Gelir dağılımındaki bozulma ve derinleşen sosyal adaletsizliğin toplumsal krizleri ağırlaştırdığına dikkat çekilerek, geçim sıkıntısı yaşayan milyonların sesinin duyulması ve acil adımlar atılması istendi.
ANKARA - MEHMET KARA
Gelir dağılımındaki bozulma, hayat pahalılığı ve giderek ağırlaşan geçim sıkıntısı, toplum üzerindeki ekonomik ve sosyal baskıyı artırıyor. Ankara’da seyyanen zam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde düzenlenen eylem sırasında emekli polis Ali Şekeroğlu’nun intihar ederek can vermesi, emeklilerin ve dar gelirlilerin içinde bulunduğu şartları bir kez daha gündeme taşıdı.
Siyasî ve ahlâkî bir çöküştür!
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konu ile ilgili açıklama yaptı.

Geçmişte yaşanan ekonomik krizlerdeki toplumsal tepkilerle günümüzü kıyaslayan Arıkan, “Geçmişte bu ülkede ekonomik krizlere, adaletsizliklere karşı sesini duyurmak isteyen insanımız Başbakanlığın önüne yazar kasa atarak tepkisini gösterirdi. O yazar kasa, bir feryattı. Sisteme yönelik bir itiraz taşıyordu. Bugün gelinen nokta durum çok daha trajik. Bugün geldiğimiz noktada ise emeklilerimiz, seslerini duyurabilmek için feryat etmekle kalmıyor; canına, hayatına kastediyor! Başkentin göbeğinde, Anayasa Mahkemesinin önünde yaşamına son verme noktasına gelen insanımızın bu trajedisi, sadece ekonomik bir başarısızlık değil; siyasî ve ahlâkî bir çöküştür” diye konuştu.

İKTİDARA ÜÇ MADDELİK ÇAĞRI
Açıklamasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Arıkan, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı: “İlk olarak; emekli maaşları derhal insan onuruna yaraşır, açlık ve yoksulluk sınırını gözeten bir seviyeye çıkarılmalıdır. İkinci olarak; vurgun düzenine son verilmelidir! Finansal piyasalarda, borsada ve kamu ihalelerinde haksız kazanç sağlayan, spekülasyonla milletin cebine göz diken tüm odakların üzerine tavizsiz bir şekilde gidilmelidir. Milletin yaşadığı mağduriyet, son kuruşuna varıncaya kadar bu vurgunları yapanlardan ve buna çanak tutanlardan tazmin edilmelidir. Üçüncü olarak ise; ekonomi politikalarının merkezine rakamlar ve grafikler değil, insanın huzuru, refahı ve can güvenliği konulmalıdır” dedi.
Somut adımlar atmak zorundayız
MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, ülkenin topyekün sosyo-ekonomik ve psikolojik bir alarm durumuyla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Emekli bir vatandaşımızın yaşamına son vermesi, hepimizin şapkasını önüne koyup düşünmesi gereken, kelimelerin tükendiği yerdir” dedi.
Bu durumun gözden kaçan acı bir tabloyu rakamların açıkça ortaya koyduğunu belirten Kulat, 2025 TÜİK verilerine göre; Trafik kazasında kaza anında hayatını kaybedenler: 2.541 kişi, intihar nedeniyle vefat edenler: 4.599 kişi. Neredeyse kaza anındaki trafik ölümlerinin iki katı insanımızı intihar nedeniyle kaybediyoruz” dedi. Bu durumun münferit olaylar toplamı değil, toplumsal bir alarm olduğunu da söyleyen Kulat, “İnsanlarımızı yalnızlığa, geçim sıkıntısına ve umutsuzluğa terk eden şartları acilen sorgulamak ve somut adımlar atmak zorundayız” dedi.
“Geçinemiyoruz” diyen milyonların sesini duyun
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da iktidara “Emeklilerimizi açlık sınırının altında bir gelire mahkûm eden, yıllarca çalışan insanların sofrasını her geçen gün küçültenlere soruyorum: Siz memleketi ne hale getirdiğinizin farkında mısınız Allah aşkına?” diye sordu.

Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Babacan, “Bugün bu ülkede milyonlarca emekli torununa bir şey alamamanın mahcubiyetiyle, çocuğuna yük olma korkusuyla, bir ömür çalışıp yine de ay sonunu getirememenin yorgunluğuyla yaşıyor. Oysa emeklilik geçim kaygısıyla değil, onurla, huzurla yaşanacak yıllar olmalıydı. Emeklilerimiz sadaka değil, verdikleri emeğin karşılığını istiyorlar” dedi.
“İktidar bu tabloyu görsün”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AYM önünde intihar eden emekli üzerinden iktidara tepki gösterdi. , “Buradan iktidara çok açık bir mesaj vardır. Emeklinin artık canına tak etmiştir. Yapılan bu zulüm, bu eziyet, bu haksızlık artık emeklinin canına yetmiştir.

Meclis’e bunu gündeme getirdiğimizde diyor ki AKP’liler, ‘E ne yapalım?’ diyor. ‘Emekliler çok yaşıyorlar, uzun yaşıyorlar. Onun için maaş veremiyoruz’ diyor. AKP’liler bunu söylüyor. Bir başkası da diyor ki: ‘E yok bizde.’ diyor. ‘Olmaz, olsa vermez miyiz?’ diyor. Varmış işte. Yüz milyarlarcasını, trilyonları senin yeniyetme gençlerin götürmüş. Varmış o para. Vermemişsin emekliye, yandaşına vermişsin. Buradan iktidara sesleniyorum. Şu tabloyu gelip görsünler. Bir zamanlar esnafın Başbakanlık önünde attıkları yazar kasayı konuşanlar, onu dillerine dolayıp onun üzerinden siyaset yapanlar, emeklinin parasını yandaşa ve etrafındaki çetelere boca ederken emeklinin ne hale geldiğini görsünler” dedi.
Ankara - Anka