"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sahabelerin faziletleri ve üstünlüğü

Enes Uyar
10 Ocak 2024, Çarşamba
Her pazar günü Şanlıurfa Bediüzzaman Vakfı salonunda buluştuğumuz hocalarımız ve arkadaşlarımız ile beraber, ‘Sahabeler’ dersini dinledik. Bu ders, sonuçta herkesin mutlu olduğu bir ders oldu.

Dersi yapan Abdurrahman Hocamız, derse geçmeden önce herkese, “Sahabeler neden kıymetlidir?” diye bir soru sordu ve pek çok cevap gündeme geldi. Masala: Sahabeler, Cahiliye karanlıklarının en zirvede olduğu dönemlerde, Peygamberimizi görüp, onun nuruyla boyandıkları için onların seviyesine yetişilemez gibi cevaplar verildi.

Bediüzzaman Hazretleri ise bizlere Sahabelerin önemini şu şekilde anlatmıştır: “Sohbet-i Nebeviye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar bir zât, senelerle seyr ü sülûke mukabil, hakikatın envârına mazhar olur. Çünki sohbette insibağ ve in’ikas vardır. Malûmdur ki: İn’ikas ve tebaiyetle, o Nur-u A’zam-ı Nübüvvetle beraber en azîm bir mertebeye çıkabilir. Nasılki, bir sultanın hizmetkârı ve onun tebaiyetiyle öyle bir mevkiye çıkar ki, bir şah çıkamaz. İşte şu sırdandır ki, en büyük veliler sahabe derecesine çıkamıyorlar. Hattâ Celaleddin-i Süyutî gibi, uyanık iken çok defa sohbet-i Nebeviyeye mazhar olan veliler, Resul-i Ekrem (a.s.m.) ile yakazaten görüşseler ve şu âlemde sohbetine müşerref olsalar, yine sahabeye yetişemiyorlar. Çünki Sahabelerin sohbeti, Nübüvvet-i Ahmediye (a.s.m.) nuruyla, yani Nebi olarak onunla sohbet ediyorlar. Evliyalar ise, vefat-ı Nebevîden sonra Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı görmeleri, velayet-i Ahmediye (a.s.m) nuruyla sohbettir.” (Sözler, s.489)

Akla gelir ki, Ebu Cehil de Peygamberimizi görmüş ama iman etmemiştir, neden?

Nur, imanla görünür. Kabulle görünür. Kalp mühürlü ise, o karanlık, aydınlığı göremez.

Gazetemizin yazarı Sabahattin Yaşar da, dersle ilgili olarak bizlere, eline aldığı boş bir su şişesi üzerinden şöyle bir örnek verdi: “Bu boş su şişesinin kapağını sıkıca kapatmışsanız, yıllarca okyanuslarda gezse, günlerce şelalenin altına tutsanız bir fayda olmaz. Bunun adı cehalettir. O şişenin kapağını açmadığınız sürece dolmaz. İlim, şişenin kapağını açmak ve doldurmaktır. Yani müşteri olmaktır. Onun için her zaman okuduğumuzu anlayıp, alıcılarımızı açık tutmamız lazımdır.” 

Ayrıca, ders sonunda öğrencilere, herkesin daha yakından tanıdığı, hayatını okuduğu ve örnek aldığı bir Sahabe-i kiram olsun denildi.

Öğrenciler ders boyunca, söz hakkı alıp konuşabildikleri için, kendilerini dersin içinde hissettiler. Okunan derste aldığımız bilgiler hayatımızda, hayat düsturu oldu. Sonuçta herkes mutluydu ve huzurluydu.

Okunma Sayısı: 1598
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Müjdat Bayar

    10.1.2024 08:24:07

    Şişe misali çok güzelmiş. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı