”de gazeteci “Fuat Uğur ve benzeri yazarların darbeden aylar önce paylaştıkları yazıların MİT için açık istihbarat kaynağı olup, “bunların bildiklerini MİT’in bilmiyor olması düşünülemez” cümlesiyle açığa çıkıyor. Bu tesbit, çok önceden başlayan “darbe teşebbüsü” hazırlıklarına karşı “net bir istihbarata önceden ulaşılamadı” savunmasını da geçersiz kılıyor. 

Zira darbe teşebbüsü”nden yaklaşık üç ay önce “Tavuk ‘tar’da sayılır!” başlıklı yazıda Uğur, “Sanıyor musunuz ki devlet uyuyor. Hepsini takip ediyor. Emir yukarıdan geldiğinde harekete geçenler aynı zamanda kendilerini de ifşa etmiş olurlar. Devlet de onların zaten hizalanmasını beklemektedir ve büyük temizliğe başlar. Anadolu’da bir laf vardır, ‘Tavuk tarda sayılır. Siz dolaşır, çalışırsınız. Sanırsınız ki devletin hiçbir şeyden haberi yok. Emir komuta ile Tar’ın, yani odunun üzerine sıralanıp hizalandığınızda öyle kolay sayılır ve avlanırsınız ki neye uğradığınızı şaşırırsınız. Devlet bazı hareketlerinizi göremeyebilir ama ortaya çıktığınız an hepinizi avlar” cümleleri, “büyük tasfiye” için “15 Temmuz’da “tarda sayılma”nın beklendiğini bildirmesi ibret verici. (Türkiye, 21.4.16)

“BİLİNEN, ÖNLENMEYEN VE KULLANILAN TERTİP…

Bu hususta 15 Temmuz’dan beş ay önce “Bir süredir beyinlerimizin arkasına sistematik olarak ‘darbe’ kelimesinin fısıldandığının farkında mısınız?” sorusunu soran araştırmacı yazar Fatma Sibel Yüksek’in, “bütün siyasi kariyerini darbe söylentilerine borçlu olan adam, ‘Ben gidersem devlet yıkılır’ diyor. Yakın zamanda bir seçim olmayacağına, olsa bile seçim kaybetmemenin yollarını artık çok iyi bildiğine göre tabii ki ‘darbe ile gitmeyi imâ ediyor” deşifresi fevkalâde önemli. (acikistihbarat.com, 10.2.16)

Devamında “Belli ki bir darbe kimilerine ilaç gibi gelecek. Erdoğan’ın üstün başarılarla dolu siyasi kariyerine bir de ‘darbeyi alt eden lider’ sıfatını eklemekten daha güzel ne olabilir?” diye sorması da.

Ve bütün bunlar, Komisyon Başkanı’nın 12 Temmuz 2017’de medyanın önünde Meclis Başkanı’na teslim ettiği, ancak ardından “kaybedilip” buharlaştırılan, AKP’li Meclis Başkanvekilince “yetkinleştirilerek başkanlığımıza sunulan bir rapor bulunmamaktadır” denilen 652 sayfalık “TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu Raporu’nun “şerhleri”nde yer alan “öngörülen, önlenmeyen ve sonuçları kullanılan kontrollü darbe teşebbüsü”nün bilindiği halde kasten önlenmediğine, buna dair bilgilerin kasten karartılarak karanlıkta bırakıldığına ilişkin yoğun istifhamları teyid ediyor.

Gerçekten, “darbe teşebbüsü” bile bile neden önlenmedi?

Okunma Sayısı: 4208
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Musa

    21.7.2020 20:54:59

    Çok güzel bir yazı olmuş.

  • Ali R. Yardimoglu

    21.7.2020 05:36:55

    Sizi tebrik ederim, bu mevzuuyu ilim dahilinde, sadece mantik sahibi ve suhuletli, zeki ve ahrar, feveransiz Nur talebeleri konusabilir, ve dedikodudan ber' i inceleyebilr; zeki ahmaklik ise bu ince, boyutlu matrix' i cozemez.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı