Geçtiğimiz günlerde ahirzaman konulu ders okumak için Kırşehir cemaatimizden bir davet aldık ve derslerine iştirak edip konu ile ilgili Risale-i Nurdan farklı bölümlerden ders okuduk. İstifadeye medar olmuştur inşaallah.
Bu vesile ile helâket ve felâket asrının yaşanmış olaylarına ve ahirzaman fitnelerinin perde arkasındaki etkin güce farklı bir açıdan göz atalım inşaallah. Hadis-i Şerifin haber verdiği gibi, Hz. Nuh’tan (as) sonra gelen Peygamberler, diğer bir rivayete göre Hz. Adem’den (as) sonra gelen bütün peygamberler ahirzamanın şerrinden ve fitnesinden ümmetlerini Allah’a sığınmaya teşvik etmişler. Bir faslında yaşadığımız böyle dehşetli bir asrın şerrinden Rabbimiz bizleri muhafaza eylesin.
İnsanlık tarihinde husussan Ahirzaman Peygamberi Hz. Muhammed (asm) ümmeti açısından dehşetli hadiselerin yaşandığı ahirzamanın başlangıcı olarak farklı tarihler ve olaylar kabul edilmektedir. Üstad Hazretleri Kur’ân’dan aldığı derslere ve gaybî işaretlere binaen, özellikle Nasr Suresi 2. Ayetin tefsirinde “…cümlesinin makam-ı ebcedîsi olan 1222’ye (M.1806-1807) kadar o fütuhat-ı Kur’aniye ve nusret-i diniye devam edeceğine ve ondan sonra bir derece tevakkuf ve tedennîye başlayacağına tevafukla işaret eder.” (Zülfikar, s. 428.) tespiti ile, ahirzamanın 1800’lü yılların başlarında, 1807-1808 tarihinde Tahttan indirilen Sultan III. Selim ile Sultan 4. Mustafa’nın peşpeşe katledilmeleri ile başladığını beyan eder. Hatta Rumuzat-ı Semaniye Risalesi Dördüncü Remizinde Kevser Suresinin tefsirinde;1825-1826 tarihlerine denk gelen tarihlerde Yeniçerilerin isyanına ve kanlı bastırıldığı tarihe işaret etmiş ve bu fitnede “fesat komite”lerinin yeniçerilerin içine sızdıklarını ve isyanda etkili olduklarını bildirmiştir. Bu bölümünün devamındaki metinden bu komitelerin “mason komitesi” olduğu anlaşılmaktadır. Mason Komitelerinin “siyasal Yahudîliğin” farklı bir yapılanması olduğu da bilinen bir gerçektir. Aynı paragrafın devamında, Mason Komitesinin hilâfet merkezine o tarihlerde sızdığı anlaşılmaktadır.
Ahirzaman olaylarına ve mühim şahıslar hakkında haber veren hadislerin tevil ve tefsirinin yapıldığı Beşinci Şua isimli risalenin On Dördüncü Meselesi’nde; “Rivayette var ki, “Deccalın mühim kuvveti Yahudîdir. Yahudîler severek tâbi olurlar.” hadisini naklettikten sonra Üstad, Büyük Deccalin icraat ve gücünü göstermede Yahudîlerin etkisini anlattığı şu yorumu yapmış: “…bu rivayetin bir parça te’vili Rusya’da çıkmış. Çünkü, her hükûmetin zulmünü gören Yahudîler, Almanya memleketinde kesretle toplanıp intikamlarını almak için, komünist komitesinin tesisinde mühim bir rol ile Yahudî milletinden olan Troçki namında dehşetli bir adamı, Rusya’nın Başkumandanlığına ve terbiyegerdeleri [terbiye edilmiş, yetiştirilmişleri] olan meşhur Lenin’den sonra Rus hükûmetinin başına geçirerek Rusya’nın başını patlatıp bin senelik mahsulâtını yaktırdılar. Büyük Deccalın komitesini ve bir kısım icraatını gösterdiler.”
Yine Tarihçe-i Hayat’ın Hariç Memleketler bölümünde Pakistan’dan yazan Nur talebesi M. İhsan Sabiroğlu, Pakistan’daki Risale-i Nur hizmetlerini anlattığı ve Büyük Deccalin siyasî yapılanması olan komünizmin tahribatından bahsederken, Yahudîliğin ne denli tesirli olduğunu mektubunda yazmıştır: “Nur talebesi kardeşlerime söylüyorum: Nerede olursa olsun siyonizme karşı mücadele etsinler. Komünizmin icadcıları yalnız Yahudîlerdir. Bugüne kadar bu komünistler; İdil-Ural, Kafkasya, Almanya, Kırım, Azerbaycan, Garbî Türkistan ve komşumuz Doğu Türkistan’ı istilâ ettiler. Altmış milyon kardeşimizin hukuku pâyimal oldu.”
—DEVAM EDECEK—