"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dâvâ adamı ölçülü ve feraset sahibidir

İlimdar Kaya
11 Ekim 2021, Pazartesi
İnsan Allah tarafından Ahsen-i Takvim sûretinde yaratılarak zemine halife kılınan zişuur ve ziakıl olan seçkin bir varlıktır.

İrade, akıl ve binlerce duygu ile donatılan insana önemli görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Yaratılanları da ona hizmetkâr etmiş Sani-i Hâkim. İyi ile kötü, yanlış ile doğru ölçeğinde bir imtihana tabi tutulmuştur. Diğer mahlûkattan üstün yaratılması, yaptığı fiillerden mesul ve sorumlu olduğunu ortaya çıkarır. Ama insan dışında, hiçbir mahlûkun yaptığı fiillerden sorumluluğu ve yanlış yapma ihtimali yoktur, tamamen sevk-i İlâhî ile hareket ederler. Günah ve sevap ile muhatap olmadığı için dünya imtihanını kazanıp kaybetme diye bir düşünce içinde de olmaz. İnsan dışındaki mahlûkatın dünya hayatından sonra Cennet ve Cehennem hayatı da gündeminde yoktur. Dünyada rahat ve huzurla yaşar, elem ve kederi olmaz. Herhangi bir endişe, kaygısı yoktur. İnsanı diğer mahlûkattan ayıran en büyük özelliklerden biri budur.

Ama bazen insan aklını öteleyip, hissiyatın galip olduğu bazı anlarda yanlış düşündüğü izzetine ve nefsine yenik düşer. Mazeretler üreterek dâvâ arkadaşlarına küsüp, bulunduğu makamı ve mekânı terk ederek çekip gider. Tabiî burada iblis, şeytan da iş başında, devrededir. İblis insanın yaptığı her yanlış işi haklı gösterecek argümanlar üretir. Küsme ve darılıp köşeye çekilmeler şeytanı memnun ederek hoşnut olmasını sağlar. Çünkü şeytanın görevidir; huzur ve uhuvveti bozarak iman hizmetine zarar vermek ve hayırlı neticelerin ortaya çıkmasına engel olmak. Onun için her Nur Talebesi akl-ı selimle hareket ederek nefsine, hissiyatına ve şeytana yenik düşmemelidir. Şayet böyle bir hata vaki olduğunda da nedamet ederek şahs-ı manevîden özür dileyip, her türlü tehlikeye karşı paratonerlik görevi gören şahs-ı ma- nevînin şefkatli kolları arasına kendisini atmalıdır, ancak o zaman affedilir şahs-ı ma-nevî tarafından. Ayrı durmada inat edince öfke onu hiç ummadığı mecralara sürükler, neşr-i hak hizmetinden ve binlerce dilin duâsından da mahrum kalır. 

Şayet insan hatasını anlayarak enaniyetini ayakları altına almadığı zaman çok büyük maddî ve manevî tehlikeler ile karşı karşıya kalabilir. Kavmini terk edip giden Hz. Yunus’un (as) durumu ortada. Bu olay kudsî dâvâdan küsüp gidenlere ve tavır koyanlara iyi bir ders niteliğindedir. Bu sebeple hepimizin Birinci Lem’a’yı çok iyi okuyup, iyi anlamalıyız ki bu tür hatalara düşmeyelim. Abilerimizin anlattığı; Zübeyir Gündüzalp’in Üstad tarafından gönderildiğinde gitmeyip kapının önünde yatmasını unutmadık, hafızalarımızda. Bu hatıra Nur Talebelerine sadâkat dersi niteliğindedir.    

Bu asırda Risale-i Nurlar ile “siyaset âleminde, diyanet âleminde, saltanat âleminde, cihad âlemindeki çok dairelerde” (Şuâlar) çözümler ortaya koyar Üstad Hazretleri. Deccalizm ve Süfyanizme karşı mücadele veren Bediüzzaman Said Nursî “Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var?” (Tarihçe-i Hayat) Bu cümleler ile Risale-i Nur dâvâsının ehemmiyetini anlatıyor ve çekilen meşakkatlerin de bir ehemmiyetinin olmadığını ifade ediyor. Böyle bir iman ve Kur’ân’a hizmet dâvâsının içinde bulunmak, nefes tüketmek, kalemle mücadele etmek her insana nasip olmaz. Zaten bu mücadele Üstadımızın buyurduğu gibi, beş türlü ibadet içinde yer alır. Birçok asılsız isnat ve iftiralara rağmen çekip gitmek bir tarafa yılmadan, şevki kırılmadan ve zerre kadar taviz vermeden hizmete devam eden kardeşlerimizi tebrik ediyoruz, onlara duâ ediyoruz. Dâvâ adamı olan Nur Talebesine yakışan budur, yoksa çekip gitmek değildir…

Yeni Asya Gazetesi’nin okuyucusu olmak, orada yazı yazmak veya herhangi bir parçası olmak şereflerin en büyüğüdür, bir payedir. Çünkü hiçbirisi maddî menfaat düşünmez. Bediüzzaman’ın meslek ve meşrebinin naşir-i efkârıdır bu gazete. Bu hususu idrak edenlerin gazetesidir YENİ ASYA! 

Okunma Sayısı: 684
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı