İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, bazı fonlarla ilgili soruşturma ve tasfiye sürecini Meclis gündemine taşıyarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e kritik sorular yöneltti.
Usta, fonları elinde tutan siyasiler ve üst düzey kamu yöneticilerinin kimler olduğunu, gerekli düzenlemelerin niçin 10 ay geciktiğini ve küçük yatırımcıların zararının kim tarafından karşılanacağını, yetkili kurumların görevlerini yapıp yapmadığını, SPK ve diğer kurumlarda ihmali bulunanlar hakkında işlem yapılıp yapılmayacağını, oluşabilecek kamu zararının ne kadar ve kimden tahsil edileceğini sordu.

“Fonlarla ilgili iddialar daha önceye dayansa da Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklama yaptığı Kasım 2025 tarihi baz alınırsa, devletin 10-11 ay sürecince bu fonların işlemlerine adeta göz yumduğu ortaya çıkmaktadır” diyen Usta, yetkili kurumların bu konuları gereği gibi araştırmadığı ya da kurumların alacağı önlemlerin siyasi sebeplerle geciktirildiği/bekletildiği iddialarına dikkat çekti.
Haber Merkezi
***
Fon soygunu nasıl işliyor?
Orhan Bursalı, yatırım fonlarında yaşanan gelişmeleri değerlendirerek, büyük değer artışları yaşanırken bazı kişilerin çöküş öncesinde satış yaparak yüksek kazanç elde ettiğini ve bunların kim olduğunun araştırılması gerektiğini yazdı. Bursalı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 2025’te bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiklerini söylediğini hatırlatarak, buna rağmen müdahalenin aylar sonra geldiğini belirtti. Yazıda, 3,5 milyar liralık bir fonun bir yılda 130 milyar lirayı aşması ve bazı şirketlerin piyasa değerlerindeki olağanüstü yükselişler de gündeme getirildi. Bursalı, “İşin içinde siyasi müdahale mi var? Şimşek’in kolunu birileri mi tuttu?” sorularını yöneltti.
Haber Merkezi
***
Fon krizinin faturasını kim ödeyecek?
Hazine eski Müsteşarı ve iktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, “Fon Krizinin Faturasını Kim Ödeyecek?” başlıklı yazısında yatırım fonları çevresinde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Eğilmez, süreçte üç ayrı kesimin sorumluluğunun sorgulanması gerektiğini belirtti.
Eğilmez, yazısında “Son dönemde yatırım fonları etrafında yaşananlar, yalnızca birkaç fonun veya yatırımcının hikâyesi olarak görülmemeli. Asıl tartışılması gereken soru şu: Ortaya çıkan zararın faturasını kim ödeyecek? Henüz bütün hukukî süreçler tamamlanmış değil. Bu sebeple yaşananları kesinleşmiş bir ‘Ponzi sistemi’ olarak nitelemek doğru olmaz. Ancak olağanüstü getiriler, düşük likiditeli varlıklar ve bunların yaptığı fiyat hareketleri, Ponzi benzeri mekanizmaların nasıl oluşabildiği sorusunu yeniden gündeme getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu. Eğilmez, “Sorun daha önce görülmüşse, neden daha erken ve daha etkili müdahale edilmedi?” sorusunu gündeme getirdi.
Haber Merkezi