"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

BBP’ye “helâl olsun” desek olur mu?

Ahmet BATTAL
04 Nisan 2026, Cumartesi
Büyük Birlik Partisinin kurucu Genel Başkanı Merhum Muhsin Yazıcıoğlu, bu sene de vefat yıldönümü olan 25 Mart’ta partisince ve sevenlerince anıldı.

Ankara caddelerinde “Hakka adanmış bir ömür” sloganıyla yapılan anma çalışmaları fark edildi. Bunda bir problem yok. 

Ancak gerek vefat yıldönümü günlerinde ve gerekse öncesinde TRT dahil çeşitli yayın organlarında yapılan yayınlar dikkat çekiciydi. 

BBP’nin iktidara eklemlenmesinden önceki dönemde görmezden gelinen bir zat, nedense şimdilerde muktedirlerce adeta “badem gözlü” muamelesi gördü. 

Bu sadece basit bir yayın tutarsızlığı değil. 

Aynı zamanda Anadolu Ajansı’nın, TRT’nin ve buralardan yönlendirilen “iktidar medyası”nın iktidar sahiplerince nasıl kötüye kullanıldığını da gösteren bir örnek oluşturdu. 

İşte bu sebeple başlıktaki soru akla geldi ve geliyor. 

Ramazan Bayramının birinci günü olan 20 Mart’ta TRT’nin haber yayınında verilen haberler bu soruyu sormamızı haklı gösterecek bir içerik taşıyor. 

Haberler sırasıyla şöyleydi:

-Cumhurbaşkanı Erdoğan … dedi.

-Devlet Bahçeli … dedi.

-Mustafa Destici … dedi.

-Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş … dedi.

-Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz … dedi.

-İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi … dedi.

-Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin … dedi.

-Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran … dedi. 

-Kudüs’te İsrail zulmetti…

-ABD’nin İran’a saldırısında şöyle oldu…

-Bir yerde yangın oldu, beş ölü var.

-İsrail şöyle yaptı…

-Başka bir yangın oldu.

-Bir trafik kazası oldu…

Gördüğünüz gibi haberlerde siyasî kişilikler ve siyaset de var ama muhalefet yok. 

Daha doğrusu, eskiden yani muhalefet iken “adam yerine” konulmayan BBP Genel Başkanı Destici, artık var. 

Neden acaba?

Hakikaten haber değeri olan bir şeyler söylediği için mi? Bayram günü mü?

Bu günler “bayram değil seyran değil …” demeye uygun günler değil mi? 

Sürekli yazıyoruz. Bir örnek:

https://www.yeniasya.com. tr/ahmet-battal/devlete-guven-ve-anadolu-ajansi_602118

Ayrıntıya boğup bıktırmadan kısaca hatırlatalım: 

Anadolu Ajansı ve TRT kamu yayıncılığı yapıyor. Kamu kaynaklarını kullanıyor. 

Bu sebeple siyaseten adil bir yayıncılık yapmak zorunda. 

Ama uzun zamandır hiç böyle olmuyor. Yayınlar sürekli olarak iktidarın lehinde ve muhalefetin aleyhinde yayın biçiminde. 

İktidara yanaşan statü kazanıyor ve “adam yerine” konuyor. Uzak duran ise daima “kötü adam” oluyor ya da “yok” sayılıyor. 

Böyle kazanılan itibar gerçek bir itibar mıdır? Hayır.

Böyle elde edilen tanıtım ve bundan gelen reyler helâl bir kuvvet midir? Hayır.

Biz “helâl olsun” desek olur mu? 

Muhsin Yazıcıoğlu eğer gerçekten “hakka adanmış bir ömür” yaşadı ve partisini de bu sebeple ve bu ilke ile kurup, MHP’den ayrıştırıp bu esas üzerine bugünlere gelmesini sağladı ise bu gidişat ruhunu memnun mu muazzeb mi eder? 

Ailesi ne der?

Dava arkadaşları ne der? 

Hukuk helâl eder mi?

Okunma Sayısı: 204
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı