"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Teknoloji zekâyı köreltir mi?

Mehmet YAŞAR
30 Mayıs 2014, Cuma
Geçtiğimiz günlerde Bizim Radyo’nun ‘Sorun Değil’ programında Psikolog Banu Yaşar, teknolojinin çocuklar üzerindeki etkisini konuşuyordu. Bazı ailelerin, çocuklarının teknolojik aletleri kullanma becerilerinden nasıl gurur duyduklarından bahsederken ilginç bir söz söyledi: ‘Çok küçük yaşlardaki çocukların teknolojik aletleri iyi kullanma becerileri, ailelerinin onlara daha az vakit ayırdığının bir göstergesi olabilir.’

Bu yaklaşımın üzerinde ciddî olarak düşünmekte fayda var. Birçok anne-baba, 2-3 yaşındaki çocuğunun bilgisayar kullanmasını, oyunları açıp kapatabiliyor olmasını övünerek anlatıyor. Hatta bunun bir zekâ göstergesi olduğunu söylüyor ve  ‘yeni nesil çok zeki’ diye düşünüyor.
Aslında durum düşünüldüğü gibi olmayabilir. Gerçek dünyadan uzaklaşmış, sanal hayatın bir parçası olmuş küçük yaştaki çocukların bu becerilerinin, ailede kendisine özel vakit ayrılmadığı için mi oluştuğunu sorgulamak gerekir.
Günümüzde teknoloji ve çocuk ilişkisi birçok anne-baba tarafından doğru yorumlanamıyor. Aileler, toplumu hızlı bir şekilde etkileyen birçok meselede olduğu gibi, teknolojiye de hazırlıksız yakalandı. Ve ortaya çıkan sorunu nasıl çözeceğini bilemiyor. Belki bu yüzden, çocuklarının ‘teknolojik aletlerdeki beceri’ gururunu vicdan rahatlaması için kullanıyor.
Çoğu kere, yapacak bir şey yok, yeni nesil teknolojinin içine doğuyor, devlet okullarında bile son teknoloji var, diyoruz. Peki teknolojinin doğmasına ve üretimine kafa yoran insanlar bu konuda ne diyor, bir de ona bakalım.
Geçtiğimiz günlerde New York Times kaynaklı bir haber, bizde de ‘Silikon Vadisi’nde teknolojisiz okul’ başlığıyla yeraldı. Haber  E-Bay, Google, Apple, Yahoo ve Hewlett-Packard gibi teknoloji devlerinde çalışanların çocuklarının gittiği  okulun, kendini teknolojiden tamamen arındırdığını, eğitimde teknolojik ürün kullanmadığını söylüyor ve bilgisayar ekranı ya da akıllı tahtalar yerine eski karatahtalar, tebeşirler, kâğıt ve kalem tercih ettiklerini belirtiyordu.
Bu haberi okuyunca şunu sormak gerekiyor: İnsan kendi ürettiği şeyden, kendi çocuklarını neden sakınır?
Bu durumla ilgili olarak, Google’ın üst düzey çalışanı olan Alan Eagle; “App uygulamasının ya da iPad’in çocuğuma okumayı ya da matematiği daha iyi öğreteceği fikri çok komik” diye cevap veriyor. Ve 5. sınıfa giden kızının henüz ‘Google kullanmayı bilmediğini’ belirtiyor. Onun yerine sınıfındaki diğer çocuklar gibi dikiş becerilerini güçlendirmeye çalıştığını söylüyor.
Alan Eagle’a göre teknolojiyi kullanmayı öğrenmek, dişleri fırçalamayı öğrenmek kadar kolay. Eagle, “Google’da ve diğer her yerde, teknolojiyi, zekâsı en düşük insanın bile rahatlıkla kullanabileceği kadar basit hale getiriyoruz. Çocuklarımız büyüdüğünde teknolojiyi kullanmayı becerememeleri gibi bir şey söz konusu bile olamaz” diye özetliyor.
Teknolojiyi üreten kafaların, çocuklarını korumak için böylesi bir gayret göstermesi gerçekten manidar.
Peki bizim devlet, ferd veya eğitim kurumları olarak, çılgınlıkça çocukları teknoloji ile buluşturma yarışımıza ne diyeceğiz?

Okunma Sayısı: 6416
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı