"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çözümün ilk şartı hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargı

18 Temmuz 2021, Pazar 01:15
TEK ADAM SİSTEMİNİN ÜLKEYİ KUTUPLAŞTIRDIĞINI SÖYLEYEN PROF. DR. ŞENATALAR, “BU SİSTEM DEĞİŞMELİ. ÇÖZÜMÜN İLK ŞARTI HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE BAĞIMSIZ YARGI” DEDİ.

TÜRKİYE’NİN YENİLENME İHTİYACI VAR

TÜRKİYE’NİN bir yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu dile getiren Prof. Dr. Burhan Şenatalar, bunun için; Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı, adil ve şeffaf bir yönetim, liyakat, planlama ve iyi eğitim sistemi gerektiğini dile getirdi.

BUGÜNKÜ STATÜKO PARTİSİ AKP

şenatalar, “Dün CHP devlet ve statüko partisiydi. Bugün statüko partisi artık AKP’dir. Kurmuş olduğu düzeni korumaya çalışmaktadır. Çünkü hesabını vermekte çok zorlanacağı işler yapılmıştır. Bu da düzenin ve iktidarın korunması gereksinimini güçlendiriyor” dedi.

***

Çözümün ilk şartı bağımsız yargı

Prof. Dr. Burhan Şenatalar, krizlerin sona ermesinin ilk şartının hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargı olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Burhan Şenatalar siyasetten ekonomiye ülkenin krizini ve çözüm yolları hususunda açıklamalar yaptı. Gazeteduvar’dan İslam Özkan’ın sorularını cevaplandıran Prof. Dr. Şenatalar, cumhurbaşkanının üslubunun ülke sorunlarının tartışılmasını engellediğine dikkat çekiyor. 

Şenatalar, “Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu durumu nasıl tanımlıyorsunuz?” şeklindeki bir soru üzerne şöyle konuşmuş: Ben başından beri “tek adam rejimi” veya “tek adam yönetim sistemi” demeyi tercih ediyorum. “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi“ diye adlandırmak çok anlamsız. Çünkü literatürde ve uygulamada başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistem ayırımı yaygın. Bizdeki uygulama da büyük ölçüde cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yönetim biçimi olduğuna göre, Latin Amerika tipi başkanlık sistemi veya güçlendirilmiş başkanlık sistemi denebilir. (...) Ayrıca kuvvetler ayrılığının varlığını iddia etmek imkânı yoktur. 2021 Türkiyesinin bu sistemi aşması bir zorunluluktur. Çünkü sorunlarımızın çoğu bu yapıdan kaynaklanmaktadır.  Bütün yetki tek kişide toplandığı için, yüksek enflasyondan üniversitelerde verim düşüşüne kadar tüm sorunların kaynağı aynıdır. (...) 

Sistemin cumhurbaşkanına verdiği aşırı yetkinin bir yansıması da parti içinde de demokrasinin olmayışıdır. Siyaseti uzaktan izleyen bazı kişiler, parti içi demokrasi konusunda partiler arasında hiçbir fark olmadığını ileri sürebilmektedirler. Parti içi demokrasi konusunda tüm partilerin alması gereken bir yol bulunmasına karşın, bu konuda alınacak en uzun yolun iktidar partisine ait olduğu kesindir.

YAŞANAN KUTUPLAŞMANIN SEBEBİ

(Yaşanan sorunları sadece parti içi demokrasiyle indirgeyebilir miyiz?) Politika yapma tarzıyla ilgili başka bir sorun da, tek adam sisteminin seçilmesine ilişkin kuralların siyaseti bloklaşmaya ve kutuplaşmaya götürmesidir. Bu sorun parlamenter sistemde bu ölçüde ağır değildir. Özellikle sistemin baş aktörünün siyasete bakış tarzı, dünya görüşü ve üslûbu genel olarak politika yapma tarzını ve üslûbunu da etkilemektedir. Bugünkü cumhurbaşkanının ötekileştirici, kutuplaştırıcı üslûbunun ülke sorunlarının nesnel ve anlamlı biçimde tartışılmasını engellediği kesindir. Bu belirlemelerin sonucu olarak, bugünkü sistemin birçok sebeple değiştirilmesi ve değişimle birlikte siyaset yapma tarzında da bir yenilenme Türkiye için büyük bir ihtiyaçtır.

ÇÖZÜMÜN İLK ŞARTI BAĞIMSIZ YARGIDIR

Bir kurtuluş reçetesi veya tek bir büyük proje propaganda etkisi yapsa da, sorunların çözümü tek bir projeye veya sektöre indirgenemez. Meselâ şu ülke sanayi ile kalkındı, bu ülke tarımla kalkındı gibi ifadeler de pek anlamlı değildir. Önce başarılı bir ekonominin ön şartlarını veya altyapısını konuşalım, yani doğrudan ihracatla, enflasyonla ilgili gibi gözükmeyen konular. Bunlardan birincisi hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargıdır. Bunlar bütün ekonomik kararların ve sözleşmelerin güvencesidir. Şirket kurmaktan yatırım yapmaya, yabancı sermaye çekmeye kadar her kararı etkiler. İkinci olarak devletin aldığı kararların, koyduğu kuralların nesnel, saydam ve adil olmasıdır. Sadece bu özellikleri taşıması da yetmez, bütün ilgili tarafların da böyle olduğunu bilmesi ve inanması gerekir. Üçüncü olarak, politikaları iktisat biliminin günümüzde sunduğu bilgilere hâkim ve deneyimli kadroların belirlemesi gerekir. Dördüncü olarak, her şeyi plana bağlamak gerekmese de, genel stratejiyi belirleyen ve temel hedefleri ve gerekli kaynakları hesaplayan, saptayan bir planlama örgütüne ihtiyaç vardır. Beşinci olarak, eğitim sektörünün yeni bir anlayışla düzenlenmesi ve ekonomiyle bağlantısının kurulması gerekir. Hızlı kalkınmanın motor gücü iyi yetişmiş, hür ve bağımsız düşünen, problem çözme becerisine sahip, bir yabancı dili hakkıyla öğrenmiş, dünyaya açık bir işgücüdür.

Okunma Sayısı: 1104
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı