"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demirel: Bediüzzaman hem cumhuriyetçi hem demokrattır

17 Haziran 2019, Pazartesi 00:39
9. CUMHURBAŞKANI MERHUM SÜLEYMAN DEMİREL, SAİD NURSÎ’Yİ, RİSALE-İ NUR’U VE NUR TALEBELERİNİEN ZOR ŞARTLARDA, HER ZAMAN VE ZEMİNDE SAVUNMUŞ BİR DEVLET ADAMIYDI.

Vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz...

Köprü’de konuşunca

DEMİREL Köprü dergimizdeki mülâkatlarında Said Nursî hakkındaki takdirkâr ifadeleri sebebiyle bir grup aydının basına kapalı yapılan Taksim grubu toplantısında hedef olduğu eleştirilere cevap verirken şöyle demişti:

Bin yılda gelen bir Âlim

“Bediüzzaman bir âbidedir. Bin yılda gelen İslam âlimlerindendir. Hem cumhuriyetçi, hem de demokrattır. Türkiye'nin onun demokratlığına ulaşabilmesi için kırk fırın ekmek yemesi lâzım.”

ÂLİM DEĞİLDİR DİYENİN ALNINI KARIŞLARIM

Demirel, 1990’de okuttuğumuz Kocatepe Mevlidi sonrasında yapılan haksız eleştirilere cevap verirken "Said Nursî büyük bir İslam âlimidir. Âlim değildir diyenin alnını karışlarım. Mevlid okutmak suç mu? Türkiye'de mahkemelerden iki binin üzerinde beraat kararı almış Risale-i Nur'un müntesiplerine ne yapmak istiyorsunuz!" gibi ifadelerle, Yeni Asya mensuplarının mevlid okuttukları için gözaltına alınmalarına tepki göstermişti.

MGK’DAKİLER SAİD NURSî’Yİ BİLMİYOR

Demirel "MGK’da Bediüzzaman Said Nursi aleyhinde konuşmalar oldu mu?” ya da "Nur Talebeleri gündeme geldi mi?" diye sorulduğunda, "Mesele MGK'nın meselesi olamaz. Eğer böyle bir konuşma yapılacak olursa ben müdahale ederim" diye cevaplarken “Yalnız MGK'dakilerin bir kısmı Said Nursî ile Şeyh Said'in farkını bilmeyecek kadar bilgisiz. Yeni Asya'daki arkadaşlar, Bediüzzaman'ın Şeyh Said'in kıyama katılma çağrısına karşı gönderdiği 'Türk milleti bin sene Kur'an'a hizmet etmiştir, bu milletin torunlarına kılıç çekilmez' mektubunu sık sık yayınlarsa, bilgisi noksan insanlar bilgisini tamamlamış olur" tavsiyesinde bulunmuştu. 

***

HABER: KÜBRA ÖRNEK
kubraornek33@gmail.com

Fotoğraf: MEHMET KARA - Yeni Asya

***

Demokrat devlet adamı: Süleyman Demirel

Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde önemli bir konuma sahip, 9. Cumhurbaşkanımız merhum Süleyman Demirel, vefatının dördüncü senesinde rahmetle anılıyor.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel, Türkiye’nin yarım asrına mühür vurmuş demokrat bir devlet adamıydı. Demirel’in hayatı, Türkiye’nin yakın tarihinde kararlı bir demokrasi ve kalkınma mücadelesini anlatıyor. Merhum Adnan Menderes’ten sonra demokrat misyon bayrağını devralan Demirel’in demokrasi ve hukuku katleden, millet iradesini devre dışı bıraktıran muhtıralara karşı gösterdiği demokratik direnç, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin serencamını oluşturuyor.

Demirel, Isparta’da anılıyor

Merhum Süleyman Demirel, vefatının dördüncü yılında memleketi Isparta İslamköy’de, kabri başında düzenlenen devlet töreni ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde düzenlenen çeşitli program ve panellerle anılıyor. Süleyman Demirel 17 Haziran 2015’te 91 yaşında vefat etmişti. Süleyman Demirel, “Birtakım yürüyüşler oluyor diye asabınız bozulmasın, yürümekle sokaklar eskimez”, “Memlekette benzin vardı da biz mi içtik”, “Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz”, “GAP’ı gaptırmam”, “Elektriğin komünisti olur mu?”, “Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir, binanaleyh Ege bir göl değildir”, “Dün dündür, bugün bugündür” sözleriyle de hafızalarda yer etti.

Sıkıyönetim komutanlarına ne dedi?

“Demokratlar Demirel’i Anlatıyor” kitabındaki hatırlarda merhum Cumhurbaşkanı Demirel’i demokrat dâvâ arkadaşlarının gözünden görmek mümkün. Eski Milletvekili Recep Özel Demirel’le ilgili bir anektodu şöyle naklediyor; “Demirel, 12 Eylül öncesi sıkıyönetim komutanlarına konuşuyor: Devlet, bu anarşiyi kimin yaptığını bilmiyorsa ayıptır. Kimin yaptığını biliyor ve gereğini yapmıyorsa ikinci ayıptır. Kimin yaptığını biliyor, ama hakkından gelemiyorsa bu üçüncü ayıptır ve o zaman devlet bitmiştir.” (Demokratlar Demirel’i Anlatıyor, s. 17)

Bediüzzaman, en büyük demokratlardan biridir

Demirel, sohbetlerinde zaman zaman Bediüzzaman’ın memleket idaresine, demokrasiye, demokratik yönetime dair düşüncelerinden  paragraflar açar; gelenlere Bediüzzaman’ın kitaplarını okur, önemli yerlerin altını çizerdi. Demokratik toplantılar olarak önemli bir gelenek haline gelen fakat şu an devam ettirilmeyen ‘Taksim Grubu Toplantıları’nda Süleyman Demirel’e Köprü Dergisi’nde yer alan Bediüzzaman’a ve beyanlarına sahip çıkan açıklamaları üzerinden itiraz eden Hürriyet yazarı Oktay Ekşi söz alıp, Bediüzzaman’dan iktibaslar yaptığı için eleştiriler yöneltti. Demirel, her soruya cevap vereceğini söyleyerek, büyük bir dirayetli Bediüzzaman’ın cumhuriyet tarifini nazara verdi: “Sayın Ekşi, Bediüzzaman Hazretleri bir âbidedir, Bediüzzaman Hazretleri büyük bir İslâm âlimidir, bin yılda gelen İslâm âlimlerindendir. 

Bediüzzaman Hazretleri hem cumhuriyetçidir hem de demokrattır. 

Bediüzzaman’ın demokratlığına Türkiye’nin ulaşabilmesi için kırk foton ekmek yemesi lâzım. Bediüzzaman Hazretleri, hürriyetle insandaki imanı  eş anlamlı tutuyor” değerlendirmesini yaptı. (Demokratlar Demirel’i Anlatıyor, s. 62)

Bediüzzaman, ya bilinmiyor ya da yanlış biliniyor

Demirel’e “Millî Güvenlik Kurulu’nda Bediüzzaman Said Nursî aleyhinde konuşmalar oldu mu?” ya da “Nur Talebeleri gündeme geldi mi?” diye sorulduğunda, “Mesele MGK’nın meselesi olamaz. Eğer böyle bir konuşma yapılacak olursa ben müdahale ederim” diye cevapladı. Yalnız “MGK’dakilerin bir kısmı Bediüzzaman Said Nursî ile Şeyh Said’in farkını bilmeyecek kadar bilgisiz. Yeni Asya’daki arkadaşlar, Bediüzzaman’ın Şeyh Said’in kıyama katılma çağrısına karşı gönderdiği ‘Türk milleti bin sene Kur’ân’a hizmet etmiştir, bu milletin torunlarına kılıç çekilmez!’ ikazlı mektubunu sık sık yayınlarsa, bilgisi noksan insanlar bilgisini tamamlamış olur” tavsiyesinde bulundu. (Demokratlar Demirel’i Anlatıyor, s. 81)

Esat Kıratlıoğlu: Sabah Kur’ân okumadan sofraya oturmayan bir ailenin çocuğuyum

Eski bakanlardan Esat Kıratlıoğlu anlatıyor: Ankara’da bir Pazar günü büyük kongre olacak. Delegelerin büyük bir kısmını topladık. Onlarla sohbet edilerek adaylar hakkında bir durum değerlendirmesi yapılacak. Oraya Süleyman Demirel’i dâvet ettik. Delegeler tamamen sus pus vaziyetteler. Kimse kimsenin hakkında değerlendirme yapmak istemiyor. Süleyman Bey geldi, hiç unutmam ‘çarıklı’ denilen Allah rahmet eylesin İhsan Ataöv ile Konya Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı da oradaydı. Doğrudan Demirel’e sordular: ‘Size mason diyorlar, mason lâfını çıkarttılar’ diye. Demirel buna karşı, ‘Ben mason değilim. Bizim evde her sabah Kur’ân’dan bir cüz okumak suretiyle kahvaltıya başlardık. Ben her sabah Kur’ân’dan bir cüz okumadan kahvaltıya başlamayan bir ailenin çocuğuyum’ cevabını verdi.

(Demokratlar Demirel’i Anlatıyor, s. 150)

Mevlid okutmak suç mudur?

28 Ekim 1990 yılında Kocatepe Camii’nde Bediüzzaman için mevlid okutulacağına dair Demirel’e dâvet gönderilmişti. Mevlitten sonra gazetemiz yazarlarının da içinde bulunduğu on kişi gözaltına alındı. Bunun üzerine Demirel’e dosya gönderildi. Risale-i Nur’la ilgili iki bine yakın beraat kararı, Bediüzzaman’ın anarşinin türeme sebeplerine dair görüşlerini ihtiva eden ‘Anarşinin Sebep ve Çareleri’ adlı eser ve Bediüzzaman’ın bazı mektupları koyuldu. Daha sonra Demirel, bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, “Bediüzzaman Hazretleri büyük bir âlimdir. Bediüzzaman âlim değildir diyenin alnını karışlarım. Mevlid okutmak suç mudur? Bu bir kadirşinaslık örneğidir, duâlara sansür koyamazsınız. Türkiye’de mahkemelerden iki binin üzerinde beraat kararı almış Risale-i Nur’un müntesiplerine ne yapmak istiyorsunuz!” gibi ifadelerle mevlid mağdurlarını savunmuş, gözaltına alınmalarını eleştirmişti.

(Demokratlar Demirel’i Anlatıyor, s. 77)

Demirel, danışmaya çok önem veren bir liderdi

Çevre eski Bakanı Hamdi Üçpınarlar, Demirel’i ve demokrat misyonu anlatıyor: “Demirel, öncelikle ülke ve millet sevgisiyle mücehhez, demokrat ve inancı tam olan Türkiye sevdalısı bir insandı. Türk insanı ve toplumuna karşı borcu olduğu inancıyla hep hizmet etmeye çalıştı. Nitekim yaptığı hizmetlere baktığınız zaman hep insanı ön plana çıkarmıştır. ‘Benim vatandaşım hür olmalı’ demiştir. Türkiye’de ilk defa 1965 yılında Sakarya’da, ‘Benim vatandaşım göğsünü gere gere ben Müslümanım diyebilmelidir’ demiştir. Demirel, insan sevdalısı bir demokrattı. Meselâ Genel İdare Kurulu’nda bütün arkadaşları büyük sabırla dinlerdi. Onların fikirlerine hürmet ederdi, istifade etmeye çalışırdı. Son derece demokrat birisiydi.” (Demokratlar Demirel’i Anlatıyor, s. 125)

Cenazesinde sükûnet vardı

Avukat Sadık Avundukluoğlu anlatıyor: “Süleyman Bey’in aleyhinde açılan dâvâlar vardı. bütün hukuki işlerine ben bakıyordum. Bir ara Süleyman Bey’i sürekli şekilde malûm Balyoz ve Ergenekon dâvâlarında benzer dâvâlara katma düşünceleri vardı. Süleyman Bey, o konularda hiç ortaya çıkmadı. Meselâ Kurtlar Vadisi dizisinde Süleyman Bey’in tiplemesini ortaya çıkarttılar. Orada onu küçük düşürecek roller verdiriyor oynattılar. Süleyman Bey, onlara karşı da bir şey koymadı, ‘Onlar kendi kendilerini küçük düşürüyorlar. Kendi haline bırakın, zaten vatandaş değerlendirmeyi yapacaktır’ dedi. Süleyman Bey’in ağır tavrı karşısında ezildiler. Gerçek şu ki, o ezikliğe karşı Süleyman Bey’in cenazesi gerçekten bir halk adamının, Müslüman bir liderin cenazesine yakıştı. İmanlı, dini bütün dindarların, şuurlu muazzam halk kalabalığıydı. Hem kalabalık vardı hem de İslâm’ın emrettiği şekilde hem sükûnet, hem ciddiyet, hem asalet, hem de Allah’ın rahmetine tevdi şekli vardı. Hem Ankara Kocatepe’de, hem Isparta İslamköyü’nde. Düşünün; Cumhurbaşkanlığı 2000 yılında son bulmuş. Sene 2015. Aradan 15 sene geçmiş. Bugün 20 yaşındaki gençler o zaman 5 yaşında. Ama gençler doluydu orada. İnsan ölünce herkes ölümü hatırlıyor, ölen kişiyi değerlendiriyor. Bakıyor ki Süleyman Demirel haksızlık yapmamış, yolsuzluk yapmamış. Güniz sokakta oturduğu evden başka mal varlığı yok. Onu da kardeşleri yaptı. Maaşından başka bir geliri yok.” (Demokratlar Demirel’i Anlatıyor, s. 193)

Kaynak: Cevher İlhan-Mehmet Kara, Demokratlar Demirel’i anlatıyor, İstanbul, Yeni Asya Neşriyat, 2016

Okunma Sayısı: 1605
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı