Bağışlanmaya, korunmaya ve Sana öyle muhtacız ki Rabbim; kelimeler yetersiz. Halimiz Sana ayân. Sen herşeyden haberdarsın. Bizler güzel isimlerinle Sana yakarıyoruz.
Ya Gaffâr!
Sen ki kullarının hatalarını bağışlayansın, bağışlayanların en hayırlısısın; ey af ve mağfiret ve rıza sahibi, tövbe edenlerin kendisine yöneldiği Rabbim! Bizleri bağışla.
Yönelişim, yakarışım Sanadır. Seyyiâtımızı hasenatımıza tebdil eyle. Günahlarımızı sevaplara çevir. Bizi lütfunla, kereminle bağışla Rabbim. Lütfunla bizi günahlardan, hatalardan temiz eyle, bize mağfiret et. Yalvarışlarımızı geri çevirme, af talebimizi kabul eyle. Bizi mahçup olanlardan eyleme. Senden başka kimsemiz yok yardım isteyecek. Pişmanlığımızla, kalbimizden gelen dualarla, el açarak huzuruna geldik. Bizleri affet, derecelerimizi yükselt, nâr-ı cehennemden bizleri azad eyle ya Gaffârü’z-Zünub!
“Muhakkak ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Teğabün Sûresi: 64/14)
Ya Kahhâr!
Sensin her istediğini yapacak şekilde galib ve hâkim olan. Sensin zalimlerden bizi koruyacak olan.
“Ey düşmanlarını mağlûp eden Kahir!”*
Ey zulme uğrayanların sığınağı!
Zalimlerin çoğaldığı, acımasızlaştığı, Müslümanları katlettiği zamanları yaşıyoruz. Zulüm dört bir yanda kol geziyor. Zalimden, zulümden ve zulme uğrayandan haberdarsın Rabbim. Zalimlerden ve zulümlerden Sana sığınırız. Onları Sana havale ediyoruz. Bizim ceza verme lüksümüz yok. Bizim cezamız ancak duâmız ve Sana havale etmemiz olur. Biliriz ki cezaların en şiddetlisi Sen’dedir. Onları Sen cezalandır Rabbim! Ümmet-i Muhammed’i (asm) zalimlerden ve zulümlerden koru. Canımız çok yanar oldu Rabbim. Müslümanın Müslümanı, gayrimüslimin Müslümanı incitmesine, üzmesine, hatta mallarına ve canlarına kasdetmelerine izin verme.
Biliriz Senin lütfun da hoş, kahrın da hoş Ya Kahhâr!
Ya Vehhâb!
Ey nimetlerini karşılık beklemeden veren Vehhâb!
Sen sayamadığımız nimetleri bizden esirgemez iken ve karşılığında bir şey beklemezken âhirzamanda bizler sevginin, yemenin, içmenin, ulaşımın, ayrılığın, beraberliğin, kardeşliğin, evlât olmanın, ana baba olmanın, iyiliğin hatta kötülüğün bile karşılığını bekliyoruz. Bir çıkar elde etme derdindeyiz.
“Ey bol bol hediye veren, çokça ikramda bulunan!”*
“Ey hakikî iyilik ve ihsan sahibi Mennân!”*
Bizlere de hakikî iyilik yapmanın lezzetini, hediyeleşmenin güzelliğini tattır. Resûlullah’ın (asm) sünneti olan hediyeleşmeyi içimize işle. Çıkarcılığı içimizden söküp at. Ve Rabbim, kulluk vazifemizi yerine getirerek Seni memnun etmeyi bizlere nasip eyle. Bizlere sıkıntısız bir hayat ihsan eyle. Bizlerden nimetlerini eksik etme Ya Vehhâb!
Dipnot:
* Cevşenü’l-Kebîr’den.
ARZU KONAN