"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan haklarına saygı dikkat çekiyor

20 Aralık 2021, Pazartesi
Fertler arası ilişkilerde “insan haklarına saygının” tezahür ettiği alanlardan birisinin “temizliğin ulaştığı düzey” olduğunu bu seyahatte tekrar gözlemledik. Nitekim East Windsor’daki Yunan asıllı yeni ev sahibi kiraya verdiği evini “ayrıca bir temizlik yapılmasına gerek duyulmayacak” kadar temizlenmiş bir şekilde teslim etmişti.

Risale-i Nur Dürbünüyle Yeniden Amerika Gözlemleri - 1
Gezi: Prof. Dr. Mehmet Tikici

GİRİŞ

Daha önceki gezi yazıda 2020 yılı Temmuz başı ile Ekim sonu arasında yaklaşık dört aylık sürede Amerika’nın New Jersey eyaletinin Totowa şehrine gerçekleşen ziyarete ilişkin gözlemlerimizi paylaşmıştık. Bu gezi yazıda ise 2021 yılı Mayıs başı ile Haziran sonu arasında yaklaşık iki aylık sürede Amerika’nın New Jersey eyaletinin East Winsdar şehrine gerçekleşen ziyarete ilişkin gözlemlerimizi paylaşacağız.  

Önceki gezi yazıda vurgulanan bir ifadeyi tekrar etmek gerekirse bu yazıda paylaşılan gözlemlerde de herhangi bir ülkeye ya da kültüre imrenmek veya mensubu olunan ülkeye karşı komplekse kapılmak şeklinde bir anlam ihtiva etmemektedir.


Philadelphia’da yaklaşık 250 yıl önce inşa edilmiş olan ve orijinal hali muhafaza edilerek belediye binası olarak kullanılan bina.

Yine önden şunu da söylemekte yarar görülmektedir: Geçmişten beri “Amerika ile Avrupa arasındaki gelişmişlik farkının Avrupa ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki farktan kat-kat fazla olduğu” şeklinde bir genelleme yapılmaktadır. Benzer şekilde iktisat dilinde de “Türkiye’ye hitap etmek isteyen bir işletmenin mutlaka İstanbul ayağının bulunması; dünyaya hitap etmek isteyen bir işletmenin de Amerika ayağının bulunması gerekir” gibi genel kabuller yaygındır. Daha önceleri farklı tarihlerde ve farklı sürelerde yaptığımız Avrupa seyahatleri ile önceki dört aylık Amerika seyahati ve şimdiki iki aylık Amerika seyahatindeki gözlemlerimizi karşılaştırdığımızda ulaştığımız yargılardan birisi, “bu genellemelerin büyük oranda doğru” olduğudur. 

“İyi ya da kötü”, “olumlu ya da olumsuz” yargı kullanmaksızın ifade etmek gerekirse Amerika’nın gerçekten “okunanlardan, işitilenlerden ya da izlenenlerden” çok farklı bir dünya olduğunu bir kez daha gözlemlemiş bulunuyoruz. 

Önceki gezi yazıda vurgulanan bir hususu tekrar etmek gerekirse; “50 Eyaletten oluşan; 350 milyona yakın nüfusa sahip olan ve yüzlerle ifade edilebilecek farklı millete mensup insanın yaşadığı bir ülke olarak Amerika diğer ülkeler kadar yeknesak bir ülke değildir.” Öyle ki her eyaletin hatta aynı eyalete bağlı her şehrin birbirinden farklı ve kendine özgü bir kültürü, mevzuatı ve uygulamaları bulunmaktadır. Altı bir kez daha çizilmesi gereken diğer bir husus Amerika’nın “etnik olarak Amerikan ya da Amerikalı” diye tanımlanabilecek bir insan grubundan “bahsedilemeyecek” bir ülke olduğudur. Amerika’da “Amerikan ya da Amerikalı” kavramı sadece “vatandaşlık” anlamında karşılık bulabilmektedir.   


1787 Yılında, Philadelphia’da “Kurucu Meclis’in” toplandığı salon. 

FERTLER ARASI İLİŞKİLERE DAİR GÖZLEMLER

Bediüzzaman Hazretleri’nin; “Kesb-i medeniyette Japonlara iktida bize lâzımdır ki; onlar Avrupa’dan mehasin-i medeniyeti almakla beraber, her kavmin maye-i bekası olan âdât-ı milliyelerini muhafaza ettiler” sözünde vurguladığı “mehasin-i medeniyete” dair örneklerin Amerika’da da “fertler arası ilişkilere” yansıdığı gözlemlenmiştir. Dolayısıyla fertler arası ilişkilere dair gözlemlenen olgulardan birisi; “her bâtıl bir mesleğin her bir ciheti bâtıl olmak lâzım olmadığı gibi, her bir hak mesleğin dahi her bir ciheti hak olmak lâzım değildir” sözünün Amerika’da karşılık bulmuş olmasıdır. 

Meselâ East Windsor’da yeni taşındığımız evin “Yunan asıllı” ev sahibi mutfağa “kendi kültüründe çok değerli ve anlamlı olan beş şişe içeceği” hediye ambalajıyla “hoş geldiniz hediyesi” olarak bırakmıştı. Birkaç gün sonra Bangladeş asıllı “Müslüman” bir komşu da “hoş geldiniz hediyesi” olarak “çiçek” getirmişti. Takip eden günlerde Türk asıllı bir grup komşu da “hoş geldiniz hediyesi” olarak yine “çiçek” hediye etmişlerdi. Bu örnekler insanlığın ortak değerlerinin, milliyete (Yunan, Bangladeş veya Türk) ya da din anlayışına göre (Müslüman-Hıristiyan) Amerika’da da sanıldığı kadar farklılık göstermediğini bir kez daha vurgulamaktadır. 

Fertler arası ilişkilerde “insan haklarına saygının” tezahür ettiği alanlardan birisinin “temizliğin ulaştığı düzey” olduğunu bu seyahatte tekrar gözlemledik. Nitekim East Windsor’daki Yunan asıllı yeni ev sahibi kiraya verdiği evini “ayrıca bir temizlik yapılmasına gerek duyulmayacak” kadar temizlenmiş bir şekilde teslim etmişti. Şahsî temizlik anlayış ve uygulamaları belki tartışılabilir, ancak kendi dışındaki insanları yani toplumu ve çevreyi ilgilendiren boyutuyla temizlik anlayışları tartışılmayacak kadar düzenli. 

İnsan haklarına saygı, “çevre duyarlılığı” şeklinde de kendisini gösteriyor. Meselâ her birisi belki birkaç “Abant” genişliğinde olan tabiî parklar dahil hiçbir mesire yerinde “büfe, kafeterya, lokanta” türü tek bir yapılaşma bulunmamaktadır. Sadece bu tür yerlerin girişlerinde bir tuvalet yer almaktadır.

“Karşılıklı güvenin” boyutunu gösteren örnekler de yine fertler arası ilişkilerde dikkat çeken hususlardan birisini oluşturmaktadır. Meselâ bir evin bahçesinde yola yakın kısımda organik ürünlerin sergilendiği iki tezgâh yerleştirilmiş. Bu tezgâhlara asılmış olan etiketlere de ürünlerin fiyatları kaydedilmiş. Ancak bu tezgâhların başında, herhangi bir görevli bulunmuyor. Yani ücretin ödenmesi de dahil her şey “self-servis”. Müşteriler alış verişini tamamladığında borcunu hesap ediyor ve ücretini “bir köşeye yerleştirilmiş” olan kutuya atıyor.

Anekdot

Bir aile dostumuzun eğitim amacıyla Amerika’da bulunan kızı gözlemlerin yapıldığı günlerde bir restoranda “bulaşıkçı” olarak işe girer. Bir gün çalıştıktan sonra rahatsızlanır ve çalışmamaya karar verir. Kararını bildirmek için işvereni aradığında İtalyan asıllı işveren; “restorana uğrayarak bir günlük ücreti olan 50 doları almasını” rica eder.

Başında Hiçbir Çalışanının Bulunmadığı Seyyar Manav Tezgâhı

Kul Hakkına Riayet: Üstadın “ahlâk-ı Peygamberî ile ahlâklanmak” ifadesinin sanki bir tezahürü olan ve aşağıdaki anekdotta yer alan gözlem gerçekten son derece dikkate şayandır.

DEVAM EDECEK

 

Okunma Sayısı: 505
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı