"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kemalizm, AKP eliyle ‘yeşil’ formatta sürüyor

18 Kasım 2021, Perşembe
Kemalizmin 28 Şubat sürecindeki dayatmalarıyla önünü açtığı AKP iktidarı eliyle kendisini güncelleyip “Yeşil Kemalizm” görüntüsüyle devam etmesi, Prof. Dr. Kemal Karpat’ın “Erdoğan Kemalizmin ömrünü uzattı” tesbitine konu olan ilginç bir paradoks oluşturdu.

Öncesi ve sonrasıyla 15-20 Temmuz süreci ve Yeni Asya - Yeni Asya Araştırma Merkezi - 16

***

Dün ne dediysek bugün de aynı şeyi söylüyoruz. “Kürt sorununun çözümü; ırkçılığın terki, İslam kardeşliğinin güçlendirilmesi ile demokrasi ve hukuktan geçer”

Naman BAKAÇ: Kocatepe Camii’nde Bediüzzaman Said Nursî için yapılan bir Mevlit etkinliğinde “Eğer Bediüzzaman anlaşılsaydı, Kürt meselesi olmazdı. Suriye bu halde olmazdı” diyorsunuz. Yeni Asya camiasının Kürt sorununa bakışı geçmişten bugüne değin nasıl bir seyir izledi?

Kâzım GÜLEÇYÜZ: Bediüzzaman “Bizim milliyetimiz İslâmiyet’tir” diyor. Türkü, Arabı, Kürdü, Acemi, Arnavutu... buluşturan ortak paydanın İslâm kardeşliği olduğunu vurguluyor. Ama Avrupa tarafından içimize atılan bir “Frenk illeti” olarak nitelediği milliyetçilik, kavmiyetçilik akımları bu ortak paydayı tahrip etti. Öncesinde Türklük, Kürtlük, Araplık... kaynaklı hiçbir sıkıntı yaşanmazken, zincirleme şekilde birbirini tetikleyen Türkçülük, Kürtçülük, Arapçılık... dayatmaları çatışma doğurdu. Çözüm, ırkçılığın terki, İslam kardeşliğinin tekrar güçlendirilmesi, demokrasi ve hukuk.

Naman BAKAÇ: Özelde gazeteniz genelde Yeni Asya Camiası’nın 15 Temmuz Darbe sonrasında iktidara, muhalefet dozunu arttırdığı şeklinde kamuoyunda yaygın bir kanaat var. 15 Temmuz Darbe girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Muhalif söyleminizin arttığı tespitine katılıyor musunuz? Katılıyorsanız, muhalefetiniz hangi konularda?

Kâzım GÜLEÇYÜZ: 15 Temmuz, bütün çelişkileri ve soru işaretleriyle birlikte, arka planı hâlâ karanlıkta olan bir kalkışma. Meclis, olayı aydınlatmak için araştırma komisyonu kurdu, ama bir sonuç çıkmadı. Tek taraflı bilgilendirme ve algı operasyonlarıyla doğru ve sağlıklı bir neticeye ulaşılması da mümkün değil. Bu noktada bizim muhalefetimiz, 15 Temmuz gerekçe yapılarak 20 Temmuz’da ilan edilen ve 2018’de şeklen kalkmış olsa da olumsuz etkileri hâlâ devam eden OHAL sürecinde zirve yapan hukuksuzluklara. Hukukun en temel prensipleri çiğnenerek gerçekleştirilen çok yoğun ve yaygın hak ihlallerine. Masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsîliği ilkelerini, savunma ve âdil yargılanma haklarını hiçe sayarak yapılan tutuklama ve yargılamalara. “Darbecilerle hesaplaşma” adı altında yapılan operasyonlarda, darbeyle de, terörle de hiçbir ilgisi olmayan insanların teröristlikle suçlanarak mağdur edilmesine. Kanunla bile yapılamayacak son derece vahim, çok yönlü ve çok boyutlu ağır hak ihlâllerinin KHK’larla hayata geçirilmesine. Bir itirazımız da, bunlar olurken, bedelini ödemeyi göze alarak gelip yargı önünde iddiaları cevaplamaktan istinkâf eden ve buradaki yakıcı mağduriyetlere seyirci kalan Gülen ve ekibinin bu tavrına.

“Başından beri destek verdiğimiz DP-AP çizgisidir”

Naman BAKAÇ: AK Parti’ye birçok başlık üzerinden getirdiğiniz eleştirileriniz var. Bunlardan biri de dini siyasete alet ettiğine dair eleştiriniz. Bu ve diğer eleştiri noktalarınızdan hareketle bir söyleşinizde (2018 yılında KRT Haber Müdürü Çağlar Cilara ile söyleşi) “Asla Ak partiyi desteklemeyiz, hiç olmadı zaten” şeklinde bir çıkışınız oldu. 2002 öncesinde dini siyasete alet eden birçok iktidar ve partiler olduğu halde zaman zaman desteklediğinizi de deklare edişlerinizden biliyoruz? Ne dersiniz bu hususta?

Kâzım GÜLEÇYÜZ: Bizim başından beri oy desteği verdiğimiz DP-AP çizgisidir. Dine hizmet etmiş, ama “din adına” siyaset yapmamış; dinî değerleri siyasette kullanmamış çizgidir.

“Kemalizmin altı oku, bireyin ve toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek muhteva ve derinlikten çok uzak”

Naman BAKAÇ: “Müflis Proje Kemalizm” isminde bir kitabınız var. Bu kitab özelinde Kemalizm ve milliyetçiliğe bakışınızı öğrenmek isterim. Müslüman- Milliyetçilik ilişkisinde sanki müsbet milliyetçilik yaklaşımına sıcak bakan yönünüz var gibi. Hem bunu hem de Kemalizm neden müflis bir projedir üzerine ne dersiniz?

Kâzım GÜLEÇYÜZ: Prof. Dr. Şerif Mardin’in “kuru ve sığ” olarak nitelediği Kemalizm, on yıllardır anayasa zoruyla devlet ideolojisi olarak dayatıldığı, okullarda ve medyada propaganda edildiği, zincirleme darbe ve müdahalelerle sürekli tahkim edilmeye çalışıldığı, farklı düşünenler, teslim olup biat etmeyenler baskı ve tecrit politikalarıyla susturulduğu halde toplumda benimsenmemiştir. Kemalizmin altı oku bireyin ve toplumun çok yönlü ve çok boyutlu ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir muhteva ve derinlikten mahrum ve çok uzaktır. Laiklik adı altında dini dışlayan baskıcı uygulamalara kaynaklık etmesi, devlet-millet ilişkilerinde çok ciddi sıkıntılar doğurmuştur. Milliyetçiliği Türkçülük olarak dayatması “Kürt sorunu” olarak adlandırılan problemi daha da büyütmüş ve kronik hale getirmiştir. Bilhassa 28 Şubat sürecindeki dayatmalarıyla önünü açtığı AKP iktidarı eliyle kendisini güncelleyip “Yeşil Kemalizm” görüntüsüyle devam etmesi ise, Prof. Dr. Kemal Karpat’ın “Erdoğan Kemalizmin ömrünü uzattı” tesbitine konu olan ilginç bir paradoks oluşturmuştur.

“Risale-i Nur, adalet ve hürriyet ekseninde bir hayat düzeninin fikrî temellerini inşa eder”

Naman BAKAÇ:  Risale-i Nur’u yıllarca okumuş bir şahsiyet olarak Kur’ân ile ilişkisi üzerine şunu sormak isterim, Risale-i Nur’un referanslığı sizin için nerede başlar nerede biter? Kur’ân ile ilişkisini nereye oturtuyorsunuz?

Kâzım GÜLEÇYÜZ: Risale-i Nur Kur’ân’ı bu çağın idrakine sunan orijinal ve çok kuvvetli bir tefsirdir. İman esaslarını fenlerin rehberliğinde aklî ve mantıkî izah ve yorumlarla ispatlar. Adalet ve hürriyet ekseninde bir hayat düzeninin fikrî temellerini inşa eder. Hayatın bütün alanlarını kucaklayan bir referans kaynağıdır. Günümüz insanının ihtiyaç duyduğu ve aradığı Kur’ân yorumu bu eserdedir.

“Yeni Asya, bugüne kadar hiçbir çatışma ve gerilimin tarafı olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır”

Naman BAKAÇ:  “Cemaat ve İktidar” isminde bir kitabınız var. İktidar ile FETÖ arasındaki mücadelede sizin terör örgütü propagandası yaptığınız gerekçesiyle de ceza aldınız, istinaf süreci ise devam ediyor sanırım. Siz başta 17-25 Aralık yargı darbesi başta olmak üzere, MİT Başkanına operasyon, 2009’daki KCK operasyonu ile Gezi’nin başlangıcındaki rollerine dair FETÖ’nün bu tip hamlelerini nasıl bir okumaya tabi tutuyorsunuz? Kitabınızda geçen ibareyle soracak olursam, hangi tarafı tutuyorsunuz? Gerekçeleriniz neler?

Kâzım GÜLEÇYÜZ: Sualin ayrıntılı cevabı, bahsettiğiniz kitapta verilmiştir.

22.2.2016 tarihli başyazımızdaki şu cümleleri de eklemek isterim ayrıca:

“Yeni Asya, bugüne kadar hiçbir çatışma ve gerilimin tarafı olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır. Son yıllarda meydana gelen olaylarda da bu tutumunu sürdürmektedir. Hakkın hatırını âli tutarak, doğrunun, hakkın ve haklının yanında yer almaktadır. Ülkemizde son yıllarda meydana getirilen, dehşet ve ibretle seyrettiğimiz akıl tutulmasının uzantısı olarak, Yeni Asya’yı birilerinin kendi kafalarına göre ürettikleri kamplardan birine koyup diğerinin karşısına yerleştiren hezeyanları reddediyoruz.”

DEVAM EDECEK

Okunma Sayısı: 1536
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Adil

    18.11.2021 18:04:06

    Akape TC yi eski ayarları, yani şeflik dönemine geri getirdi, ergenoBalyozcu ulusalcı üçgeniyle bizim safi muhafazakarlarla kolayca sistemi oturtuverdi

  • Hasan

    18.11.2021 17:51:54

    Evet altın çağını yaşıyor. Hem de belki son çağını..

  • Hüseyin İlhan

    18.11.2021 10:19:49

    Allah razı olsun.Hissiyatlarımıza tercüman oluyorsunuz,hak ve hukuku savunuyor,adaletin tecellisi için her daim gayretiniz takdire şayan.Allah yar ve yardımcımız olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı