"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Milleti tanıyan idareci

Faruk ÇAKIR
20 Eylül 2020, Pazar
Milletin gönlünde taht kuran, vefatlarından sonra da hayırla, iyilikle, duâ ile yad edilen idareci, siyasetçi ya da her türden bürokratın ortak bir özelliği vardır:

Onlar millete sırtını dönmez. Onlar milletin derdini dinler, çare bulmaya çalışır. “Bugün git, hiç gelme” demez ve milletin dertleriyle de dertlenirler.

8 Eylül 2003 tarihinde meydana gelen bir trafik kazasında vefat eden Recep Yazıcıoğlu da böyle bilinen ve tanınan bir bürokrattı, başarılı bir valiydi. Tokat, Aydın, Erzincan ve  Denizli’de valilik yapan Recep Yazıcıoğlu, görev yaptığı yerlerde halka olan yakınlığı sebebiyle hep ilgi görmüştü. Medyada, ‘Süper Vali’ olarak tanındı, ama halktan kopmadı. “Bürokrasi”nin engellerini aşma noktasında fikirler ileri sürdü, siyasetçilere tavsiyelerde bulundu. “Yapılamaz” denilen küçük çaplı köprü, okul ve benzeri yatırımları milletten aldığı yardımlarla yaptı ve herkese gösterdi.

Elbette günümüzde de Vali Recep Yazıcıoğlu benzeri idareciler vardır, ama hal ve gidiş sebebiyle öne çıkamıyorlar. Vefatının üzerinden neredeyse 20 yıl geçen Vali  Yazıcıoğlu’nun o günkü siyasetçiler için sarf ettiği sözleri bugün herhangi bir vali sarf edebilir mi? Bırakalım valileri, bir STK temsilcisi dahi benzer sözleri sarf edemez. Bu  tablo ülkemizin ‘ileri’ gitmediğine bir delil olabilir.

Tabiî ki halkın sesine kulak verip örnek olan idareciler daha fazla bilinmeyi ve tanınmayı hak eder. Ne var ki medya bu isimleri yeterince gündemde tutmuyor. Vali Yazıcıoğlu’nu vefat yıl dönümünde kaç idareci hatırladı? Ya da o kadar mı hatırlamayı hak ediyor?

Merhum Vali Recep Yazıcoğlu’nun 17 Şubat 1999’da ‘Sedef Kabaş ile Potreler’ programındaki sözleri sanki 2020 yılında sarf edilmiş gibi geçerliliğini koruyor.

Zamanında Türkiye’nin en genç valisi olan ve yanında koruma bulundurmayan, makamının kapısını hep açık tutan Recep Yazıcıoğlu o gün şöyle demiş: 

“Bugün Türkiye’de mülki idare amirleri, sanki bir kısım ‘seçilmiş padişah’ diyorum ben onlara. Bizde davullar zurnalar ile adamlar karşılanır. Bu tam bir faciadır, geri kalmış tipik ülkelerin modelidir. Yani Batı’da davullar, zurnalarla adamlar karşılanmaz böyle bir şey yok. Bu tabiî sistemle beraber yönetim anlayışıyla demokrasi ile beraber değişecektir.”

“Bu ülkenin kaynakları kıttır. Siz halkın katılımını sağlamazsanız yabancılaşma olur. Bir okulun camı kırıldığı zaman ‘gelsin devlet yapsın’ denir. Ama kendisi katılırsa kendisi sahip çıkıyor. Böylelikle yabancılaşma da sona eriyor.” 

Yazıcıoğlu, sözlerini şöyle noktalamış: “Türkiye cerrahi müdahale isteyen bir yapıya girdi. Yapı da, sistem de, yönetim anlayışı da eskidi. Demokratlık, demokrasi yok, insan hakları yok, özgürlükler yok, söylenecek çok sözler var. Atanmış milletvekilliği, atanmış belediye başkanlığıyla da Türkiye demokrasiyi de yakalayamaz. Demokrasi, özgürlük olmazsa kalkınma da, gelişme de olmuyor. Bunlar birbirine paralel şeylerdir. Tabandan değişmeye talep olmadığı müddetçe ne demokrasi olur, ne gelişme, ne de yapılanma olur. Bunlar olmadığı sürece de Türkiye hep kendini tekrar eder. Şüphesiz yerimizde saymıyoruz, ama kaplumbağa hızıyla gidiyoruz.”

Bu vesileyle Yazıcoğlu’nu rahmetle anarken; her ile, her ilçeye belki de her köye Vali Yazıcıoğlu gibi idareciler nasip olsun inşallah diyoruz vesselâm.

Okunma Sayısı: 1316
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    20.9.2020 18:49:01

    Kaldı mı Sayın Yazıcıoğlu gibi;sadakatli,şefkatli,demokrat,demokrasi aşığı,müsbet hareket prensibiyle hareket eden idareci yahut bürokrat.Kalmadı diyemeyiz ama sayıları bayağı az.Görünen köy de,kılavuz istemiyor zaten.İdareci önce Allah'tan korkmalı,sonra da halkına sadâkatli olmalı.Eğer böyle olursa bir yönetici,yönettiği yer her daim kalkınacak ve halk ta daima,refah ve huzur seviyesi yüksek olarak yaşayacaktır.Aksi takdirde;o ülke yahut belde veya köy neyse artık,daima çöküş içinde olacaktır,Allah muhafaza...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı