"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Peki o tweetler ne olacak?

Cevher İLHAN
27 Haziran 2020, Cumartesi

GARABET 

Bütün dünyada “hukukun üstünlüğü endeksi”, “vatandaşların adâlete erişebilirliği”, “yolsuzlukla mücadele”, “şeffaflık” ve “temel haklar”ın yanısıra “adâlet önünde eşitlik” kriterleriyle ölçülür.

Bu bakımdan, OHAL sürecinde ve devamında özellikle siyasi iktidarın yanışlarını eleştiren gazetecilere, yazarlara, akademisyenlere, “hukukun geri doğru işletilmeyeceği” kuralı da çiğnenerek yıllar önceki sosyal medya paylaşımlarından ceza verilmesi çarpıklığı kayda değer.

Buna göre ana muhalefet İstanbul il başkanının 7 yıl önceki tweetleri nedeniyle aldığı 9 yıl 8 aylık hapis cezasının istinaf mahkemesince onanması garabeti tartışılıyor.

Eğer yedi yıl tweetler “suç” sayılıp ceza veriliyorsa, özellikle -daha 2015’e kadar- “çözüm süreci”nde bazı iktidar mensuplarının, kimi “iktidara ilişik medya” yazar ve yorumcularının PKK’nın renklerini etiketleyip övgüler dizdikleri tweetlerinin de sorgulanmasının gerektiği belirtiliyor.

Keza en başta Bahçeli ve Soylu’nun birkaç sene öncesine kadar henüz Başbakan iken Cumhurbaşkanı’na yağdırdığı çok daha ağır tahkirle dolu eleştirilerinin de “hakaret” sayılması gerektiği nazara veriliyor.

Bundandır ki “herkesin 7 yıl önceki paylaşımlarına bakalım” diyen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sözkonusu ceza kararının iktidar partisinin büyük bir rakamla İstanbul’u kaybettiği 23 Haziran’a tarihine denk gelmesini nazara verip “bu işte biraz gariplik var” diyor.

Ve “suç olmaması”na rağmen 7-8 yıl önce atılan bir Tweet’in ağır bir ceza almasına sebep olmasına karşı “Allah’tan korkun, birazcık gerçeklerle yüzleşin. Özellikle hâkimlere ve savcılara sesleniyorum; sen bir insanın 8 yıl önce attığı Tweet’i şuan gündeme getiriyorsan iktidar partisinin Tweet’leri ne olacak?” sorusunu soruyor. (Millî Gazete, 23.6.20)

Gerçekten “o Tweet’ler” ne olacak?

TESBİT              

Çifte maaşa “vergi ayrıcalığı”!

Mâlum, daha önce kamu kurumlarında “çifte ek maaş” meselesinde, AKP’den kopan “yeni partiler”in kurulmasına dair çalışmaların hızlanması üzerine Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişâre Kurulu’nun (YİK) kurularak bazı iktidar patisi kurucularının bu kurula atanmaları, “Cumhurbaşkanı’nın eski siyaset arkadaşlarını sırf kurulacak partilere kaptırmamak için atadığı” yorumlarıyla, ek maaş sağlanması ve liyâkatsiz “siyasî sadâkat atamaları” tartışmaları başlamıştı.

Akabinde de, işsizler ordusunun on üç - on dört milyonu aştığı ülkede, bazı bürokratların üç-dört maaş aldıkları ortaya çıkmıştı. Özellikle bazı Cumhurbaşkanı danışmanlarının, Cumhurbaşkanlığı kurullarına üyeliklerine ek olarak İstanbul Borsa, YÖK, Vakıfbank, Türk Telekom, TRT ya da THY gibi kamu kurumlanın yönetim kurullarında üye olmaları; birilerinin mevzubahis şirketlerden birinin yıllık kâr payından 240 bin lira -ayda ortalama 20 bin lira- ek gelir elde etmesi gündeme gelmişti.

Ne var ki yoğun gündemin hayhuyundan pek üzerinde durulmayan “düzenleme”yle bununla da kalınmayıp, kamu kurumlarında çalışırken aynı zamanda diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yönetim kurulu ve benzeri görevler verilip yüksek maaşlar ödenen bürokratların vergilemesinde ikili yapıya geçilmesi vahameti sergilenmiş.

Böylece birden fazla kamu kurumdan maaş alan bürokratlar için iki ayrı vergilendirme yöntemi getirilmiş. Mesela bir bakanlıktaki bürokrat ya da bakan danışmanının kamu bankaları, Türk Telekom, Türkiye Şeker Fabrikaları gibi bir kurumda yönetim kurulu üyesi olursa iki ayrı işverenden maaş almış gibi kabul edilip ücret gelirleri birleştirilmeden ayrı ayrı vergilendirilecekmiş. (gazeteler, 28.5.20)

Özetle “çift maaşlı bürokrata vergi ayrıcalığı” olarak değerlendirilen bu “düzenleme”yle “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi”nde siyasi iktidarın “çifte maaş”ları ortadan kaldırmak yerine âdeta “sistemleştirdiği” ortaya çıkıyor.

Ve “bu kadarı da olmaz” dedirtiyor.

HAFTANIN SÖZÜ 

“Eğitim yaz - boz tahtası”

“Bugünkü iktidar, eğitim sistemini büyük bir ciddiyetsizlikle yap-boz tahtasına çevirdi. Eğitim sistemiyle değişikliklerden hepimizin başı döndü. (…) Sonradan ne olduysa oldu. Sayın Erdoğan’ın kulağına ne üflediyse üfledi. Ani bir kararla YKS tarihi sorumsuzca tekrar öne alındı…”

Meral Akşener

İyi Parti Genel Başkanı

Okunma Sayısı: 2507
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A.Kadir

    27.6.2020 20:22:38

    Yazılarınızı beğenerek takip ediyorum. Gerçekten gündemle ilgili ama oldukça bilgilendirici, önemli tespitler. ..Allah sizden ve Yeni Asya Camiasından razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı