"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Samimiyet Urfa sokaklarına yansımış

14 Kasım 2019, Perşembe 21:49

Şanlıurfa Gezi Notları - 1: Taşıyla, toprağıyla mübarek şehir: Şanlıurfa

 

***

Şanlıurfa Gezi Notları - 2

HABER- FOTO: KÜBRA ÜNÜVAR
kubra_unuvar@outlook.com

“Bütün Urfa halkına, çoluk ve çocuğuna ve mezarda yatanlarına her sabah duâ ediyorum. Ve bütün Urfalılara selâm ediyorum. Urfa taşıyla toprağıyla mübarektir. Ben çok hastayım. Onlar da bana duâ etsinler” diye duâ eden Üstad Bediüzzaman Hazretleri için bu mübarek şehir oldukça önemli bir yere sahiptir. Rotamızı bu sefer, Risale-i Nur’da 2. Lem’a’ya konu olan Hz. Eyyüb’ün sabır makamına, meşhur Urfa sokaklarına ve Üstad Hazretleri’nin vefat ettiği İpek Palas Otel’e çeviriyoruz.

İpek Palas Oteli: 27 Numara 

Bediüzzaman Hazretleri’nin çileli hayatı Şanlıurfa’da son bulmuştu. 21 Mart 1960 sabahında Urfa’ya gelen Üstad Hazretleri gayet hasta bir şekildeydi. Takvim 23 Mart’ı gösterdiğinde Üstad Hazretleri İpek Palas Oteli 27 Numaralı odada kıyamete kadar sürecek bir hizmeti arkasında bırakarak hayata gözlerini yumdu. Biz de Üstadımızın vefat ettiği odayı ziyaret etmek için görevlilerden izin alarak merdivenleri çıkmaya başladık. Otel o zamandan bu yana pek çok restorasyon işlemi görerek gayet lüks bir hal almış. Odanın kapısına geldiğimizde bu odaya hiç dokunulmadığını fark ediyoruz. Kapıyı açtığımızda, küçücük bir oda ve Üstadın eşyalarıyla karşılaşıyoruz. Duâ ederek odadan çıkarak, görevlilere bu odayı korudukları için ve ziyarete izin verdikleri için teşekkür ederek, arkamızda bir tarih daha bırakarak oradan ayrılıyoruz. 

Şanlıurfa’ya gelindiğinde buraya muhakkak uğranmasını şiddetle tavsiye ediyoruz.

Urfa Sokakları ve çarşıları

Günümüzde artık o eski evler, konak olarak kullanılmıyor, konukevi olarak misafirlerini ağırlıyor. Ama sokaklarda hâlâ kadife giysili kadınlar, mor kefiyeli amcalar, güvercinler ve çocuk kahkahaları ile hayat devam ediyor. Bu sokakların arasında hayata tutunmaya çalışan eski ustalara da rastlıyoruz. Yıllardan beri bu sokaklarda ne ekmeğin, yufkanın, isotun kokusu da tadı da değişmemiş. Haşimiye Meydanı’ndan ilerlerken, bakır eşya ve isot satıcılarının, ocakbaşlarının arasından küçücük kemerli bir kapıyla ulaşılır tarihî Urfa Çarşıları’na. Gelenekselle modernin birleştiği bir ahir zaman mekânıdır Urfa Çarşıları. Çarşı isotçular, kumaşçılar, bakırcılar, kuyumcular, marangozlar, ayakkabıcılar, kilimciler, keçeciler, halıcılarla doludur. Çarşının içinde bulunan esnafın ve yemek yediğimiz ocakbaşlarında olan insanların samimiyeti en çok görmeye değer şey gibi geliyor insana. Urfalı olmadığımızı anladığı için bize hediye Cevşen vermeye çalışan kocaman kalpli, minik bir çocukla olan muhabbetimizde hafızamızda bir anı olarak kalıyor.

 

-DEVAM EDECEK-

Okunma Sayısı: 1186
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı