"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Öfke dili’nin iflâsı

M. Latif SALİHOĞLU
20 Nisan 2019, Cumartesi
Son derece gergin ve öfkeli başlayan 31 Mart’taki mahallî seçim kampanyasının yerini, nisbeten sakin, sükûnetli, yumuşak bir hava almaya başladı. Umarız, normalleşme bu minvâl üzere devam edip gider.

Nitekim, AKP Genel Başkanı sıfatıyla yaptığı seçim konuşmalarında gerilimi alabildiğine tırmandıran Erdoğan da, söz konusu normalleşme döneminin işaretini verdi. Umuma açık beyanında “Kızgın demiri soğutma” gereğinden bahsetti.

Şüphesiz, ortamı geren ve demiri kızgınlaştıranların başında kendileri geliyor.

Neyse ki, “Aklın yolu birdir” gerçeğinden hareketle, o da kendini çek etme ihtiyacını duydu. İnşaallah, seçim öncesindeki kırıcı söz ve davranışlara yeniden avdet etmez.

* * *

Seçimin sonuç tablosu, bakıp anlayan, anlamak isteyen herkese birşeyler söylüyor.

Meselâ, bize göre şu mesajları verdi:

* Demokrasi, büyük bir içtimaî nimettir.

* Bu nimetten doğru istifade edildiği takdirde, çözülmesi çok zor gibi görünen girift düğümlerin bile açılması mümkündür.

* Türkiye, demokrasi çabasında büyük bir başarıya imza atmıştır.

* Millet, demokrasi nimetine sahip çıkma noktasında iyi bir imtihan vermiş, rüştünü  ve liyâkatini ispat etmiştir.

* Türkiye’de yeni bir dönem başlamıştır.

* Yeni dönem itibariyle, öfke dili zarar etmiş, hatta iflâsın eşiğine gelmiştir.

* Ayrıştırma ve ötekileştirme yönündeki beyan ve çabalar itibarını kaybetmiştir.

* Yeni dönemin kazananı ve bundan sonra da kazanacak olanlar şu kategoriye girenlerdir: Vatandaşa tepeden bakmayan, agresif davranmayan, ağzını ve efendiliğini bozmayan, tehdit ve hakaret savurmayan, vatanın evlâtlarını ötekileştirmeyen, onları karşı karşıya getirmeyen, dinî ve millî değerlere saygılı davranan, proje üreten, akıllı, insaflı, vicdanlı, vizyon sahibi, soğukkanlı ve güleryüzlü davranan idareci karakterler...

* * *

Evet, yukarıdaki listeyi daha da uzatmak mümkün. Ama, sandıktan çıkan asıl mesajı anlamak için bu kadarı yeterli.

Esasında, aklı başında hemen herkes, bu mânâda artık iyice belirginlik kazanmış olan genel mesajların farkında.

Umarız, şimdilik konjonktürel gibi görünen bu değerli mesajlardan, özellikle siyasiler kalıcı bazı dersler çıkarır. Kalıcı dersler çıkarabilmek için de, öncelikle mevcut durumun iyice anlaşılması ve neticesinin hazmedilmesi icap ediyor.

Bu noktada da, güzel ve hayırlı gelişmelerin yaşanacağına inanıyoruz; daha doğrusu ümitli olmak ve inanmak istiyoruz.

Hayırlı ve huzurlu bir dönem dileğiyle...

GÜNÜN TARİHİ   20 Nisan 1924 

TC’de ilk Anayasa

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan görüşmeler neticesinde "1924 Anayasası" kabul edilmiş oldu.

1921 ve 1924 Anayasası’nın asıl ismi "Teşkilât-ı Esasiye Kànunu" idi. Bu anayasaların "ahkâm-ı esasiye" denilen esas hükümlerinden 2-3 maddesini mukayeseli ve özet halinde şöylece takdim edelim:

Madde-1: (İlk hali) Hâkimiyet bilâ kayd ü şart milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. (1924 değişikliği) Türkiye Devletinin şekl-i hükûmeti, Cumhuriyettir.

Madde-2: (İlk hali) Türkiye Devletinin dini, Din-i İslâmdır. Resmî lisânı Türkçedir. (1924'te, bu kısım kaldırıldı. Yeni madde şöyle oldu:) İcra kudreti ve teşri (kànun) salâhiyeti milletin yegâne ve mümessili olan Büyük Millet Meclisi’nde tecellî ve temerküz eder.

Madde-9: BMM Heyet-i Umumiyesi tarafından intihap olunan (seçilen) reis, bir seçim devresi zarfında BMM Reisidir. İcra Vekilleri Heyeti, içlerinden birini kendilerine reis intihap ederler. Ancak, BMM Reisi Vekiller Heyeti’nin (Bakanlar Kurulunun) de reis-i tabiisidir.

Okunma Sayısı: 2020
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    20.4.2019 20:25:35

    "..kizgin demiri yumusatmak" icin, gazeteciler boyle etudlu yazabilir, mazlumlar icten aglayabilir, aglatanlar ne h@lt ederse edebilir, inshaAllah tevbelerini yapabilir, demokrasilerde ise iktidardaki basarisiz sorumlular istifa eder, onlar icin demiri sogutmanin metodu budur, butun dunyada......

  • Abdullah Tunç

    20.4.2019 09:54:10

    Öfke dili iflas edip,etmediğini bilmiyo rum.Bildiğim bir şey varsa insanın iç aleminde yaptığı büyük tahribattır.Bu nu nereden biliyoruz?Şundan:zalim ve zülüm ve enva-i çeşit günahlar karşısındaki tepkisizlikten duyarsız lıktan,dinin hakikatlarının,hassasiyetin ikinci plana atılmasından,mazlum ve masumlara acımamalarından,şefkat hissini kaybetmelerinden,dünyevilleş melerinden...Bu manevi tahribatın mutlaka tamir edilmesi gerekiyor.Nasl tahribat yapılmışsa,nelerle yapılmışsa aynı yer ve sebeplerle tamiratın yapıl ması lazımdır.Bunun başında nefret dilinin terk edilmesi geliyor.Bunun ye rinde sevgi dilinin kullanılması,bunun vasıtalarıda medya organlarıdır.Kaina tın rabıtası,hayatı ve nuru olan sevgi büyük oranda kaybedilmiş durumda. Millet sevgiye,huzura,suküne susa mış.Bu ihtiyacı gidermek zorundayız. Yoksa toplumun maddi ve manevi sağ şığı tehlikeye girer.Bunun tedavisi ise iman hakikatlarıdır.İman nurlarıdır.Bu hizmetlere hız vemek,durumundayız.

  • Necati

    20.4.2019 04:51:23

    Bu demokrasi mücadelesini kahramanca veren millet ittifakı da bir teşekkürü hak ediyor bence. Millet ittifakının parti rozeti takmayan adayları da. Tek adam istibdat rejmine karşı demokrasi için mucadele eden millet ittifakının içinde olmayan, olamayan dp bence hata etmiştir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı