"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu Adam Benim Babam

Elif Nur Vatansever
19 Ekim 2019, Cumartesi 01:47
İki küçük kız çocuğuyduk biz.

Kız kardeşim ve ben. Aramızda yalnızca 2 yaş vardı. Ben ilkokul 3’e giderken kardeşimde okula yeni başlamıştı. Babamın ise tek geliri çalıştığı fabrikadan gelen üç kuruş maaştı. Evimiz kira idi. Üstüne üstlük birde başımızı sokacak bir evimiz olsun diye bir yapı kooparatifine üye idik.

Babam için kara günler aslında 2 yıl önce benim ilkokula başlamamla birlikte başlamıştı. Maaşın yarısı evin kirasına diğer yarısı kooparatife gidiyordu zaten. Ama babam hiçbir zaman dert yanmadı. ‘Dışarıdan kimse bilmiyordu kıt kanaat geçindiğimizi.’ Hiçbir zamanda şükrü elden bırakmadı. “Allah büyüktür. Biz bir çocuk okutacağız. Öncelikle onu hayırlı bir şekilde yetiştirmekle mükellefiz. Gerekirse ben ek iş yaparım. Hanım sen canını sıkma!” diye anneme söylerken o küçücük kulaklarım onların konuşmalarına misafir olmuştu. Ve babamın dediği gibi Mevlâm bir kapı açmıştı. ‘Babam fabrikada vardiyalı çalışıyordu. 1 hafta Sabah (07.00-15.00) Bir hafta Öğle (15.00- 23.00) Bir hafta Gece (23.00-07.00)’ Babam için en verimli vardiya, Gece vardiyası oluyordu. Çünkü: Sabah 07.30’da eve gelip bazen 1-2 saat bazen de hiç uyumadan koşuyordu en yakın arkadaşının saatçi dükkânına. 

Hem tamir işlerinde ona yardım ediyor. Hem de günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek parayı temin ediyordu.

Kardeşim de okula başlamıştı. Artık, haydi bir öğrenci, neyse 2’nci bir öğrenciyi nasıl kaldıracaktı bu dar bütçe. Bir de o yıl ders kitapları haricinde dergi mecburiyeti ve okul aidatı da eklenmişti giderlere. Hem de çifter çifter.

Annem yine ekonomik planlar yapmaya çalışıyordu, çalışmasına da gelen belli giden belli. Delik büyük yama küçük geliyordu. Babam yine “üzülme hanım üzülme Rabbim bir yol gösterir” diyordu. Ve nitekim öyle oldu.!

Bir gün aidatlar toplanıyordu, öğretmenimiz: “yarın herkes aidat paralarını getirsin, ayrıca bu ayki dergi paralarını da getirsin” diye söylemişti.

O gün okuldan eve gelene kadar, ya babam bugün para kazanamazsa, ben yarın parayı getiremediğimi öğretmenime nasıl söylerim diye düşünüyordum. Akşam oldu babamın eve dönüşü biraz gecikti. Çünkü Rabbim o küçücük yüreklerin gönülden ettikleri duâlara karşılık, sağanak bir müşteri yağmuru yaşatmış o gün, o küçücük saatçi dükkânında. Ve babam bizim günlük rızkımız ile birlikte aidat ve dergi paralarımızı da fazlasıyla karşılayabilecek bir para ile yorgun argın eve dönmüştü. 

Ben ise o gece minik ellerim ve minik yüreğimle Rabbime teşekkürlerimi iletmiştim.

Kul istemeyi bilmezse de, Yaradan, vermeyi bilir. Ama emin olun; kul istemeyi bildiği sürece Mevlâ’m hep gönderir. 

Yeter ki istemeyi bilelim…

Okunma Sayısı: 1937
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Selâhaddin Vatansever

    22.10.2019 16:17:11

    Kızım Elif Nur Vatansever ile gurur duyuyorum...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı