"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatımızdaki tüneller

Halil AKGÜNLER
06 Ağustos 2012, Pazartesi
Tünel nedir?
Tünel teknik bir tabirdir. Daha çok inşaat işlerinde kullanılır. Bilhassa karayolu, demiryolu ve su geçişlerinde. Tünel yolu ile sarp ve aşılmaz engeller aşılır, yer altında açılan menfezlerle bir noktadan bir noktaya ulaşılır. Dünyada bir çok ünlü yol ve su tünelleri vardır. Manş denizi geçidi, Bolu tüneli, Urfa tüneli bunlardan sadece bir kaçıdır.
Tünel teknik bir tabirdir, ancak hayatımıza şöyle bir dikkat ettiğimizde bizlerin de çepeçevre tünellerle kuşatılmış olduğunu görürüz. Zira tünel hadisesi insan hayatında çok önemli bir yere sahiptir. İlginçtir, insan hayatı bir tünelde başlar ve bir tünelde son bulur. Üstelik insanın anne karnındaki yaratılış sürecine baktığımızda bir çok tünel ile de karşı karşıya geliriz. Kendisi de garip bir tünele benzeyen sperm hücresi, malûm tünellerden geçerek anne rahmindeki yumurta ile fallop tüpü denen çok garip ve harika bir tünelde bir araya gelir. Yumurta hücresinin döllenmesi ile başlayan süreç, yine bu tünelden taşınarak rahim içinde yerleşir ve yine mu'cizevî bir tünel ile anneye bağlanır. Kordon veya göbek bağı dediğimiz bu garip tünelle, çocuk bütün gelişimini tamamlayıncaya dek bütün maddî ve manevî gıdasını doğrudan annesinden alacaktır. Zaten anne karnı da büyütülmüş bir mağaraya benzeyen garip bir tünel yapısıdır. Dokuz ay on gün gibi bir süre içinde göbek bağı denilen tünelden gelen gıda ile büyüyen çocuk, yine garip ve acip ve biraz da sıkıntılı bir tüneli geçerek dünya hayatı denilen bir büyük âleme çıkar ve dünya hayatı başlar. Nurlarda bu durum şöyle tanımlanır: “Ve kezâ, rahm-ı mâderden dünyaya gelen çocuk, mâhut tünelde çektiği sıkıcı, ezici zahmet neticesinde dünya saadetine nâil oluyor.” (Şuâlar, s. 650)
Yine dünyaya gelir gelmez iki rahmet çeşmesini andıran memelerden sütün akması da sanki bir tüneli andırır. Yani çocuk yine tünellerden beslenmeye başlar. Aslında her çocuk gibi bütün insanlar da ekseriyet itibari ile tüneller yolu ile bize gelen rızıklardan besleniriz. Bütün bitkiler Rahmet-i İlâhiyeden aldıkları rızıkları tünel denilen damar ve öz boruları ile meyvelerine verirler, biz insanlar da bu rızıkları yiyerek hayatımızı idame ettiririz. Hatta bizdeki bütün damarları ve sindirim sitemini de yine garip bir tünele benzetebiliriz.
Dünya hayatı ve zaman da sanki bir tünel görüntüsündedir. Nurlarda bu duruma şöyle dikkat çekiliyor: “Şimendifer ise, zamandır. Her bir yıl bir vagondur. O tünel ise, hayat-ı dünyeviyedir.” (Sözler, s. 295)
İfadeye göre bir tünel mahiyetinde olan dünya hayatı da yine garip bir tünel görünümünde olan kabir ile son bulacaktır. Mesnevî-i Nuriye’de bu süreç çok ilginç ve sırlı bir ifade ile tanımlanır: ”Ve keza, kader muhitinde uçan tayyare-i ömre veya hayat dağları arasında açılan uhdut ve tünellerinden şimşekvâri geçen zamanın şimendiferine bindirerek ebedü’l-âbâd memleketinin iskelesi hükmünde olan kabir tünelinin kapısına sevk eden Hâlık-ı Rahmânü’r-Rahîm’den medet istiyorum.” (Mesnevî-i Nuriye, s. 94)
Demek ki, insan hayatı anne karnındaki garip bir tünelde başlar ve dünya karnındaki kabir denilen garip bir tünelde son bulur. Kabir gerçekten çok garip bir tünel misâlidir. Bu tünel ise doğrudan İsrafil Aleyhisselâmın Sûr’u ile ilgilidir. Haşir Risalesi’nde geçen, “Ruhların cesetlerine gelmesine misâl ise, gayet muntazam bir ordunun efrâdı istirahat için her tarafa dağılmış iken, yüksek sadâlı bir boru sesiyle toplanmalarıdır. Evet, İsrâfil’in borusu olan Sûr’u, ordunun borazanından geri olmadığı gibi...” ifadesine göre İsrafil’in Sûr’u bir borazana benzetilmiştir. Borazan ise ucu genişleyen garip bir tüneli andırır. Bu garip tünel şekli ise Big Bang denilen yaratılış teorisi ile şekillendirilen kâinatın yaratılış sürecini açıklar. Zira bir noktadan patlayan kâinatın gittikçe büyüyen ve bugün sür'atle birbirinden uzaklaşan görüntüsü tam da büyük ve İlâhî bir borazan şeklidir. Yani kâinatın kendisi de bir tünel şeklini gösterir. İşte bu büyük tünelden her canlıya açılan küçük küçük tüneller vardır. Bu büyük ve azim tünel ise kâinatın çekirdeği olan Resul-i Ekrem’e (asm) aittir. Mi'rac hadisesi ise Resul-i Ekrem’in (asm) kendi tüneli içinde seyahati hadisesidir. Üstad bu hususa şöyle dikkat çeker: ”İşte şecere-i kâinat, şecere-i Tûba gibi, gövdesi ve kökü yukarıda, dalları aşağıda olduğu için, aşağıdaki meyve makamından, tâ çekirdek-i aslî makamına kadar, nurânî bir hayt-ı münâsebet var. İşte Mi’rac, o hayt-ı münâsebetin gılâfı ve sûretidir ki, zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, o yolu açmış; velâyetiyle gitmiş, risâletiyle dönmüş ve kapıyı da açık bırakmış. Arkasındaki evliyâ-i ümmeti, ruh ve kalb ile o cadde-i nurânîde, Mi’rac-ı Nebevînin gölgesinde seyr ü sülûk edip istidadlarına göre makamât-ı âliyeye çıkıyorlar.” (Sözler, s. 295)
Mezkûr ifadede çok ince bir mana daha var: Bütün tüneller Resûl-i Ekremin (asm) tüneline açılır. Kendinden önce gelen peygamberler ve ona uyanlar, kendinden sonra gelen evliyalar ve onlara uyanların bütün tünelleri Resûl-i Ekrem’in (asm) tüneline açılır. Zaten bütün yükselişler bu tünellerden yükselerek gerçekleşir. Bu da Resul-i Ekrem’e (asm) tabi olmak sureti ile olur. Aksi takdirde “dipsiz bir kuyu” hükmünde olan Şeytan’ın tüneline düşmek ihtimâli de olur ki, bu da ebedî bir hüsrana yol açar.
İşin bir de ilmî bir yönü var. Tüneller ve tünellemeler bilim dünyasının ve bilhassa atom ile ilgilenen Kuantum Mekaniğinin temel konularından birisidir. İnşâallah bu hususu da başka bir yazıda ele almaya çalışalım.
Okunma Sayısı: 1353
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı