"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mü’minlerin annesi Aişe-i Sıddîka

M. Latif SALİHOĞLU
03 Mart 2026, Salı
Hz Peygamberin (asm) diğer hanımları gibi Hz. Aişe (ra) de “mü’minlerin annesi”dir.

Onun dışındaki diğer hanımların daha önceden evlilikleri olmuştur. Hz. Ebubekir-ı Sıddîk’in kızı olan Hz. Aişe ise, bu noktada istisnadır. Ona verilen “Sıddîk” lâkabı da babasından dolayıdır ki, hakikaten babasına lâyık bir evlât olmuştur.

Doğum tarihi ihtilâflıdır. O dönemde Mekke’de doğum kayıtlarına pek dikkat edilmiyordu. Ekseriyet itibariyle, ilk vahyin geldiği sene olan 610’lu yılların başlarına işaret ediliyor. Buna göre, Hz. Aişe’nin Müslüman bir anne ve babanın evlâdı olarak doğmuş olması kuvvetle muhtemeldir. 678 tarihinde Medine’de vefat ettiğinde 67 yaşında olduğu tahmin ediliyor.

«

Hz. Aişe vâlidemiz, gayet yüksek bir ilim, irfan ve ahlâk sahibidir. Evlilikten önce Mekke’de babasının yanında, evlendikten sonra da Medine’de Resulullah’ın yanında ilmini geliştirerek kendini gayet iyi yetiştirmiş bir “ümmül-mü’minin”dir. 

Allah’ın Resulü ile sürekli şekilde ilmî-fikrî müzakerelerde bulunmaya çalışmıştır. Ayrıca, ayet ile hadislerin arasındaki mana bütünlüğü hakkında ondan çokça ders almıştır. 

Hz. Aişe’nin 2200’den fazla hadis naklettiği noktasında ittifak vardır. İmanî ve fıkhî konularda da kendisine tevcih edilen sorulara kemâl-i vukufiyetle cevaplar vermiştir. Resulullah’ın vefatı sonrasında en az kırk yıl müddetle bu hizmeti aktif bir şekilde devam ettirmiştir. 

Bilhassa yüksek tahsil gören ve ilim sahasında kendini geliştirmek isteyen Müslüman hanımlar, en ziyade Hz. Aişe’yi örnek alırlar. Kendisinin çocuğu olmadı; ama, mü’minlerin çocuklarını yetiştirmede en yüksek derecede pay sahibidir.

«

Münafıklar, Hz. Aişe ile çok uğraştılar. Ona olmadık iftiralar attılar. Hatta ona zina isnadında bulunanlar dahi oldu. Ne var ki, onun tertemiz bir mü’mine olduğuna dair âyet nâzil olunca, münafıkların çabası boşa çıkmış oldu. (Nur Suresi: 11-21.)

Daha sonra ve tâ günümüze kadar gelen aynı türden münafıklar, ona başka bahanelerle çamur atmaya yeltendiler. Güya çok küçük yaşta, yani henüz çocukken evlendirildi diye zihinleri bulandırmaya çalıştılar. Oysa, Hicretten sonra Medine’de evlendiğinde bülûğ çağına ermiş bir genç kız idi. Kaldı ki, iffet ve ismet sıfatıyla muttasıf olan Muhammedü’l-Emin’in (asm) bülûğ çağına ermemiş bir kızla evlenmesine imkân ve ihtimâl verilemiyor.

«

Hz. Aişe’nin (ra) çokça medar-ı bahs olan bir yönü de  Hz. Ali (kv) ile olan münasebetidir. 

Misâl: Cemel Vakasında, fitne sonucu karşı karşıya geldiği Hz. Ali ile daha sonra samimiyetle barıştı, biat etti ve onunla karşı karşıya gelmekten büyük pişmanlık duydu. Hem de, “Keşke önceden ölseydim de, Ali ile karşı karşıya gelmeseydim ve o hadiseye sebebiyet vermeseydim” diyecek derecede bir pişmanlık…

Hz. Ali de, Basra’daki “Cemel Vakası”ndan sonra Hz. Aişe’nin yanına varmış, hürmetle yaklaşmış ve ona “Sen bizim annemizsin” diyerek, öz kardeşi ve kırk kadar kadın koruma ile Medine’ye doğru yolcu etmiştir. Fakat, o önce Mekke’ye gidip hac tavafını yaptıktan sonra Medine’ye gitmiştir.

Bilvesile hatırlatmış olalım: Hz. Aişe, vefatına kadar da hemen her sene hac ziyaretini yapmaya gayret etmiştir.

Son olarak, Üstad Bediüzzaman’ın “Bizde sözü hüccettir” dediği Molla Halil-i Siirdî’nin bir sözünü naklederek bu yazıya nokta koyalım. Diyor ki:

Jı şerrê sahâbân meke kal û kîl;

Levra, cenntine katıl û hem katîl.

Yani: “Sahabelerin muharebesinde kıyl û kàl etme. Çünkü: Hem kàtil, hem maktül, ikisi de ehl-i Cennettirler.” (Mektubat, 15. Mektup)

Okunma Sayısı: 191
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı