İslâm dininin bütün meseleleri kat’î delillerle vahye dayanır. Vahiy meleği Cebrail, Dıhyetü’l-Kelbî adındaki Sahabe şeklinde gelir, Peygamber sallallâhu aleyhi ve selleme ve Ashabına ders verirdi. Onlara, iman, İslâm ve ihsan konularını anlatırdı.
Dıhyetü’l-Kelbî, yakışıklı güzel ve takva sâhibi bir Sahabe idi. Mirac dönüşünde vahiy meleği Cebrail, Peygamber sallallâhu aleyhi ve selleme iki gün imamlık yaptı. On vakit namaz kıldırdı.
Vahiy meleği Cebrail insan şeklinde gelerek peygamberimize namaz eğitimi verdi. Vahiy meleği Cebrail, nasıl namaz kılmış ve kıldırmışsa, Peygamberimiz de (asm) ondan gördüğü gibi namaz kıldı ve kıldırdı.
Sevgili ve şefkatli Nebîmiz sallallâhu aleyhi ve sellem: “Ben nasıl namaz kılmış isem, siz de benden gördüğünüz şekilde namaz kılınız” buyurdu. Çünkü namaz, Özlü bir ibadettir. Namaz, dinin direği ve temelidir. Namaz kılan bir insanın, haram ve günah olmayan bütün işleri hattâ uykusu bile ibadet hükmüne geçer. Böylece günün 24 saatini ibadetle geçirmiş gibi olur.
Onun için şair: “Yol arama yorulursun, namazla kurtulursun” diyor. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem de, “Kiminle konuştuğunuzu bilseydiniz, namazı terk etmezdiniz” buyurmuştur.
İnsan, kâinatın küçük bir nümûnesidir. Fatih’a da Kur’ân’ın özeti olduğu gibi, “Namaz dahi, bütün ibâdâtın envâını şâmil bir fihriste-i nûrâniyedir. Ve bütün esnâf-ı mahlûkâtın elvân-ı ibadetlerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir.” (Sözler, s. 45.)
İman, İslâm, ihlâs, ilim, okuma, yazma, sabır, namaz, şevk, ümit, Kur’ân ve sünnet üzere kalınız.
(Merhum İbrahim Günaydın’ın vefatından önce gönderdiği yazıları, rahmete vesile olması duasıyla yayınlıyoruz.)