"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sular altında kalan tarih: Halfeti

15 Kasım 2019, Cuma 16:30

Şanlıurfa Gezi Notları - 1: Taşıyla, toprağıyla mübarek şehir: Şanlıurfa

Şanlıurfa Gezi Notları - 2: Samimiyet Urfa sokaklarına yansımış

 

***

Şanlıurfa Gezi Notları - 3

HABER- FOTO: KÜBRA ÜNÜVAR
kubra_unuvar@outlook.com

Bu kez de rotamızı Şanlıurfa’ya 120 km olan Halfeti’ye çeviriyoruz. Şanlıurfa’nın bir ilçesi olan Halfeti tabiî güzellikleriyle ilçeye ilk girildiği an da dikkat çekiyor. Edindiğimiz bilgilere göre, Halfeti Romalılar tarafından Ekamia adı ile kuruluyor. Bizanslılar döneminde ise Romaion Koyla adı ile anılıyor. Yöre M.S. 640 yılında Arap istilâsına uğramış, 661 yılında Emevilerin, 750’de Abbasilerin hâkimiyeti altına girmiştir. Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçuklular buraya kadar uzanmıştır (1087). Daha sonra Eyyubiler ve Selçuklular arasında zaman zaman el değiştirmiştir. Moğol istilâsına uğrayan yöre, 1280 yılında Beysari komutasındaki Memluk ordusu Halfeti’yi kuşatmış, ele geçirememiş, ancak yağmalamıştır. 1290 yılında Eşref komutasındaki Mısır ordusu Halfeti’yi yeniden ele geçirmiş ve Kal’at-ül Müslimin adını verilmiştir. Daha sonra Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Hıristiyanlığın merkezi: Rumkale

Gezimize ilk olarak tekne turu başlıyoruz. Teknede ilerlerken iki yanınızda yükselen kayalıklardan fışkıran yeşillik ile birleşen Fırat Nehri karşısında büyüleniyorsunuz. Yaklaşık 15 dakika sonra, yüksek kayaların tepesine oyulmuş eski bir uygarlık kalıntılarını görüyoruz. Bunun Rumkale, olduğunu fark ediyoruz. Geç Roma ve Ortaçağ dönemine ait antik bir kale ve erken Hıristiyanlık Dönemi’nin önemli teoloji merkeziymiş. 1113’te III. Grigoris kaleyi satın alarak Başpiskoposluk makamını buraya yerleştirmiş. 1279’da Memluklular kaleyi kuşatmış ancak düşürememiş, 1292’de sultan Melik el Eşref tekrar kuşatıp, ele geçirmeyi başarmış. Sultanın emri ile Suriye Naibi Sancar Suca tarafından tamir ettirilen kale, Kale’at el Müslimin adını almış. Kalenin hemen yanı başında yer alan büyük bir bölümün oyularak eğimli bir yer haline getirilmiş. Romalıların yönetimi döneminde hem akınların kaleye ulaşamaması için hem de nehirden yukarı su çekebilmek için yapılan bu yer, bizi tarihlerin derinliklerine götürüyor. Ayrıca kalenin içinde gezilecek tarihî kilise ve manastırlar da mevcut. Hz. İsa’nın havarilerinden Yohannes’in Rumkale’ye gelip yerleşmesi ve burada Hıristiyanlık dinini yayması dolayısıyla Hıristiyanlık tarihinde önemli bir rol oynamış.

Batık şehir ve Karagül

Yavaş yavaş ilerlerken sudan çıkan minare hemen gözümüze çarpıyor. Büyük bir caminin kendisinin tamamı ve minaresinin 2/3’ü sular altında kalmış. Yamaçlarda birkaç tarihî evler olsa da kasabanın çoğu sular altında. Minarenin tam karşısında ufak bir çay içme yeri var. Bir yandan çayı yudumlarken bir yandan da batık şehrin efsanesine kendinizi kaptırıyorsunuz. Karagülü ile ünlü olan Halfeti, güllerin siyah renkte açması ile bu ismi almış. Bölgenin coğrafi şartlarından etkilenerek yetişen Karagül Halfeti’nin bazı bölgelerinde yetiştiriliyor. 

Başka bölgelere ekilse bile açmayan siyah gül Fırat Nehri suyundan ve bölgenin farklı ikliminden olduğu söyleniyor. Şanlıurfa gerek merkezinde gerek ilçelerinde çok önemli bir tarih barındırıyor. Bu tarihi görmemde bana yardımcı olan bütün kardeşlerime selâm ve duâ ediyorum…

-SON-

Okunma Sayısı: 1604
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A. Kadir Ceylan

    16.11.2019 00:36:15

    "Yöre M.S. 640 yılında Arap istilâsına uğramış." Bu cümle uygun düşmemiş. Müslümanlar tarafından fethedilmiş denilmeliydi. Güzel bir yazı dizisi olmuş tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı