"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dini ya da siyaseti alet etmek

Halil ELİTOK
30 Aralık 2021, Perşembe
Son zamanlarda ‘nas’lar ağızlarda çiğnenmekte, Kur’ân’ın âyetlerinin delil gösterilme modası başladı. Naslar bugün gelmiş değil. Kur’ân’ın nazil olduğu günden beri bu âyetler var. Bugün gündeme getirilmesinin sebebine bakmak lâzım. Topluma mesaj vermek ve bir siyasî manevra mı yapılıyor?

Yakın zamana dek muhafazakâr-dindarların önemli bir kısmı, hem tarihte hem de Türkiye’de yaşanan siyasî gelişmeleri, bir “iman ile küfür mücadelesi” olarak ‘okuyorlardı.’ 

Bunu İslâm tarihinden örneklerle ifade etmek gerekirse, din istismarı örneğini vermek mümkündür. Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasında Sıffin Savaşı’nda başvurulan kurnazlık bunun bir örneğini teşkil eder.   

Sıffin vak’asında savaşı kaybetmek üzere olduğunu anlayan Hz. Muaviye, savaşı durdurup hileyle zaman kazanmak ve Hz. Ali taraftarlarını kendi yanına/fikrine çekmek amacıyla mızraklarını Kur’ân sayfalarına saplayıp havaya kaldırarak, “Kur’ân’ın hakemliğine başvuralım” teklifinde bulunur.

Hz. Muaviye’nin yaptığına anlam veremeyip, ‘mecburen’ hikmet arayanlar için bugünlerde meydanlarda hadiselerde tarihi daha iyi anlamak isteyenler için cevaplar var.

Sıffin Savaşı’nın, bugün ders alınması gereken yönü şöyledir: Hz. Ali askerlerine çatışmayı başlatan taraf olmamaları, kaçanları ve yaralıları öldürmemeleri, evlerine girmemeleri, kadınlara asla dokunmamaları talimatını verdikten sonra gönderdiği bir kişiyle Hz. Muâviye’yi bir defa daha isyandan vazgeçmeye çağırdı. Teklif kabul edilmedi ve Safer ayının ilk günü (19 Temmuz 657) çatışmalar başladı. Çeşitli kabilelere ait birlikler altı gün boyunca savaş alanına çıkarak birbirleriyle savaştılar. Nihayet Hz. Ali askerini toplu taarruz için hazırladı. İki gün daha şiddetli çatışmalar meydana geldi. Son çatışmalar sırasında Ammâr b. Yâsir, Hz. Muâviye’nin askerleri tarafından şehid edildi. “Ammâr’ı isyancı bir topluluk öldürecek”1 meâlindeki hadisini Hz. Muâviye ordusunda da bilenler bulunduğu için bu durumun onları olumsuz yönde etkilediği zikredilmiştir. Hz. Ali’nin ordusu aynı gün isyancı birliklere karşı kesin bir üstünlük sağladı, hatta Hz. Muâviye’nin çadırına kadar yaklaşıldı. Bu sırada Hz. Ali’nin Hz. Muâviye’yi mübârezeye dâvet ettiği, ancak onun bunu göze alamadığı belirtilmektedir.

Gittikçe şiddetlenen ve sabaha kadar devam eden çatışmalar, savaşın şiddeti dolayısıyla “leyletü’l-harîr” diye isimlendirilen 9-10 Safer 37 (27-28 Temmuz 657) Cuma sabahına kadar sürdü. Cuma günü Hz. Ali, âsilere son darbeyi indirmek niyetiyle Eşter’i kalabalık birliklerin başında taarruzla görevlendirdi. Eşter, başarılı bir taarruz gerçekleştirmiş, savaşı kazanmaya çok yaklaşmıştı. Ancak Hz. Muâviye’nin danışmanı Amr b. Âs, bu sırada kaçmayı düşündüğü söylenen Hz. Muâviye ve ordusunu yenilgiden kurtardı. Teklifi uygulamaya koyan Hz. Muâviye, askerlerine Kur’ân sayfalarını mızraklarının ucuna takıp karşı tarafı Kur’ân’ın hükmüne çağırmalarını emretti. Bunun üzerine Suriyeli askerler mushafları mızraklarının ucuna takarak, “Ey Iraklılar! Artık savaşı bırakalım, aramızda Allah’ın kitabı hakem olsun” diye bağırmaya başladılar. Ayrıca büyük Şam mushafı da askerlerin mızraklarının ucunda havaya kaldırıldı.

“Harp hiledir” 2 hadisini kendi mantıklarına göre bir çıkış yolu olarak gören anlayış, hayatın her kademesinde kullanılır hale gelmiştir. Halbuki, hayatın her kademesinde bu yola başvurmak ya İslâm’ı anlamama veya İslâm hükmünü siyasî emellerine alet ederek hedeflerine ulaşmayı sağlamaktır. Allah hepimize feraset versin.      

Dipnotlar:

1- Müslim, “Fiten”, 72-73.

2- Buhârî, Cihâd 157.

Okunma Sayısı: 1851
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • lazgin demir

    30.12.2021 19:08:33

    ayrıca arapçılık yapan haşa hz muaviye değil, oğlu yeziddir. hz ali ile hz muaviyenin savaşı hilefet ile saltanatın savaşıdır.

  • lazgin demir

    30.12.2021 19:03:36

    ...Hem Vehhabîlik damarı, hem müfrit Râfızîlerin mezhebleri İslâmiyet'e zarar vermesin diye Sıffîn Harbi'ndeki bâgîlerden de bahis açmayı zararlı görüyorlar. Emirdağ Lahikası-1 ( 204 ) tarihler elbette böyle yazıyor fakat üstad da dahil olmak üzere ehli sünnet büyükleri o fitnelerden bahsetmeyi doğru bulmamışlar. çünkü insanların bazı sahabelere olan muhabbetini azaltma hatta nefrete dönüşme tehlikesi var. zaten üstad hazretlerinin bu olaylardan tafsilatlı bahsetmemesinin de hikmeti bu olsa gerektir. bu konuda sadece hz. muaviye haksızdır demiş. bizim de söyleyebileceğimiz nihai nokta budur. akıllarda hz muaviyenin haşa dini kulandığı algısının oluşmasına sebebiyet vermekten çekinmemiz gerekir.

  • Ali

    30.12.2021 13:40:57

    Lazgin Demir tarihler böyle yazar. Tenkit değil gerçek.Hakkın hatırı alidir. Cennetliği tartışılmıyor. Adaleti mahza ile adaleti izafi bile deği! ( bu savaş Cemel'dir). Adaleti mahza ile; dini Arapçılığa siyasete alet eden bir zihniyetten bahsediliyor. Biz Vehhabimeşrep değiliz. " Vehhabilik damar hakiki nur talebesinde bulunmamak gerekir" bsaidnursi

  • Ali

    30.12.2021 13:36:17

    Değerli hocam, Tüm ifadelerinizde; Hz Ali Hz Muaviye geçiyor. Risale- i Nur' da böyle geçmiyor. Nasıl geçiyor? Bir yerde Hz Muaviye ra geçiyor. O da Hz Hasan ra ile yaptığı sulh bağlamında. Diğer tüm yerlerde bazen Muaviye, bazen Hz Muaviye şeklinde geçer. Hz Ali ra derken sadece, Hz Muaviye demeliyiz ki, yazdığınız gibi kalite farkını gösterelim. Ayrıca bu adaletsiz eşitleme, müslümanlar arasında da tepki çekiyor. bknz; Lemalar

  • lazgin demir

    30.12.2021 10:34:07

    Hz. Muaviyeyi bu konuda örnek vermeniz ve yazının sonlarında da tenkidvari üslubunuz bence birçok hakikati incitti. halbuki konuyla alakalı başka birçok örnek verebilirdiniz. 'Sahebelerin muharebesinde kıyl u kal etme. Çünki hem katil ve hem maktul ikisi de ehl-i Cennett'irler. (15. Mektub)

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı