“Lâilâheillallah” sözü tevhîdin özüdür. En kısa anlamı “Allah’tan başka İlâh yoktur” demektir. Bu söz, insanın dilinden düşürmemesi gereken en kıymetli zikirlerin başında gelir.
Sevgili ve şefkatli Nebîmiz sallallâhu aleyhi ve sellem: “Ölülerinize Lâ ilâhe illallah’ı telkin ediniz” buyurmuştur.
Çünkü bir insanın ölmeden önce bu sözü söylemesi onun imanlı ölmesine işaret eder. Bir insan için imanlı ölmekten daha kıymetli bir şey yoktur. İmansız ölmekten de daha büyük bir afet ve daha korkunç bir felâket ve belâ yoktur.
Bu önemden dolayı Cenab-ı Hak Kur’ân’da: “Ey iman edenler! İman ediniz!” emri ile tahkikî imanın önemine vurgu yapmıştır. İşte bu bakımdan bir insan; kalbinde iman, kalıbında namaz, takva, sıdk ve güzel ahlâkı ile değer kazanır.
Yukarıdaki hadis, âlimler tarâfından iki şekilde açıklanmıştır:
1. Ölmek üzere olanlar için “Lâ ilâhe illallah” kelimesi telkin edilir. Ölmek üzere olan bir kimsenin yanında onun duyacağı şekilde tatlı, yumuşak ve hoş bir sesle “Lâ ilâhe illallah” denir. Ona bu söz hatırlatılır. Aslâ yüksek bir sesle ve emrederek “Lâ ilâhe illallah” sözünü söyle denilmez.
2. Bazı âlimler de, bu hadisten, cenaze defnedildikten sonra mezar başında telkin vermenin caiz olduğunu söylemişlerdir.
Ölenlerin ruhuna bağışlamak için sadaka vermek de caizdir ve sünnettir. Bu maksatla ihtiyaç sahipleri fakirlere yiyecek, içecek ve para vererek sevabını ölmüşlerimize hediye edebiliriz. Böylece onlar da kabirlerinde bu durumdan memnun ve mesrur olurlar.
İman, İslâm, ihlâs, ilim, hilm, yardım, sadaka, sevab, Lâ ilâhe illallah, ümit, şevk, Kur’ân ve sünnet üzere kalınız.
(Merhum İbrahim Günaydın’ın vefatından önce gönderdiği yazıları, rahmete vesile olması duasıyla yayınlıyoruz.)