"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Metaverse ve Misal Alemlerini nasıl anlamalı?

Mehmet Pekel
30 Ocak 2022, Pazar 03:18
Metaverse ve benzer gelişmeleri yok farz ederek ilgilenmeyebiliriz. Süreci ıskalayıp sonuçlarının yaptırımları ile uğraşırız. “Merak ilmin hocasıdır” gerçeğinden hareketle bu yeni gelişmelerin tehlikelerinden korunabilir ve varsa imkÂnlarından faydalanabiliriz.

Dizi: Metaverse ve âlem-i misal - 1
Mehmet Pekel

***

METAVERSE VE  ÂLEM-İ MİSAL

Metaverse üç boyutlu sanal ya da kurgusal paralel yeni bir kâinattır. Metaverse ismi meta (öte), üniverse (kâinat) kelimelerinden türetilmiş olup , kâinat ötesi ya da paralel kâinat anlamına gelen yeni bir kavramdır. Bu kavramın ayrıntılarına girmeden âlemler ile ilgili genel bir değerlendirme yapalım.

ÂLEMLER

Âlem ilim kökünden gelen Allah’ın varlığına âlâmet teşkil eden ve Allah’ı bildiren varlık gruplarıdır. Mikro âlemden makro âleme, âlem-i asgardan âlem-i ekbere, hücrelerden  güneş sistemine kadar sayısız âlem vardır. Her bir insan bir âlemdir. Allah (cc) bütün bu âlemlerin Rabbidir. On sekiz bin olarak ifade edilen âlemlerin sayısı, ya bizim bilmediğimiz bir gerçeğe işaret ediyor ya da çokluktan kinaye olabilir. Doğrusunu ise ancak Allah bilir. Onsekiz bin âlem üç ana grupta toplanıyor.

Âlem-i şehadet (mülk âlemi)

Âlem-i  gayb (melekût âlemi, ruhlar âlemi)

Âlem-i misal (berzah âlemi)

Bütün bu âlemler, âlem-i asgardan âlem-i ekbere kadar Uluhiyet ve Rububiyet tecellilerinin arşlarıdır. Bu arşlarda tasarrufat-ı İlâhiye hakimdir.

Semavat ve Arz Âlemleri.

GÜL GONCASI MİSALİ ÂLEMLER

“Birbirine sarılı çok yapraklı bir gül goncası gibi, şu âlem binler perde perde içinde sarılı, birbiri altında saklı âlemleri bu âlem içinde gördüm. Her bir perde açıldıkça, diğer bir âlemi görüyordum.” (Mektubat, 398) diyen Bediüzzaman çeşitli manevî ve ruhî seyahatlerinde bast-ı zaman tayy-ı mekân hakikatiyle bu âlemleri müşahede etmiş ve acaibi görmüştür.

Gördüğü ya da müşahede ettiği bazı âlemler ile igili olarak Mesnevî-i Nuriye’de “Âlem-i ziya, âlem-i hararet, âlem-i hava, âlem-i kehrübar, âlem-i elektrik, âlem-i cezb, âlem-i esîr, âlem-i misal, âlem-i berzah gibi âlemler arasında müzahame ve yer darlığı yoktur. Bu âlemler, hepsi de ihtilâlsiz, müsademesiz küçük bir yerde içtima ederler. Kezalik pek geniş gaybî âlemlerin de bu küçük arzda içtimaları, mümkündür.” (Mesnevî-i Nuriye, 221) diyerek gül goncası benzetmesine bir derinlik katmış, bu âlemler içinde geçirgenlik ve alış verişin de mümkün olduğunu ifade etmiştir.

BERZAH VEYA KÖPRÜ OLAN ÂLEM-İ MİSAL  

“Âlem-i misal, âlem-i ervahla âlem-i şehadet ortasında bir berzahtır. Her ikisine birer vecihle benzer. Bir yüzü ona bakar, bir yüzü de diğerine bakar. Meselâ, aynadaki senin misalin, sûreten senin cismine benzer; maddeten senin ruhun gibi lâtiftir.” (Barla Lâhikası 187) Bu ifadeler âlem-i misalin gerçek dünya ile ruhlar âleminin temessül ettiği, görüntülerin yansıdığı bir faz aralığına işaret etmektedir. Varlığı kesin ama mahiyeti bizce meçhul olan, ancak dünyadaki örneklere bakarak anlayabileceğimiz bir âlemdir.

“İnkılâplar neticesinde, her iki taraf arasında geniş geniş dereler husûle geliyor. O dereler üstünde her iki âlemle münasebettar köprüler lâzımdır ki, her iki âlem arasında gidiş geliş olsun. Lâkin o köprülerin inkılâbat cinslerine göre şekilleri, mahiyetleri mütebayin, isimleri mütenevvi olur. Meselâ, uyku, âlem-i yakaza ile âlem-i misâl arasında bir köprüdür. Berzah, dünyayla ahiret arasında ayrı bir köprüdür. Ve misâl, âlem-i cismaniyle âlem-i ruhânî arasında bir köprüdür. Bahar, kışla yaz arasında ayrı bir nevi köprüdür. Kıyamette ise, inkılâp bir değildir. Pek çok ve büyük inkılâplar olacağından, köprüsü de pek garip, acip olması lâzım gelir” (Mesnevî-i Nuriye, 356) 

VERİ DEPOSU OLAN ÂLEM-İ MİSAL

Günümüzde bilişim teknolojisinin gelişmesi ile “bulut /depolama”sistemleri üzerinden kişilerin, şirketlerin ve devletlerin hassas bilgileri ne kadar büyük olursa olsun depolanabilir, yedeklenebilir ve koruma altına alınarak istenildiği zaman erişilebilir. Âlem-i misal aynı zamanda sonsuz büyüklükte hafızası olan ve sonsuz büyüklük ve kalitede görüntüleri alabilen muazzam bir kameradır. Bu kameranın kadrajından hiçbir şey kaçamaz ve hafızasından hiçbir şey gizlenemez. Tabiri caiz ise “İlâhî teknik takip” kusursuz bir şekilde işliyor ve mahkeme-i kübra için delil ve belge biriktiriyor.

Gördüm ki; âlem-i misal, nihayetsiz fotoğraflar ve her bir fotoğraf, hadsiz hâdisat-ı dünyevîyeyi aynı zamanda hiç karıştırmayarak alıyor. Binler Dünya kadar büyük ve geniş bir sinema-i uhreviye ve fâniyatın fâni ve zâil hallerini ve vaziyetlerini ve geçici hayatlarının meyvelerini sermedî temaşagâhlarda ve Cennet’te saadet-i ebediye ashablarına, Dünya maceralarını ve eski hatıralarını levhalarıyla gözlerine göstermek için pek büyük bir fotoğraf makinesi olarak bildim”. (Emirdağ Lâhikası 1, 262)

Bulut Teknolojisi

Âlem-i misâl, ahiretin sonsuz ve ebedî manzaralarını teşkil edecek olan misâlî levhaları muhafaza eden bir âlemdir. Bütün dünyada yaşanan hadiseleri ve olayları, her an tazelenen güzel manzaraları, şekilleri ve güzelliklerin fotoğrafını alan ve kameraya çeken bir âlemdir. Binler dünya kadar büyük ve geniş hadsiz dünya manzaralarını alarak büyük ve geniş bir sinema-i uhreviye teşkil eder. Faniyâtın fani ve zâil hallerini fotoğraflayarak sermedî temâşâgâhlarda ve Cennette dünya maceralarını ve eski hallerini seyrettirecektir. (Mehmet Ali Kaya, Yeni Asya, 23 Ekim 2008)

Misal âleminde şekil, suret yoktur. Ayna gibidir. Diğer âlemlerden oraya yansımalar ve temessül vardır. Temessül üç, belki çok boyutludur.

HAYALİN HAKİKATİ OLAN ÂLEM-İ MİSAL

“Âlem-i misâl acaib ve garaibin meşheridir, ehl-i velâyetin de tenezzühgâhıdır. Âlem-i asgar olan insan beyninde bulunan kuvve-i hafıza ve kuvve-i hayaliye maddî olarak bir mercimek kadar yer işgal ettiği halde binler sene genişliği olan ve asla bitmek ve tükenmek bilmeyen çok büyük bir yere sahiptir. Aynı şekilde âlem-i ekber olan kâinatta da hayalin hakikati olan bir âlem-i misâl ve hafızanın hakikati olan bir levh-i mahfuz vardır. Hayal ve hafıza bu âlemlere açılan pencerelerdir. Nasıl ki göz bu âlem-i şahadete açılan bir penceredir ve insan bu âlemi onun ile müşahede eder. Aynı şekilde kuvve-i hafıza levh-i mahfuzdan ve hayal âlem-i misalden haber verirler.” (Barla Lâhikası 549; Lem’alar, 328, 669, 960)

ÂLEM-i MİSALE AÇILAN ÜÇ PENCERE

Hayal âlem-i misalden haber verdiği gibi rüyalar özellikle sadık rüyalar ve doğru keşifler de saydam ve şeffaf nesnelerde âlem-i misale pencereler açar. O pencerelerden yansıma ve temessüller ile misal âleminde görüntüler oluşur.

Bence âlem-i misalin vücudu meşhuttur. Âlem-i şahadet gibi tahakkuku bedihîdir. Hatta rüya-i sadıka ve keşf-i sadık ve şeffaf şeylerdeki temessülât bu âlemden o âleme karşı açılan üç penceredir; avama ve herkese o âlemin bazı köşelerini gösterir. (BARLA LÂHİKASI 549)

METAVERSE DEDİKLERİ

Kâinatta iç içe geçmiş âlemlerden âlem-i şehadetin dışında âlem-i misalin bir nevi olan, sanal âlemde, son bir yıldır çok daha fazla konuşulmaya başlanan metaverse kavramı, önce bilişim uzmanlarının ilgi alanına girerken bugün artık toplumun her kesiminin ilgilenmeye başladığı bir metafor haline gelmeye başladı.

Web 3.0 ile birlikte anılmaya başlanan Metaverse yine Batı kültürünün bütün dünyayı etkilemesi beklenen yeni bir paradigması olarak karşımıza çıkıyor.

Biz bu ve benzer gelişmeleri yok farz ederek ilgilenmeyebiliriz. Süreci ıskalayıp sonuçlarının yaptırımları ile uğraşırız. “Merak ilmin hocasıdır”  gerçeğinden hareketle bu yeni gelişmelerin tehlikelerinden korunabilir ve varsa imkânlarından faydalanabiliriz. İşte bu yazıda bunları anlatmaya çalışacağız.

DEVAM EDECEK

Okunma Sayısı: 2949
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bülent Bektaş

    30.1.2022 20:19:48

    Teşekkürler cok güzel bir yazı olmuş Cok karışık ve toplumun ne yaptığını bilmeden anlamadan yorumlar yaptığı bir gerçek Gercekten çok merakla yazımızın devamını bekliyorum

  • Turgay Namdar

    30.1.2022 15:08:49

    Kainattan halıkını soran seyyahlar için Aytül Kübra ışığında Risale-i Nur’un iman ve tevhit hakikatleri ile oluşturulacak MetaRisale projesi için şimdiden çalışmalara başlamalıyız.

  • muzafferdastan@hotmail.com

    30.1.2022 14:41:04

    Gayret ve şevkine kuvvet,yazına bereket,kalemine sadakat dilerken bek lentiye soktun.Hadi bakalım bekliyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı