"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mafya tartışmaları

Fatih Yokuş
29 Mayıs 2021, Cumartesi
Sosyal medyada gündem olan mafya devlet ilişkisi iddialar, kafa karışıklığına sebebiyet vermekte. Daha önceki dönemlerde de devlet-mafya veya çete ilişkileri gündeme gelmiş Susurluk’ta meydana gelen kaza günlerce tartışma konusu olmuştu.

Mafya lideri olarak tarif edilen birinin yayınladığı milyonlarca kişinin izlediği videolara farklı medyalarda ve farklı kişiler tarafından yorumlar yapılmaktadır. “İslâma göre devlet idaresi ile lider konumu nasıl olmalı?” sorusuna cevap vermeye çalışalım:

İslâma göre güçlü devlet olmanın esası, güçlü lidere sahip olmaktan ziyade, güçlü bir adalete sahip olması gerekliliğidir. Güçlü liderlerin varlığı güzel olsa da zaman içerisinde adaletten uzaklaşabilir, ülkeyi otoriter yapıya götürebilirler.

Toplumun olduğu yerde idarecilerin olması ve birinin yönetici olması temel esastır. Peygamberimiz (asm): “Üç kişi olduğunuzda aranızda birini yönetici seçiniz” der.

Bir başka hadis: “Öyle emirler gelir ki, yalan söyler ve zulmederler. Onların yalanlarını tasdik eden ve zulümlerine yardım edenler, benden değildir, ben de onlardan değilim. Onların yalanlarını tasdik etmeyen ve zulümlerine yardımcı olmayanlar bendendir, ben de onlardanım.” (Taberani)

İslâmiyette devletin esas görevi adaletin tesisidir. Hz. Ömer (ra) “Adalet mülkün temelidir” sözüyle bu durumu net biçimde dile getirmiştir. Liderin iyi namaz kılması, hacca gitmesi, Kur’ân okuması, bolca zikir ve tesbihat yapması onunla Allah arasındaki ibadet olup güzel meziyetlerdir. 

Devlet idaresinde ise muamelat yani devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiler olduğundan lider olacak kişilerin; işin ehli, âdil olması ve insan haklarına önem vermesi yönlerinin güçlü olması gerekir.

Liderin tek başına karar alması velev ki âdil olsa dahi yeterli midir? İslâmın ilk yıllarına ve devlet anlayışına bakıldığında yeterli olmadığıdır. Liderin karar vermesinde etkili olan, yanlış kararlarını sorgulayabilen, değiştirebilen ve karar almada etki edebilen güçlü istişare ekibine yani meşveretin olması elzemdir.

Hz. Ömer (ra) halife olduğunda minbere çıkıp hazır olan cemaata “yanlış hüküm verirsem ne yaparsınız?” Cemaat “sana doğruyu anlatırız”. Hz. Ömer “Ya yanlışta israr edersem?” Cemaat “seni ikaz ederiz” Hz. Ömer “yanlışta diretirsem” cemaat “Seni kılıcımızla düzeltiriz.” Bunun üzerine Hz. Ömer (ra) şükür secdesini ettikten sonra Allah’a hamd ederek “Beni yanlışlarımdan döndürecek bir cemaatim var.” der.

Müslümanların yaşadığı ülkelerin geri kalmışlığı, insan haklarının ihlâli, hukuksuzluk ve çeteleşmenin varlığı dinin değil dinden uzaklaşmanın birer nişanesidir. Olması gereken İslâma da uygun olan güçler ayırımına önem verilmesi, denetlenebilme ve denge unsurunun sağlanmasıdır. İşi ehline verme, istişareye ve meşveret kararlarına riayet edilmesidir.

Okunma Sayısı: 1001
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı