"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yanıltarak iş görmek

Faruk ÇAKIR
02 Eylül 2021, Perşembe
Politikacıların yanlışlarından biri de insanlara ölümü gösterip sonrasında da sıtmaya razı etmek şeklinde tezahür eder. Türkiye’yi idare edenlerin en çok başvurduğu yollardan biri de budur.

İnsaflı herkes yalan haber ya da insanları huzursuz eden sosyal medya mesajlarından yana şikâyetçi olur. Kişileri hedef alan, onları karalayan ve itibar suikastı yapan mesajlar, paylaşımlar ve iddialar elbette engellenmelidir. Ama bunu bahane ederek doğru haberler de engellenmek istenirse ne olacak?

İşte bir doğruyu öne sürmek suretiyle insanları yanıltarak bin yanlış yapmak buna derler. “Biz yalan habere engel olacağız” diye yola çıkanlara “Hayır, yalan haberler devam etsin” demek elbette mümkün değil. Fakat acaba asıl maksat gerçekten yalan ve yanlış haberlere engel olmak mı? Yalan haberler bahane edilerek muhalifleri ve iktidarın yanlışlarına itiraz edenler susturulmak istenmesin?

Zaten sosyal medya ‘iki ucu keskin bıçak’ gibidir. Ayrıca sansür ile ‘kontrol’ün arasında da çok ince bir çizgi var. İktidar muhalefeti susturmak istiyor diye yapılanlara itiraz edenler “Siz yalan haberi mi savunuyorsunuz?” diye sorulur mu? Elbette yalan haberlere engel olsun, ama bunlar bahane edilerek muhalefet susturulmasın.

Esasında yalan haberle mücadele etmek için mevcut kanun ve yönetmelikler de yeterli olabilir. Nasıl ki başka konularda var olan kanunlar uygulansa, işler hukuka göre yapılsa problemler aşılabilir. 

Sosyal medya konusunda da aynı tavır geçerlidir. Diyelim ki ihalelerde yolsuzluk ve usûlsüzlük oluyor. Bu durum, kanunların yetersizliğinden mi kaynaklanıyor? Tam aksine, var olan kanunlar uygulanmadığı için yolsuzluk ve usûlsüzlükler sürüp gidiyor. Aynı şey sosyal medya için de geçerlidir. Gerçek anlamda yalan haberle mücadele etmek isteyen idareciler en başta kendileri yalana tevessül etmemelidir. Dünya biliyor ki bazı idareciler milletin gözünün içine baka baka ve hatta canlı yayınlarda ‘yalan’a sarılıyorlar. O halde siyasî menfaatleri için yalana sarılan bir idareci ‘yalan haberlerle mücadele edeceğim’ sözüyle kimi inandırabilir?

Meselâ, bir dönem telefonla dolandırıcılık epey yaygındı. Ya da büyük şehirlerde çok rastlanan bir hırsızlık yolu da ‘kap-kaç’ idi. Sonra var olan kanunlar ve teknik imkânlar kullanılarak bunlar nispeten engellendi. Milletin kanaatine göre meselâ telefonla yapılan dolandırıcılık istenmesi halinde kesin olarak engellenebilir. Eğer engellenmiyorsa başka bir ihmal söz konusu demektir.

Netice olarak haber ya da başka konularda yalana sarılanlar mutlak surette engellenmelidir. Fakat bu bahane edilerek muhaliflerin susturulmaya çalışılması ya da ‘doğru haber’lerin ‘yalan’ diyerek karartılmasına tevessül edilmemeli. Muhalif bir ekonomistin, açıklanan resmî enflasyon nispeti şüphelidir beyanına ‘yalan söylüyor’ diye ceza uygulamaya kalkmak yalanla gerçek anlamda mücadele sayılır mı?

Yalana da, yolsuzluğa da, usûlsüzlüğe de yol verilmesin. Ama bunlar bahane edilerek gerçeklerin üstü de örtülmesin vesselâm.

Okunma Sayısı: 1243
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    2.9.2021 06:32:02

    Her gün yalan söyleyenlerin başkasını yalancılıkla suçlaması normal. Her konuda olduğu gibi çare gerçek demokrasi ve kanun hâkimiyetidir. Kanun karşısında herkesin eşit olmasıdır. Adaletli adalet sisteminin tesisidir. Kimin yalan söylediğine siyasiler değil adaletli mahkemeler karar verir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı