"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yarım asırdır okuyorum

M. Latif SALİHOĞLU
21 Şubat 2026, Cumartesi
Henüz lise 1. sınıfa giderken tanıdım Yeni Asya’yı. 1974 yılı başından itibaren daimî abonesi, okuyucusu ve sıkı takipçisi oldum. Birçok arkadaşımı da abone yapmayı başardım.

Gazeteyi o kadar çok beğendim ki, makaleleri, röportajları ve bazı dizi yazıları arşivlemeye başladım. Maddî imkânsızlıktan dolayı gazeteyi alamayanlara da, kesip dosyaladığım önemli yazıları emaneten verip okumalarını sağlıyordum.

*

Gazeteyi bana tanıtan, sevdiren ve abone olmayı teşvik eden zât, Batman merkez vaizi ve Site Camii imam hatibi Cemal Gündoğdu Hocamızdı. 

Allah rahmet etsin, 1990’da Kocatepe Camiinde icra edilen “Bediüzzaman Mevlidi” programında “duahân” idi. Bu sebeple, mevlidi organize eden ağabeylerle birlikte o da DGM tarafından 15 gün boyunca gözaltında tutuldu. Tabiî, ilk duruşmada serbest bırakıldı. Hâkim, “Hocaefendi, siz ne sebeple buradasınız? Diğerleri Yeni Asya yöneticileri. Ya siz?” diye sorunca, Hafız Cemal Hocamız, hâkimi de tebessüm ettiren şu cevabı verir: “Hâkim Bey, ben mevlid programında dua okudum. Fakat, dua okumanın yasak olduğunu bilmiyordum.”

Cemal Hocanın yaptığı vaazlar ve okuduğu hutbeler son derece etkiliydi. Hiç kâğıttan-metinden okumaz, Risale-i Nur’dan vecizelerle süslediği hitabelerini vicahî olarak yapardı.

İşte, böyle bir şahsiyetin Risalelere ve Yeni Asya’ya sıkı sıkıya bağlı oluşu, bizi de ciddi manada etkiliyordu. Hocamız, aynı istikamet üzere ömrünü tamamladı.

*

Yeni Asya’nın daimî okuyucusu olduktan iki-üç sene sonra amatörce yazılar yazıp göndermeye başladım. Tamamı neşredilmedi. Ama, yine de yılmayıp yazmaya devam ettim.

1979’un başlarında Yeni Asya’nın bir personeli oldum. Dile kolay, 47 sene oldu. Bu zaman zarfında, tezgâhtarlıktan yazarlığa kadar hemen her ünitede, her kademede çalışarak geldim. 

Profesyonelce yazılara, 1982’de Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği bölümünde tahsil görürken başladım. Köşe yazılarına başlama tarihi ise, tam on yıl sonra; yani, Mayıs 1992.

*

Tâ başından beri Yeni Asya’nın en çok beğendiğim yönlerini şöylece özetleyebilirim:

*Okuyucu kitlesine daima “müsbet hareket” düstûrunu telkin etmesi; menfîden uzak tutmaya çalışması. 

*Siyasî ve aktüel gelişmeleri, Kur’ân’ın malı olan Risale-i Nur’daki hakikatler ışığında yorumlaması. 

*Hürriyet ve demokrasiyi tavizsiz şekilde savunması. 

*Irkçılığı, şovenizmi, menfî milliyetçiliği reddetmesi.

*Din-iman kardeşliğini ve İttihad-ı İslâmı esas alması.

*Küçük-büyük her kademede şahıs ve zümre hâkimiyetini kabul etmemesi.

*İstişareye büyük değer vermesi; meşveret ve şûrâyı “olmazsa olmaz” addetmesi.

*Çocukları, hanımları, gençleri, büyükleri ve akademisyenleri de düşünerek, cemiyetin her kesimini eğitici ve kucaklayıcı neşriyatta (kitap, dergi, gazete, vd.) bulunması.

*Yeni Asya camiasının bir şahs-ı manevî etrafında toplanması ve ulvî-kudsî prensiplere göre hareket etmesi. 

Böyle köklü ve itibarlı bir camiaya mensubiyeti büyük bir şeref ve bahtiyarlık olarak görüyorum.

Yeni Asya’nın beğendiğim, takdir ettiğim elbette ki daha başka yönleri var. Ama, bugün için bu kadarlıkla iktifa ederek, daha nice yıllara diyerek noktayı koyalım.

Okunma Sayısı: 197
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı