"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ufkumuzun hayali

Havva Küçük KONUR
13 Şubat 2021, Cumartesi
Başka bir âlemin ruhumuza değen ucu, hayallerimiz.

Olmasını dileyip duâ ettiğimiz. Nasip deyip sustuğumuz. Uçuşan kar taneleri gibi birbirine değmeyen, birbirini tamamlayan ve kırılmayan tatlı hülyalarımız. Kâh, bir güvercin uçar sonsuzluğa onlarda, kâh uzaklar yakın olur, kâh hasretler biter, sevenler kavuşur. Ama hepsi ortak bir duyguya hizmet eder: sevincimize...

Her hayal, bir umuttur aslında. Köklerini geçmişten alıp geleceğe meyvelerini bırakan... Her can, bir yongadır, bizden kopuşuyla hasretine düştüğümüz... Her ses bir uyarıcıdır içimizde, yankısını uzun zaman dinlediğimiz... Her renk, her nota bir asumandır, sonsuza şarkısını düşüren... Kar yağar, yağmur, fırtına, boran... Ama her halde bir hayal düşer ebedilik bestesiyle tamam olanlara. Küçük bir ibrişimdir, güvercinin kanadıdır, üveyik çığlıklarıdır, hikmet hüzmeleridir okunanlar. Harfte kelimeyi, kelimede sayfayı, sayfada kitabı, kitapta yazılamayanları okuyabilmektir, görebilmektir ya da... Her tomurcuk bir duâdır, ebedî âlemlerde açacak...

Her hayal sahibiyle doğar cihana. Sahipsiz bir hayal yoktur haddizatında. Her umut süvarisiyle yaşadığı gibi, her hülyanın da bir tek sahibi vardır. O da mefkûresini hayalleştiren, onun üzerine namahrem gölgesi düşürmeyen, vefa ve aşkla bırakmayıp peşinden yürüyendir. İdealler böyle hayalleşir, hayaller böyle idealleşir. Ummana dökülen hiçbir hayal yoktur ki, süvarisini de ebedileştirmesin!..

Her hülya, bir damla olarak düşer muhayyilenize. Bir söz, bir duâ, temenni, istek, arzu... Mahcubiyetle dillendirilmiş bir niyaz belki. Gönül halenize bir damla olarak düşer ve titreştirir içinizin sayfalarını. Ona benzer yüzlerce kitap okumuş, binlerce söz işitmişsinizdir. Ama bazen öyle bir anda, öyle birinden, öyle bir söz işitirsiniz ki, ömrünüzün sonuna kadar gönül tellerinizi titretir durur. Ne kem bir bakışa üzülür gönlünüz, ne de yaban sözler etkiler, vazgeçirir sizi. O tek ses, tek nefes çınlar durur kulaklarınızda. Muhayyileniz, misal âleminiz her daim taze kalır, tazelenir. Hiçbir şey yıldıramaz sizi azminizden. Ayağınıza pranga olan bütün olumsuzluklara rağmen, vazgeçmez yürürsünüz. Artık o sizin hayaliniz, mefkûreniz ve hakkınızda kabul edilmiş bir duâdır. Hatta sadece o sözün gerçekleşmesine adarsınız kendinizi. Hiç kimse için değil, sadece o sözün vücut bulmuş halini görmek için yaşarsınız.

Gergefe işler gibi işlersiniz içinize. Zihninize kazılı durur, bir niyazın beklentileri. Bir adım ileri, bir adım, bir adım daha der sürekli arkanızda birileri. Bir yed-i kudret hissedersiniz her daim. Başınızda duâ melekleri bekler durur. İçinizde dört nala koşturan duyguları engellemek istemezsiniz. Her hatırlama bir çığlığa dönüşür gönül çeperinizde. Hayalinizin sinir uçları bırakmaz sizi. Her yeknesaklığa düşeceğinizde acıya düşecek gibi çırpınırsınız. Rahat yatağınız diken diken olup batar. Üzerinizde mazinin söz verdiğiniz izleri vardır. O yer, o zaman, o mekân, o yol... Her şey size şahitmiş gibi gelir. Sanki yıkılsanız, düşseniz en başta yerdeki çimenler istemeyecektir sizi. Kalk diyecek, durdurmayacaktır üzerinde. Böyle bir mefkûrenin varlığı gece uykularınızı kaçırsa da, ruhunuzu sükûna erdirir, huzuru damlatır içinize. Başınız döner, gözünüzü kapatırsınız. Sermest hali böyledir işte. Bir yâd-ı cemilden geriye kalanlar...

Bir hayalin sahibiyseniz eğer, dünya rahatına dair bütün hatırlatılanlar ve anlatılanlar, bir pul olur gözünüzde. Varlığınızı adadığınız bir söz varsa eğer, gecelerce gündüzlerce onu kovalarsınız. Her söz silinir, her cümle kaybolur; yalnızca onu silmez, onu unutmazsınız. O sizin urvetü’l vüskanızdır çünkü. Hısn-ı hasin edersiniz kendinize. Eğer ebediyette bir nağme istenecekse sizden, dillendireceğiniz tek ses, hayalinizin dünyaları aşan sesi olacaktır. Size dünyaları feda ettiren ahval, umulur ki ahiret meyvesi olarak takdim edilir.

Hayali veren, hayale düşecek olanlarla yolumuzu kesiştiren Rabbim, mümkün müdür ebediyet şarkısını yalnız söylememize izin versin? 

Bir hayal bize kurdurulduysa, o hayale omuz verecek omuzdaşlar, kaderdaşlar, hâldaşlar ve dostlar da verilir, ihsan edilir. Mevlâ, ebedleri kucaklayan hayalleri sahipsiz, sahiplerini de dostsuz, arkadaşsız bırakmasın inşallah. Amin... 

Okunma Sayısı: 1980
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hasan muharrem

    13.2.2021 00:44:16

    Amin

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı